Bir Ahmet Kaya Geldi ve Herkes Gibi O da Gitti

Ahmet KAYA

Kimine göre bir vatan haini, kimine göre bir vatan sevdalısı, kiminin annesi, kiminin babası, kiminin acılara tutunduğu yerde umut ışığı, kiminin bir doğum gününde sevdiğine; 'doğum günün kutlu olsun, mutlu ol senelerce' sözlerini kullandığı öylesine bir sanatçı. Bana göre de o bir müzik sevdalısı.

Bazen onda haykırışlarımızı bulduk, bazen sevinçlerimizi, bazen hüzünlerimizi, bazen onda kinimizi bulduk. O da çoğu iz bırakıp gidenler gibi geldi ve gitti. Siz de bıraktığı iz iyi miydi, kötü müydü bilmem ama ben bu insanın müziğini sevdim o müziği yapan birinin kötü olamayacağını düşünerek!

Bir Ahmet Kaya Geldi ve Herkes Gibi O da Gitti

Evet bugün rahmetli Ahmet Kaya'nın aramızdan ayrılışının 18. yılı.Özgün Müzik alanında ülke bir değerini kaybetti.

Kürt kökenli bir Baba ile Erzurumlu bir Türk Annenin beşinci çocuğu.

Ahmet Kaya, 28 Ekim 1957'de Malatya'da, Adıyaman'dan Malatya'ya iş için göç etmiş Kürt kökenli bir baba ile Erzurumlu bir Türk annenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi.

Ahmet Kaya'nın Ailesi (Soldan 2. )
Ahmet Kaya'nın Ailesi (Soldan 2. )

"Kürt kökenli bir baba ile Erzurumlu bir Türk annenin beşinci çocuğu" hayatını anlatan cümlelerin başında dikkat çeken bir cümle Kürt bir baba ,Türk bir anne.

Kozmopolit yapıya sahip bir ülkeyi anlatan bir cümle.

Zaten çoğumuzun; ya dedesi, ya babası, ya ninesi, ya annesi farklı bir etnik yapıdan gelmiyor mu? Bu ülkenin renkleri derken aslında biz tam da bunu diyoruz.

Bağlama, böyle de çalınır!

Bir Ahmet Kaya Geldi ve Herkes Gibi O da Gitti

Ahmet Kayanın hayatından bir kaç şey okurken ilgimi çeken bir bölüme denk geldim

O dönem, hayranı olduğu Ruhi Su'nun Boğaziçi Üniversitesi'ndeki bir dinletisine gider ve dinletiden sonra bir yolunu bulup "Usta"nın yanına ulaşmayı başarır. "Ruhi Su besteleri"ni kendisinin nasıl yorumladığını göstermek istemektedir Ruhi Usta'ya. Ruhi Usta'nın en bilinen eserlerinden "Mahsus mahal" isimli şarkıyı çalar. Usta, şarkıyı yarıda kesip bağlamayı Ahmet'in elinden alır ve kızarak "Öyle at teper gibi bağlama çalınmaz, kavga edilmez bağlamayla, bağlama ile meşk edilir." der. Ahmet, şaşkınlıkla oradan uzaklaşır; ama tabii ki bildiğini yapmaya devam edecektir.

Evet bu olay onu yıldırmadı ve bildiğini yaptı. Birkaç arkadaşının yardımıyla bazı yerlerde dinleti düzenler ve afişlerinde de Ruhi Usta'nın kendine söylediği cümleye gönderme yapar: "Bağlama Böyle de Çalınır!"

Halbuki! Sınırları olan bir sanat; sanat olmaz. Müzik sınır tanımaz.

Ahmet KAYA'nın bence şansızlığı, ülkenin ağır bir sınavdan geçtiği dönemlerde var olmasıydı. Şu an çoğu kişi tarafından tasvip edilmeyen ve o dönemde insanın ötekileştirildiği ve bu ötekileştirilme oyununa alet olup kendini yanlışlar içine sokması.

Her doğru, her zaman ve her yerde söylenmez!

İşte Ahmet KAYA'yı yanlışlar zincirine sürükleyen, hayatı profesyonelce yaşamayı sağlayan bu cümleyi hayatına uygulayamadığı için Ahmet KAYA çoğu dönemde aykırı insan olarak görüldü ve öyle kabul edildi.

Ve 'Aykırı Adam' 18 yıl önce bugün vefat etti.

Bir Ahmet Kaya Geldi ve Herkes Gibi O da Gitti

Ülkenin müzik alanında bir "değer"i olduğuna inandığım Ahmet Kaya'yı bu bence ile anmak istedim. Onun siyaseti, dünya görüşü, yaşam tarzı umurumda değil. Ben onun müziğini sevdim. Ben bu ülkenin bir rengini sevdim.

Hoşça kalın🖐🖐

Ahmet KAYA'nın ölüm yıl dönümünde, yeni bir Ahmet KAYA doğdu. Özgür TÜZER'i ayrı kılan şey Ahmet KAYA'ya olan ses benzerliği. Sosyal medyada baya izlenen bir video. Sizi bu sesle tanıştırmak adına buraya o Özgür TÜZER videosunu ekliyorum. Kesinlikle dinleyin👍


Bir Ahmet Kaya Geldi ve Herkes Gibi O da Gitti
Cevapla