Konuyu, anlatımı kolaylaştırmak açısından 5 alt başlıkta inceleme gereği gördüm. Bu alt başlıklar sırasıyla ''Görünüş'', ''Hareketler'', ''Düşünceler'', ''Maddî Durum'' ve ''Gelecek Hayaller ve Kısıtlamalari''dan oluşuyor. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Görünüş
İlk görüşmelerde, tanışmalarda iki tarafın da dikkatini yoğunlaştırdığı ilk yer, görünüştür. Görünüşünüz, karşınızdaki bireye hem bilinçüstü, hem de bilinçaltı birtakım mesajlar verir.
Kıyafetleriniz, varsa makyajınız, el ve ayak bakımınız, ağız temizliği her birey için önem arz eder ve beyne birtakım mesajlar gönderir. Örnek olarak; görüşmeye makyajlı olmasa da bakımlı gelen bir dişi/erkek, karşı tarafa ''sana önem veriyorum ve kendime özen gösterdim'' mesajı verecektir.
- Kıyafete gösterilen özen, kıyafetin renkleri de karşınızdaki birey için, kendi farkında olmasa da, aslında büyük bir önem arz eder. Koyu kıyafetler tercih eden insanlar ''ciddiyet'' mesajı verirken, açık renkler giyinen insanlar karşı tarafa ''hayat dolu ve enerjik'' mesajı verecektir. Bu mesajları, birlikte konuştukça, zaman geçirdikçe açıklığa kavuşturabilir, önyargıları kırabilirsiniz. Kendimden örnek vermem gerekirse; ben her zaman siyah dışında koyu renkleri tercih eden ve açık renklerden uzak duran bir birey olmama rağmen, benimle zaman geçiren her insan, canım sıkıldığında kıyafetlerimle denize atlayacak potansiyelde biri olduğumu hemen anlar ve bunu karşınızdakine hissettirecek olan sizsiniz :)



- El ve görünüyorsa ayak bakımınız (burada bahsedilen manikür, pedikür değil; temizliktir) karşı tarafa ''ben kendime özen gösteriyorum, kendime saygım var'' mesajı verir. Karşı taraf için bu çok önemlidir çünkü bunu gören birey, karşısındaki bireye dair ciddi bir şeyler düşünüyorsa, aynı önemi kendisine de göstereceğini anlar.

- Ağız temizliği, her iki taraf için de en fazla önemi arz eder. Ağız bakımına önem vermeyen insan, karşısındaki insana her zaman negatif mesajlar verir. Yine kendimden örnek vermem gerekirse, şu anki uzun ilişkimden önce buluştuğum insanlar arasından ağız bakımı kötü olanlar için her zaman aklımda şu soru olmuştur;
''Ben bu insanı nasıl öpeceğim?''


Hareketler
- İlk buluşmada hareketleriniz ve çevredeki insanlara karşı tutumunuz, karşınızdaki insanlar için karar aşamasında önemli bir kıstastır. Restoran ya da kafe çalışanlarına karşı olan tutumuzdan tutun da, bir belediye çalışanına karşı olan tutumunuz, karşınızdaki insan için çok önemlidir. Birçok insanın tercihi, çevresiyle uyum içinde, ağırbaşlı ve saygılı bir insanla birlikte olmaktır. Çevrenizdeki tanıdıklarınıza olan hitap şekliniz de bu konuda çok önemlidir. Belediye çalışanlarına ''kolay gelsin'' demeyi ihmal etmeyen, market alışverişinden sonra ''iyi çalışmalar'' diyen, belediye çalışanlarına ''kolay gelsin'' demeyi bilen ve en önemlisi ''teşekkür ederim'' ve ''rica ederim'' demekten kaçınmayan insanlar, her zamankarşıdaki insanda olumlu etkiler uyandırır.
- Aynı zamanda, karşısındaki konuşurken gözlerine bakan, dinlemeyi bilen ve konu ne olursa olsun konuşulana önem veren insanlar, karşısındaki insanda daima olumlu bir etki bırakır. Bunları yapmayan insan ise karşısındakine ''sana önem vermiyorum, söylediklerin bana hiçbir şey ifade etmiyor'' mesajı verdiği gibi, aynı zamanda karşınızdaki bireyin size olan güvenini de sarsar.

Düşünceler
İlk buluşmada, konuşmalarınız kadar düşünceleriniz de önemlidir. Karşınızdaki insanın tercihleri, hayata bakış açısı, sizden önceki hayatında ne yaşamış olduğu, ileride vereceğiniz kararlar açısından önemlidir ama bunların önemli olduğu kadar, sizle birlikte olduğu süre boyunca ne yaptığı daha önemlidir. Karşınızdaki insanın tercihleri, sizin tercihlerinize uymuyor olabilir; onun yaşamış oldukları, sizin yaşamış olduklarınızla benzeşmiyor olabilir. Kararlara, tercihlere ve yaşanmışlıklara saygı duymak, her birey için en önemlisidir. Yargılamadan, ''neden?'' demeden bir ilişkiye başlamak, her zaman için en doğru olan davranıştır. Eğer bu tür şeyler aklınızda bir soru işareti oluşturuyorsa, şu cümleyi aklınızdan çıkarmamanızı tavsiye ederim;
Karşımdakinin benden önce ne yaşadığı değil, benle birlikteyken ne yaşadığı önemlidir.

