Tesettürünü korumak isteyen, iş yüzünden namaz vakitlerini kaçırmak istemeyen ve erkeklerle muhatap olmak istemeyen biri hangi meslekleri yapabilir, ne gibi işlerde çalışabilir? Üniversitede hangi bölümleri okuyabilir?
Cevabın nedir?
Cevapla
Çok Süper Cevap
+1 yılüniversitede her bölümü okursun ancak eskişehir İzmir gibi bölümde senin gibi denk birini bulman zor olur. Onun dışında da iş konusunda da bir çok dini fabrika tanıdığım yerler var. Böyle daha çok seviyorlar. Ayrıca evden onlinede dünya kadar iş bulursun. Yani ikiside dert değil.
17 Yorumla
Soran+1 yılDini fabrikalar neler? Daha önce hiç duymadım. Biraz daha açabilir misiniz konuyu?
- +1 yıl
dini fabrika demişim pardon :D bizim burada bez fabrikası var. Adamın toplam 6 fabrikası var yurdışı hariç. Adam bu tarz şeylere çok önem veriyor ve çevrisinde hep sofi 5 vakit namazında insanlar istiyor bunu demek istedim
Soran+1 yılDediğiniz fabrikalar hangi şehirde?
- +1 yıl
ist.
Soran+1 yılBen orada yaşamıyorum maalesef, o ihtimal çok zor
- +1 yıl
illa burasımı dedim zaten :) mutlaka türkiyenin bir çok yerinde hatta her yerinde vardır. Kimi biraaz uzak kimi biraz yakın ama vardır yani eminim
Soran+1 yılİnşallah. Peki internetten nasıl bir iş olabilir? Ben araştırıyorum ama bulamıyorum. Ayrıca internetten çalışmak için üniversite mezunu olmam gerekir mi?
En İyi Cevaplar
+1 yılEvde çağrı hizmetleri müşteri temsilciliği işi yapabilirsin;
https://www.kariyer.net/is-ilanlari/cagri+merkezi+musteri+temsilcisi?pst=445&wm=1
067 Yorumla
Soran+1 yılTeşekkür ederim
- +1 yıl
Keşke tüm müslüman kadınların senin gibi dini hassasiyetleri olsa.. Kadınların çoğu fani dünya yaşamının çıkarlarını hayatlarının merkezine koymuşlar ama sen Rabbimizin rızasını hayatının merkezine koymuşsun... (varoluşsal sebebimize uygun yaşıyorsun) 👏🏻
Soran+1 yılTeşekkür ederim böyle düşündüğünüz için. Bu dünyaya bel bağlamak bana çocukluktan beri hiç doğru gelmedi. Ama benim dindar bir ailem yok. O yüzden fani dünyaya çok daldım, hâlâ mecburen dünyaya dalıyorum. 19 yaşındayım. Lise 12. sınıf öğrencisiyim. Çalıştığım dersler bile beni bunaltıyor çünkü hepsi bu dünyalık ve pratikte bir faydası yok. Hepsi çok anlamsız geliyor, ruhumu daraltıyor. Bir tek din dersi var bu dünyalık olmayan, o da haftada 2 saat, çok yetersiz.
Bu sene Allah hidayet nasip etti, dinime daha önce hiç olmadığı kadar yönelmeye başladım. Şehrimizdeki ve okulumdaki kütüphaneden İslamla, ahlâkla, peygamberimizle, tasavvufla ilgili kitaplar alıp okuyorum. O kitapları okurken şu fani dünyadan sıyrılmak beni çok mutlu ediyor. Allah'ın İslam'ı, Kur'an-ı Kerim'i bize hidayet rehberi yaparak ne güzel bir lütufta bulunduğunu görüyorum. Her şeyi bizim iyiliğimiz için yapmış. Fıtratımıza ters olan hiçbir şey yok. Tefekkür ediyorum bol bol. Hem kitapları okuyunca kendimdeki hataları da görüyorum. Kendimi düzeltmeye çabalıyorum, artık ne kadar olursa.
