Karşı Cinsi Etkileme Yollarını Aramayın, O'nu Etkileme Yollarını Keşfedin!

Üzülerek söylüyorum ki şimdiye kadar okuduğunuz "Erkekleri/Kızları Etkileme Yolları" "Birinin Senden Hoşlandığını Nasıl Anlarsın" "Bir Erkeğin/Kızın Hoşlanma Belirtileri" tarzı yazıların çoğu çöp! Hatta çoğunluğu saçmalık! Neden mi?

Erkekleri/Kızları Etkileme Yollarını Aramayın, O'nu Etkileme Yollarını Keşfedin!

Her İnsan Farklıdır!

Her insanın düşünceleri, tavırları, davranışları, tepkileri, fikirleri, bakış açıları... farklıdır! Bazı insanlar hoşlandığını belli etmekten çekinmezken, bazıları karşı cinsin gözlerinin içine bile bakacak cesareti bulamaz kendisinde! Bazıları hoşlandığını gözlerinin tam içine bakarak belli ederken, bazıları gözlerini kaçırır. Biri peşinden koşar, "Seviyor!" dersin ama gönül eğlendirme derdindedir. Biri hayalet gibidir, görmezsin ama sevmek ne kelime aşkından küle dönmüştür! Demek istediğim her insanın duygularını ifade ediş biçimi farklıdır! Her insanın kalbinden geçen aşk başkadır. Kimi odun sever kimi romantizm diye ölür!

* Asıl konumuza dönersek; hedef kitleniz bütün erkekler/kızlar olmasın! Sadece O'nu etkilemeye çalışın! Nasıl mı? O kimdir, ne sever, nasıl biridir bilmiyorum! Bir zahmet onu da siz keşfedin! (Merak etmeyin keşif konusunda da yol göstereceğim! Biraz sabır :D)

"Bana ....... Dedi! Benden Hoşlanıyor mu?" Sorusunun Cevabı!

Bir insanın sizden hoşlanıp hoşlanmadığını tek bir sözünden anlayamazsınız! Niyetini bilemezsiniz! Bunu anlamak için çok daha fazla ipucuna ihtiyacınız var! Bakışları, tavırları, davranışları, hatta gülüşü size ihtiyacınız olan ipuçlarını verecektir! "Gözlerimin içine uzun uzun bakıyor, bana karşı ilgili, iltifat ediyor, beni her gördüğünde gülümsüyor... Benden hoşlanıyor mu?" sorusuna ise ancak bir soruyla cevap verebilirim: "Sadece sana karşı mı böyle?" Evet, günümüzde her türlü insan mevcut! Eğer bahsettiğin kişi, herkese gülümsüyorsa, herkese uzun uzun bakıyorsa, herkese iltifat ediyorsa, herkese karşı ilgiliyse, seni farklı kılan şey ne? Bir cevap bulamadın değil mi? Demek ki neymiş? Sadece sana olan tavırlarına değil, çevresine karşı olan tavırlarına da dikkat etmen gerekiyormuş!

* Uzun lafın kısası dostum, hazır ol, senden hoşlanıp hoşlanmadığını anlamak için iyi bir gözlem yapman gerekiyor!

İyi Bir Analiz Şart!

1- A- Gözlerinin tam içine uzun uzun bakıyor! Çünkü bakışlar bir insanı etkilemenin yollarından biridir ve o bunu kullanıyor olabilir. (Kötü niyetli de olma ihtimali var) B- Gözlerini kaçırıyor, utanıyor, kızarıyor! Çünkü öz güven eksikliği, utangaçlık sosyal fobi gibi psikolojik sorunları olabileceği gibi senden hoşlanıyorda olabilir.

2- Seni her gördüğünde gülümsüyor! Çünkü güler yüzlü biri ve herkese gülümsüyor! Ya da senden hoşlanıyor! Burda önemli olan nokta: Sana, herkese gülümsediği gibi mi gülümsüyor? Gözlerinin içi gülüyor mu? (Mutlu olabilir, keyfi yerinde olabilir. Sadece bir süre gözlemle! Hemen bir çıkarım da bulunma!) Tabi bu çok ince bir çizgi ve biz insanlar özellikle bu konularda yanlış anlamaya çok müsaitiz. Aman dikkat!

3- Seninle ilgileniyor, hatta iltifat ediyor! Çünkü senden hoşlanıyor ve ilgisini belli etme aşamasına geçmiş. Belki de yeşil ışık yakma zamanın gelmiş olabilir. Tabii bunun püf noktası da şu: Herkese iltifat eden, herkese olta atıp kimin düşeceğini bekleyen bir kardeşim olma ihtimali de var! Aman dikkat! :)

4- Seninle vakit geçirmek istiyor! Birlikte bir şeyler yapmayı teklif etti! Çünkü;

a- Senden hoşlanıyor!

b- Yalnızlıktan ölmek üzere ve yalnızlığını giderecek herhangi birini arıyor! Belki de nefes alman onun için yeterli bir nedendir! Uzak dur!

Not: Sürekli kendisini öven, kendisinden bahseden, "Şöyleyim, böyleyim!" diye atıp tutan insandan uzak dur! Aldanma! Söylediklerinin birçoğu yalan! Sadece dur ve düşün! Bana hak vereceksin! Burada tecrübe konuşuyor! :)

Dipnot: Bir insan, hoşlandığı kişiyi merak eder! Onun hakkında bir şeyler öğrenmek ister, diye düşünüyorum. Yani sürekli kendisinden bahsetmek yerine, seni tanımaya çalışır!

* Uzun lafın kısası, bu maddeleri dilediğimiz kadar uzatabiliriz! Senin anlaman gereken şu; bir insanın, senden hoşlanıp hoşlanmadığının analizini ancak sen yapabilirsin! Maksimum çevrendeki arkadaşlarının fikrini alıp kafanda tartarsın! Ama bu sorunun cevabını kesinlikle internette bulamazsın! Çünkü olabilir de olmayabilir de! Bunu ancak sen bilebilirsin!

Her şeyden Önce, Asıl Mesele; Sen Ondan Hoşlanıyor musun Gerçekten?

Bir adım atmadan önce kendi duygularını keşfetmelisin! Belki aranızdan bazıları "Ne hissettiğimi benden daha mı iyi bileceksin?" diye düşünebilir! Ama şöyle bir gerçek var ki; malesef günümüzde insanlar duygularını ayırt etmekte çokta iyi sayılmazlar! "Otobüste aşık olup, otobüsten inince aşk acısı çeken bir toplum haline geldik!" desem bana hak verirsiniz diye düşünüyorum! (Evet, bu söz bana ait değil, Facebook'ta okumuştum bunun gibi bir şey! Konumuza dönelim mi artık?)

Öncelikle şunu anlamanız gerek; Otobüste aşık olduğunuz o kız, bir kafede görüp hoşlandığınız o çocuk ya da yanınızdan geçen o yakışıklı var ya hani? Heh işte, size kötü bir haberim var! Onlar ne hoşlanma ne de aşk değil! Otobüste gördüğünüz o kızın, kafede gördüğünüz çocuğun, yanınızdan geçen yakışıklının tipini beğendiniz sadece! Hemen elinizdeki sigarayı bırakın ve efkarınızdan arının! Aşık değilsiniz! Yanlış alarm!

Şimdi, duygularınızı ayırt edebilmeniz için üç duygunun tanımını yaparak bir diğer başlığa geçeceğim!

1-Beğenme: İlk defa, toplum içinde gördüğünüz ve konuşma imkanınızın olmadığı biri sizin beğeninizdir! Tipini beğenmişsinizdir, yakışıklıdır/güzeldir! Maksimum bir hareketinden (belki hüzünlü bir bakış, belki bir gülümseme, belki bir merhamet göstergesi vs.) etkilenmişsinizdir! Kesinlikle aşık olmadınız! Aşk acısı çekmenize gerek yok! Silkelenin ve kendinize gelin! Bu duyguya örnek vermek gerekirse; kasiyer kız, otobüsteki çocuk, yanınızdan geçen fıstık, kafedeki yakışıklı vs...

Not: İlk görüşte aşka inananlardanım! Ama "Kesin olarak öyle bir şey var!" demiyorum. Çünkü hiç yaşamadım! Ama böyle bir şey varsa şayet başınıza gelme ihtimali, tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok düşük! Yani her türlü otobüsten inince aşk acısı çekmenize gerek yok!

2-Hoşlanma: Bir kız/erkek var ve siz onunla konuşuyorsunuz! Yani otobüsteki çocuk değil o! Bir iletişim söz konusu! Yeri, yurdu belli! Okuldan olabilir, komşunuz olabilir! Hareketleri, tavırları, sizi etkiyen bir şeyler var! Onu görünce heyecanlanıyorsunuz, kalp atışlarınız hızlanıyor, hatta sürekli görmek istiyorsunuz! Midenizde kelebekler uçuşuyor! (Valla sizi bilmem ama benim midemdeki kelebekler hoşlandığım kişi içinde uçuşuyor, sadece aşık olduğumda değil yani -ki aynı kelebeklerin iskender, çiğ köfte vs. gördüğümde uçuştuğu da doğrudur!- :D) Bu duygu, aynı zaman da şartlarda uygunsa adım atma evresidir! Bir şeyler yapın, uzaktan bakmakla kazanamazsınız kızı/çocuğu!

3-Aşk: Biraz klişe olacak ama anlatılmaz yaşanır! Ne yaparsanız yapın vazgeçemediğinizde bilin ki aşıksınızdır! Mecbur kalırsanız, vazgeçersiniz tabi ama istemeye istemeye! Ne bileyim aklınız kalır, ruhunuz kalır, kalbiniz kalır! Kalır işte! Arkanızı dönüp gidersiniz ama arkanıza bakarak gidersiniz! Gözünüz kalır! Anlatabiliyor muyum? Başka bir deyişle; "Unuttum!" diyorsanız unutmamışsınızdır! Unutsaydınız "Unuttum" demenizi gerektirecek kadar hatırlamazdınız! Şayet unuttuysanız, unutmuşsunuzdur zaten, maksimum güler geçersiniz! "Unuttum!" diyerek kendinizi kandırmanıza gerek yoktur çünkü! Anladığınızı umut ediyorum! :)

O'nu Etkilemenin Yollarını Keşfet!

Şimdiye kadar "Erkekleri/Kızları Etkilemenin Yolları" tarzı okuduğun bütün yazıları unut! O'ndan hoşlanıyorsun! "O" herkes değil! En azından senin için değil! Kitap okumayı seviyorsan şayet O'nu bir kitap olarak düşün! Yeni aldığın, içini kıpırdatan, kitaplığına koyup nasıl durduğunu görmek için sabırsızlandığın, hatta dokunmaya kıyamadığın, sayfası yırtılacak ya da kıvrılacak diye ödünün koptuğu, sayfalarında yazanları delicesine merak ettiğin, hatta bakmaya doyamadığın kitap! (Abarttığımı düşünmeyin, yeni bir kitap aldığımda tam olarak böyle hissediyorum :D) Hatta en sevdiğin yazarın kitabı duruyor karşında! Hani çok sevdiğin bir kitabı okurken hem bir an önce bitirmek için sabırsızlanırsın hem de hiç bitmesin istersin ya? Öyle düşün! İçini kıpırdatıyor! Kalbine koyup nasıl durduğunu görmek için sabırsızlanıyorsun! Onu bir kitap gibi düşün ve sayfaları yok ama kalbi kırmaktan, onu incitmekten, zarar vermekten kork! Hatta ödün kopsun! Onunla ilgili her şeyi öğrenmek için sabırsızlanıyorsun! Ama öğreneceklerin hiç bitmesin istiyorsun! Karşında yepyeni, kendisini keşfetmeni bekleyen bir insan var! Nasıl mı keşfedeceksin?

1- Öncelikle onu tanımaya çalış! Nasıl biri olduğunu keşfet!

2- Neleri sever? Nelerden hoşlanır? Boş vakitlerini nasıl değerlendirir?

3- Nasıl erkeklerden/kızlardan hoşlanır? Odun mu sever? Maço mu sever? Romantizm mi bekler?

4- Bir dakika! Her şeyden önce, en önemlisi; Sevgilisi var mı? Kalbi boş mu, dolu mu? Eğer kalbi doluysa, gel vazgeç bu sevdadan dostum! :) Üzülürsün!

Not: Hoşlandığı birinin olması çok önemli değil! Tek bir sözün bile onu unutması için yeterli olabilir! Şahsen ben hoşlandığım birinden çok çabuk soğuyabiliyorum. :) Yani insanların birilerini düşünme, birilerinin hayalini kurma ihtiyacından dolayı hoşlanma duygusunu yaşadıkları kanaatindeyim! Tabi ki bunun da istinai durumları var ama konuyu uzatmak istemiyorum! Eğer durum herkes için böyleyse -ki öyle olduğunu düşüyorum- insanlar, hayatlarından gelip geçen herkesi, hatta hoşlandıkları kişiyi unutturacak birini bekliyorlar! Herkesi (karşı cins için söylüyorum tabi ki) unutmaya hazırlar!

5- Bence hoşlandığın kişinin peşinden koşacaksın! Maço seviyorsa tutup kolundan çekmesini bileceksin! Romantizm seviyorsa ufak süprizler yapıp aklını almasını bileceksin! Tabi bunu yaparken karakterinden ödün vermeyeceksin! Değişmeni, ya da olmadığın biri gibi davranmanı sölemiyorum! Kaldı ki bu hayatının hatası olur! Olmadığın biri gibi davranarak başladığın her ilişki bitmeye mahkumdur! Demek istediğim, hani sen O'ndan hoşlanıyorsun ya? Heh işte, aradığı kişi sen değilsen şayet arkanı dönüp gitmesini bileceksin! Başka hoşlanmalara yelken açacaksın!

*Kız sana "Flemenko" dediğinde sen "Ben bilemenko!" dersen o iş olmaz!

Not: Bu söylediklerim hoşlandığınız kişiler için geçerli! Aşık olduğunuz kişiden vazgeçmek tabi ki öyle kolay olmaz! O çok daha derinlere inilmesi gereken bir konu ve ben uzatmak istemediğim için yüzeyde kalmayı tercih ediyorum.

Notun Dibi: Aşık olduğun kişiye gidip açılma sakın! Etkilemeye çalış! Tabir-i caizse sinsice yaklaş! :) Seni tanımasına, senden etkilenmesine fırsat ver! Bir insana gidip direk açılmak, inceldiği yerden koparmaktır! Burada tecrübe konuşuyor! :)

O'nu Etkilemek İçin Yapabileceklerin! Birkaç Tavsiye Sadece!

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; bu yöntemleri uygulamak için içinde bulunduğun durumu, O'nun karakterini, tavır ve davranışlarını, beklentilerini, hatta kendi karakterini göz önünde bulundurmalı ve zamanlamayı iyi ayarlamalısın!

1- İltifat et! Doğru zaman da doğru iltifat önemli tabi ki! (Suyunu çıkarıp iltifat yağmuruna tutarak karşındakini bunaltma!) İltifat sadece erkeklerin yapması gereken bir şey değil! Bir kız olarak, hoşlandığın kişiye çok güzel güldüğünü ya da herhangi bir hareketinin sevimli geldiğini, mesela gömleğinin güzel olduğunu vs. uygun bir dille ifade edebilirsin!

2- İlgilendiğini göster! Ufak hediyeler alabilirsin! Mesela ben hoşlandığım kişiye (sigara içiyordu) üzerinde Türk bayrağı olan bir çakmak hediye etmiştim. Çünkü anahtarlığında ve yüzüğünde Türk bayrağı vardı. Mesela kurşun kalemle resmini çizip hediye edebilirsin (Sevgiliyken de yapabilirsin bunu, senin tercihin!). İlla çok güzel çizmen gerekmiyor, benzesin yeter. :) Ben bunu da yapmıştım! Hatta "Şeytana benzemiş" diyen arkadaşım da olmuştu ama genelde arkadaşları falan çok beğenmişti. Hatta "Beni de çiz!" falan dediler. O'da "Sizi çizemez, bana özel!" dedi ve ben çizmedim! Sonra ne mi oldu? "Bana kankanı ayarlasana!" dedi, çünkü yavşaktı -ki umut vermişti-. Soğudum, çünkü sadece hoşlanıyordum ve yaptıklarım için pişman değilim. Duygularıma göre, hesapsız kitapsız hareket etmeyi seviyorum. Kaybettiğim bir şey olmadı benim! Bunları anlatmamın nedeni; çekinmeyin! "Daha orta da fol yok yumurta yokken ne hediyesi?" demeyin! İçinizden geliyorsa yapın! Dikkatinizi çekerim, içinizden geliyorsa! Benim içimden geliyordu yaptım!

3- İnce düşün! Ayrıntılara takıl! :) Örnek veriyorum: Laf arasında Dostoyevski sevdiğinden bahsettiyse onun bir kitabını hediye edebilirsin! Bunu sırf örnek vermek için söylüyorum, konu daha da genişletilebilir. Sadece fırsat kollamanız önemli!

4- Reddetse de pes etme derim ben!

Not: Maddeler çoğaltılabilir ama dediğim gibi kişiden kişiye değişebilir durum. Ben kendime göre bir liste yaptım. Bunlar beni etkilerdi. Karşındaki kişiyi göz önüne alarak adımlar atmalısın. Nelerden etkieleneceğini keşfetmelisin. İlgi alanlarını öğrenmelisin.

En Önemlisi: Ne Yazık ki Öz güven!

Ne yazık ki diyorum çünkü bir çok insanda olmayan bir şey, öz güven! Ama öz güvenin varsa sadece aşk ilişkilerinde değil, bütün ilişkilerinde insanları etkileyebilirsin. O yüzden belki de işe öz güvenini kazanmakla başlayabilirsin! Unutma: İnsan istedikten sonra başaramayacağı hiçbir şey yok! Bir kitapta okumuştum: "İsteyin, inanın ve alın!" diyordu! Ben inanıyorum, başarabilirsiniz! Siz de inanın!

Son Söz!

En başta da söylediğim gibi her insan farklıdır! Önce O'nu keşfedin! Sonra etkileyin! En önemlisi reddedilmekten korkmayın! Bir sonraki Bence'm muhtemelen reddedilmek üzerine olacak! Emin olun reddedilmek sandığınız kadar kötü değil! Reddedilmiş bir insan olarak söylüyorum! Burada tecrübe konuşuyor! :)

*Okuduğunuz için teşekkür ederim :) Umarım sıkılmamışsınızdır ve bir faydası olmuştur Bence'min!

***Bir sonraki adım olan sevgililik süreciyle ilgili olarak "Sağlıklı Bir İlişki İçin Altın Tavsiyeler!"imi merak ediyorsanız, işte bir önceki Bence'min linki!

https://www.kizlarsoruyor.com/ask-iliskileri/a61046-saglikli-bir-iliski-icin-altin-tavsiyeler


16|14
2026

En İyi Erkek Görüşü

  • Güzel olmuş. Eline sağlık. Ama gençlerin ekseriyetinin bilmediği bir hususu burada zikretmek istiyorum.
    Bugün pek çoğumuzun aşk dediği şey gerçekte aşk değildir. Hevestir. Bilim insanı aşkı hormonların etkisi olarak tarif ediyor. Hormanların etkisi olduğu doğru fakat bu etkiye aşk demek yanlıştır. Bu hevestir. Bir oyuncağa ya da bir elbiseye, arabaya, eve, yata, işe, kariyere duyulan istekle karşı cinse duyulan ve aşk dediğimiz şey aynıdır. Doğrusu hevestir ve geçicidir. Elde ettikten kısa bir süre sonra geçer. Çünkü tatmin olunmuştur. Netice olarak aşk dediğimiz şey aslında tatmin duygusunu yaşayamamaktır. İki şekilde tatmin olunabilir: Ya elde etmekle, ya da elde etmek istediğin şeyin kayda değer olmadığına inanmakla, ondan vazgeçmekle...
    Gerçekte aşk, şiddetli sevgidir. Hemcinsine karşı da olur. Annemizi, babamızı, kardeşimizi çok severiz misal. Yokluğunu aklımıza getirmek bile istemeyiz. İşte bu aşktır. Beraber vakit geçirmekten hoşlandığımız arkadaşlarımız olur. Onlara duyulan da sevgidir. Eğer gerçekten dostumuzsa, onu özlüyorsak, kaybetmekten korkuyorsak aşığızdır ona. Eşimize, sevgilimize duyduğumuz aşk denilen ama aslında heves olan duygular gidince yani tatmin olunca geriye ya hiçbir şey kalmaz ya da sevgi kalır. Eğer sevgimiz kuvvetliyse ve onu kaybetmekten korkuyorsak, ondan ayrı kaldığımızda onu özlüyorsak işte o zaman ona aşığızdır. Dolayısıyla bilim insanının dediği gibi aşkın ömrü azami 5 yıl değildir. En geç 5 yıldan sonra heveslerin tatmin olmasıyla -belki- başlayan ve ölünceye hatta ahireti düşünürsek sonsuza kadar süren duygudur aslında aşk.

    0|0
    0|0
    • Teşekkür ederim:)
      Ben aşk konusunda bilimsel açıklamalara katılmıyorum... Yani görüşüne de katılmıyorum açıkçası... Yani aşk farklı bir duygu ve ben insanın hayatı boyunca sadece bir kere aşık olduğuna inanıyorum... Ve kavuşamayan aşıklar efsaneleşiyor... ki görüşüne sadece şu konuda katılıyorum: aşkın bir ömrü var ve bir yerden sonra yerini sevgiye bırakıyor... Juliet ile romeo'nun efsaneleşmesinin nedeni de bu: öldüler ve aşkları taze kaldı.. O yerini sevgiye bırakma süreci olmadı... Yani ben en azından böyle düşünüyorum... Ama ben haklıyım sen haksızsın diye bir şey demiyorum... Belki de sen haklısındır.. Ama benim düşüncem bu :)

En İyi Kız Görüşü

  • Ben 3 4 haftadır muhabbetim olan bir çocuktan hoşlanıyordum ilk başta duygularımın bu kadar yoğun olduğunun farkında değildim neredeyse hergun konuşuyorduk aynı sınıfta olduğumuz için tam her şey güzel gidiyor olacak bu iş derken kız arkadaşı olduğunu öğrendim o da kazara hoşlandığımı anladı ama bana henüz bir şey demedi sadece mesafe girdi araya bu kazara öğrenmesi de o bana bir ara özel bir arkadaşı ile görüşeceğini demişti bende en yakın arkadaşıma acaba o özelden kastı ne diye sormak için mesaj atacaktım yanlışlıkla sınıf grubuna attım zaten ilk bana çok sinir oldu sürekli yanima otururdu oturmamaya başladı konuşmadı hiç bende bir gün fırsat buldum olaydan 5 6 gün sonra dedim hala sinirli misin diye sordum o da hayır dedi gülümseyerek sonra ben ona bunu dedikten sonra o gün ve ertesi gün bana kendiliğinden geldi yakın davrandı bana ama bu iki gün hiç bir şey olmadı sadece bakışlarını yakaladım öyle ya biliyorum unutsam daha iyi olacak ama hiç bırakmak istemiyorum bir şey yapıp onun kendiliğinden bana gelmesini o kızdan ayrılıp bana gelmesini istiyorum yani onu çok istiyorum ayrıca eskisi gibi olmayı ama işte ben zaten sevgilisi olduğu için ne kadar çok istesem de yanına gidip konuşmayı kendime yakıştıramadigim için gitmiyorum ama konuşmayınca da onu özlüyorum içim kötü oluyor ben ne yapmalıyım? Bana akıl verir misin?

    0|0
    0|0

Senin görüşün nedir?

Erkekler Ne Diyor 25

  • Daha önceden sizin reddedilmek ile ilgili bencenizi okumuştum. Burada da oradada flört koçu sayfasından çeşitli esinlenmeler var ama yine de güzel derlenmiş benceler.

    Keşke insani ilişkiler (aşk, hoşlanma vs. den bahsetmiyorum, tümünü kastediyorum) benim açımdan 3 katlı integral sorusu kadar zor olsaydı. Hatta belki en zor matematik problemleri kadar zor olsaydı. Ama değil bunlardan daha zor. Çünük en sonda bahsedilen güven konusu her zaman insanı çıkmaza sürüklüyor. Gözlem, analiz bunlar analitik insanların iyi yapabileceği şeyler ama her zaman güvenden kaynaklı bir boşluk bir eksiklik oluyor ne yazık ki. Bu yüzden de lafın bittiği yerdeyim.

    0|0
    0|0
    • Teşekkür ederim ama flört koçu sayfası derken neyi kast ettiğini anlayamadım bencelerim tamamen benim görüşlerimden oluşuyor başka kaynaktan yararlanmadım :)
      sanırım güven problemin var anladığım kadarıyla.. Haksız mıyım?

    • Hepsini Göster
    • Deniyorum ama pek aşama kaydedemedim. Yine de teşekkürler.

    • Rica ederim interntten araştır bir bence :)

  • Nokta gelmesi gereken cümle sonlarına ünlem, ünlem cümlelerine ise virgül koymuşsun. İnsanların karakterine göre strateji geliştirmek yeterlidir.

    0|1
    0|0
  • Abi çok iyi yhaaaa 😂😆

    1|0
    0|0
  • hepsini okudum çoğu gereksiz karın ağrısı işler. Ben kıza gidip direk hoşlanıyorum diyen erkeklerin özgüvenlerinden risk alma cesaretlerinden dolayı kazanacaklarını düşünüyorum. gerisi boş. tabiki kız erkeği gelişinden tanır niyetini yüz vermiyor kasıntı yapıyorsa erkekte bir zahmet siktiri çeksin yüz vermesin kıza

    0|0
    0|0
    • Olabilir farklı düşünebilirsin saygı duyarım... Yalnız öz güvenin şart olduğunu zaten belirtmiştim

    • Hepsini Göster
    • bu saatten sonra gelsede ben evlenmem zaten

    • Dediğim gibi hakkında hayırlısı olsun

  • Gerçekten şöyle bir durum var;
    Y cinsi X karşı cinsini yaptığı bir eylemle etkiledi diye bu Z erkeğinin de aynı eylemle X'i etkileyebileceği anlamına gelmez. Kiminin zekası, kiminin dış görüntüsü daha baskın olabilir veya her ikisi de. Bence de karşımızdaki insandan önce ilk etapta kendimizi keşfetmemiz gerekiyor.

    1|0
    0|0
  • Fazla düşünmeyip icraate geçmek gerek bence. Yaklaşmak, konuşmak. Bir şeyler söyleyebilmek, sadece bakışmalarla kalmamak.

    1|0
    0|0
  • Bence pek okumam ama o kadar örnekli ve detaylı anlatmışsınız ki roman tadında okudukça acaba daha neler var dediğim bıkmadan okuduğum bir BENCE ;)
    Anladım kitap alacağım sana :P :D

    0|0
    0|0
  • Eline sağlık çok güzel olmuş, tavsiyeler güzel, yararlanacağım :)

    0|0
    0|0
  • Güzel ''Bencem'' olmuş. Konuyu detaya vurmuşsun ve iyi anlatımla vurgu yaparak insanları etkilemeyi başarabilmişsin. Umarım devamı gelir.

    0|0
    0|0
  • Bide şu frikik olayına değinseydin
    Çoğu erkek frikik verdiyse kesin verecek gözüyle bakıyor
    Eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Yaş 22, ama zeka ve bilgi 42..
    Tebrik ediyorum gerçekten çözmüşsün..
    Takip..

    0|0
    0|0
  • Güzel ama çok uzun

    0|0
    0|0
  • Ne kesfedicem ya bu tiple ne yapsam yaranmaz

    0|0
    0|0
    • Bu düşünce çok yanlış bir düşünce... İnsanda öz güven varsa gerisi teferruattır :)

    • Hepsini Göster
    • O sana göre öyle bence.

    • @BirİzmirBeyefendisi baska neye gore olcak ozguvenin? Kendini kanitlaman lazim herkese

  • Ben bu defterleri kapatalı yıllar oldu ama güzel bence olmuş eline sağlık

    0|0
    0|0
  • guzellll

    0|0
    0|0
  • ya ben capslere baktım ama koptum ya çok beğendim eline sağlık :)

    0|0
    0|0
  • Çok iyii

    0|0
    0|0
  • Emeğine sağlık harika bir paylaşım =) :)

    0|0
    0|0
  • Şaşılık üzerinden yapılan hiçbir espriye gülmeyin. Bu kilolu kısa veya değişik şekilde olumsuz fiziksel özellikleri olan birisiyle dalga geçmek kadar kötü.

    Emeğine sağlık.

    0|0
    0|0
  • Eline sağlık

    0|0
    0|0
  • Erkekler Devam
    5

Kızlar Ne Diyor 19

Yükleniyor...