Maddî Durum
Bazı bireyler ''maddî durum benim için önemli değil diyor olsa da, aslında ''maddî durum benim için çok da önemli değil'' cümlesine daha yakın bir cümledir bu. Lüks harcamalara karşı olan ve ihtiyacından fazlasını satın almayan bireylerin de en azından temel ihtiyaçlarını karşılaması gerekir; yemek, su, kıyafet vb. Bundan dolayı dişi ve erkek bireylerin, çalıştıkları süre boyunca hiç evlenmeyeceklermiş gibi çalışmaları daha doğrudur, çünkü ilişkilerde her iki tarafın da kendi ayakları üzerinde durması, ilişkinin sağlamlığı açısından oldukça önemlidir.
İlk buluşmadan çalışmaya ya da eşini çalıştırmaya karşı olan birey, ilişkiye 1-0 geriden başlar. Erkeklerin çalışması kadar dişilerin çalışması da ev bütçesine katkı sağlayacağından ''senin çalışmanı istemiyorum'' cümlesi hem bütçeyi hem de karşılıklı güveni sarsar, karşı tarafta olumlu bir etki bırakmaz.
Eğitimine önem vermeyen, kendini geliştirmemiş, hayata karşı bir bakış açısı edinmemiş bireylerin ise bu kaybı 2-0 olacaktır. Devamlı gelişen dünyada yerinde sayan bireyin ilişkisi, her iki taraf için de daima sarsıntı yaratacaktır. Bu sarsıntı hissedilmiyorsa, ilişkide iki taraf da eğitimine önem vermemiş demektir ve bu sorun birbirlerine yansımasa da, gelecek neslin bir bireyi olan çocuklarının hayatını olumsuz yönde etkileyecektir.
Unutmayın, ''siz yaysanız, çocuğunuz da sizden çok daha ileriye atılmış bir oktur''

Gelecek Hayalleri ve Kısıtlamalar"
Bazı bireyler reddetse de, kısıtlamalar, geleceği olmayan boş hayalleri doğurur. İlişkide olduğu bireyi kısıtlayan her dişi ve her erkek, karşısındakine olan saygısını ve özsaygısını yok sayar, ilişkiyi sonu hiç gelmeyecek bir uçuruma sürükler.
Erkeğin de dişinin de eşini kısıtlaması, birçok alanda sorunlar oluşturur; iş ortamı, arkadaş ortamı, aile ortamı... Bilinmesi gerekenlerden en önemlisi, karşı tarafa duyulması zorunlu olan saygıdır. Kıyafet konusunda eş tarafından söylenen ''Ben sana değil çevreye güvenmiyorum'' cümlesi ise karşı tarafa söylenen büyük yalanlardandır. Eşine güvenen insan, eşinin kendine olan saygısına ve olaylara (tacize karşı hukukî süreç başlatma bilinci vb.) mantıklı şekilde yaklaşacağını bilir ve ona göre davranır.
Şu da önemli bir gerçektir:
Karşı tarafı kısıtlasanız da kısıtlamasanız da, aldatacak insan her zaman aldatır.

Ve son olarak, dayak ve şiddet hiçbir şeyin çözümü değildir, KADINA ŞİDDETE HAYIR!
Bence'me, ''erkek dediğin kısıtlar, erkek dediğin bana istediğim kıyafeti giydirmez, erkek dediğin sever de döver de, erkek dediğin ...'' deyip erkek egemenliğini baştan yaratan kadınları dahil etmiyorum, onlar kendi sonlarını kendileri hazırlıyorlar.
Not: Bence'lerimde TDK'ya uygun olarak ''kadın'', ''adam'' ve ''erkek'', ''dişi'' kullanımlarına dikkat ediyorum. Bildiğiniz ya da şimdi öğreneceğiniz gibi, ''kadın'' kelimesinin zıddı ''adam'' kelimesi ve ''erkek'' kelimesinin zıddı da ''dişi'' kelimesidir. ''Kadın kelimesi de Türk Medenî Kanunu'na göre 18 yaşını geçmiş, İslâm Hukuku'nda ise ''regl olmuş, doğurganlığı olan'' dişi bireylere dendiği bilgisini (yani bekâret ayrımı yapılmıyor) ve bu Bence'yi henüz 18 yaşını geçmeyenlerin de okuyacağını göz önünde bulundurarak, ''dişi'' ve ''erkek'' kelimelerini uygun gördüm.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar