Güzel ve Çirkin ya da Yakışıklı ve Çirkin ne fark eder?

Güzel ve Çirkin hikayesini bilmeyen ya da filmi veya dizisini izlemeyen kişi sayısının az olduğunu tahmin ediyorum. Ben de sizlerle tanık olduğum, gerçekten yaşanmış bir yaşam öyküsünü paylaşmak istedim. İnsan hafızası güçlü ve etkili olayları, görüntüleri, sesleri beynin belirli bir yerinde saklar ve bazen çok istesek te unutmaz.

Üniversiteye başladığım ilk yıllarda, okuduğumuz bölüm itibarıyla neredeyse tüm öğrenciler zeki ve çalışkandı. Hocalarımız, kız erkek ilişkileri konusunda "Manita, flört gibi konulara eğilimi olanlar hemen bu sınıfı terk etsinler, başka meslek seçsinler. Eğitimini alacağınız meslek size boş vakit bırakmayacağı gibi kalan zamanınızı derslerinize ayırın" derlerdi. O zamanlar bu sözleri kötü olarak algılardık, gençtik ve neredeyse tüm erkekler yakışıklı, kızlar güzeldi. Sonradan bu sözlerin ne kadar doğru olduğunu anladık.

Benim zamanımda üniversiteyi kazanmak zordu, okumak ve bitirmek daha da zordu. Üniversitenin ilk yılı, hocalarımızdan korkudan bayan sınıf arkadaşımızdan silgi isteyemeyecek kadar temkinli geçmişti. İkinci dönem ise herkesin yavaş yavaş kendine zaman ayırmaya başladığı bir dönem oldu. Üçüncü sınıfta, neredeyse herkesin bir manitası vardı, çoğunluk üniversitedendi. Okul çıkışı kafelere gitmek için harçlıklarımızdan para ayırırdık. Kız arkadaşını kafeye götürüp iki bardak çay ısmarlamak bir erkeği mutlu ederdi. Okul arkadaşları arasında "Naptınız, nasıl geçti manita ile kafe buluşmanız?" sorusuna "Manita bir bardak çay içmek isteyecek diye ödüm koptu" şeklinde cevap verilirdi ama sırlar paylaşılmazdı.

Gelelim gerçek öykünün kahramanlarına: Yakışıklı ve Çirkin. Sınıfta yakışıklı erkekler vardı. Benim gençlik yıllarımda insanlar "efendi, iyi aile terbiyesi ile yetiştirilmiş, akıllı, zeki, çalışkan, dürüst" diye tanımlanırdı. Bu insanların içinden en yakışıklısı bizim sınıftaydı. Çalışkanlığı ve yakışıklılığı birleşince herkesten daha da ön plana çıkıyordu. Neredeyse herkesin bir manitası varken, onun henüz bu konularda ilgisi yoktu. Üniversitenin son senesindeydik ve sınıfın jönü olarak andığımız arkadaşımızın kendisine bir kız arkadaş edindiğini duyan kızlar "Kim?" diye sormaya başladı.

Nihayet meşhur jönümüzün kız arkadaşını öğrendik. "Şok!" Duyan kişi "Ne? Nasıl? Hadi be..." tepkisi veriyordu. Çünkü bize göre kız, jönümüz için çok güzel sayılmayacak bir bayandı. Görsel olayların mantık düşüncemizi nasıl etkilediğini anladığımız bir durumu yaşıyorduk. Kıza oranla erkeğin çok yakışıklı olması, neredeyse herkesin mantığına tuhaf geliyordu. Sonuç olarak, okul bitti ve birçok kişi okul sevgililerinden ayrıldı ama bizim Yakışıklı ve Çirkin evlenip çok mutlu bir hayat yaşıyorlar. Yaşadıkları bu mutluluk, birçok kişinin "Keşke ben de..." diye imrendiği bir gerçek yaşam öyküsü oldu.

Güzel ve Çirkin ya da Yakışıklı ve Çirkin ne fark eder?
Cevapla