Soran+1 yılSonra dönüp etrafıma bakıyorum da herkes okul için, iş için, eş için, ev için, araba için gelecek için çabalıyor. Evet bunlar da lazım ama insanlar bunlar için hiç durmadan çabalarken Allah'ı unutuyor, ibadetleri unutuyor. Sonra bir bakmışlar 60-70 yaşına gelmiş ama birikmiş yapılması gereken ibadetler var, dolu dolu günahlar var. Pişmanlık ateşi insanın içini yarıp geçiyor sonra... Ayrıca asıl geleceğimiz ahirettir. Asıl geleceğimiz bizi ahirette bırakmayacak olan iyi ve kötü amellerimizdir. Saygınlık ve para kazandığımız bir meslek, bir ev, bir arabadan ibaret olamaz hayallerimiz. Biz bunun için mi yaşıyoruz, haşa. Bu dünyaya geliş sebebimiz Allah'ı razı etmek. Allah hepimizi onun için, ahiret için yaşayanlardan eylesin. Biz bu dünyaya ait değiliz, buradan geçiyoruz. Asıl yurdumuz ahirettir. İmtihan olmasa şu dünyada durulacağı yok. Ve bana göre ahirette en güzel ödül Rabbimizi görmek olacak. İnşallah Rabbime bakmaya yüzüm olur. İnşallah affedilenlerden olurum.
Soran+1 yılGencecik yaştasın diyeceksiniz belki, evet belki çok az şey gördüm ama gördüklerim bile bu dünyayı değil de ahireti istememe yetiyor.
Lafı çok uzattım. Bu arada İslam'ı kendime dert edindim, dini hassasiyetlerim var ama hayalinizde nasıl bir insan canlandırdıysanız öyle biri değilim. Kendimde bir çok eksiklik ve hata görüyorum. Ayrıca ben henüz tesettürlü değilim. Okul biter bitmez tesettüre girmek istiyorum hayırlısıyla. Ya çarşaf-ı şerif olur, ya ferace ve uzun eşarp olur; tesettüre en uygunu hangisi olursa onunla tesettüre girmek istiyorum inşallah.
Soran+1 yılSitede bu soruyu sormamın sebebi ise gelecekte tesettürüme uygun bir meslek yapmam isteyişim. Para kazanmak için hiçbir şekilde tesettürümden de, namazımdan da taviz vermek istemiyorum inşallah gelecekte. Evet başörtü yasağı eskidendi ama başörtü yasağı bazı zihinlerde hâlen var. O yüzden işe tesettürlü birini almıyorlar. Ondan dolayı da tedbirli olmam lazım. Ayrıca tesettür, namaz hassasiyetlerim dışında beni dolaylı yoldan harama vesile edecek bir meslek de istemiyorum. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüm. Ama hâlâ gönlüme uygun gelen bir meslek, bir iş yok. Resmen hedefsizim. Bana kalsa çalışmazdım, benim fıtratıma hiç uygun değil. Ailemle hiç konuşmadım bu konuyu ama konuşsam bana bağırıp çağıraraklarına eminim. Çalışmamı isteyeceklerine eminim. Onlar çalışmamı istemeseler bile geçinmek için yine çalışmam lazım. Kaç aydır şu konu üzerinde kafa patlatmaktan bir hâl oldum. Geldim böyle bir sitede insanlara soru sordum çarşaflı birine hangi meslekler uygun olur diye. Öyle işte.
- +1 yıl
İçin ne de doluymuş, bir dokun bin ah işit cümlesi pek uymayacak ama o misal iç dünyandaki birikimler hep taşmaya meyilli.. Yazdıklarını okumaktan hiç sıkılmadım, bilakis bir çırpıda okudum ve daha uzun olmasını bile arzu ettim, malum yani bu zamanda hangi ortamda dini konuları açsak; insanların %99’u dini konulardan sıkılır ve hemen konuyu dağıtmaya çalışırlar, çok nadir kişilerle doyasıya dini konuları konuşabiliyoruz maalesef.
Mesela ben bu siteye yaklaşık bir yıl önce üye oldum ve tek amacım herkese (bilgim seviyesince) “gerçek islamı” anlatmaya çalışmaktı AMA çoğunluk o kadar ilgisiz kaldı ki yani sayılı birkaç kişi dışında sanki herkes din düşmanı veya ateist olmuşlar gibi hissettirdiler bana, sonuç olarak hevesim kursağımda kaldı ve geri çekildim yani yaklaşık bir yıldır bu siteye girmiyordum, birkaç gün önce bir konuyu internette araştırırken bu sitede sorulan bir soruyla ilgili bağlantı linkine tıklayıp girmiş bulundum ve birkaç gündür çok nadiren takılıp kısa süreli girip bakıyordum yani zaten senin sorduğum soruya da sitenin arama bölümünden yaptığım sorgulama ile birkaç sorudan sonra erişmiş oldum.
- +1 yıl
Gördüğün gibi dini konularda benim iç dünyamda da birikim var yani konuştukça konuşasım geliyor, neyse asıl konuya odaklanacak olursam; ben de senin yaşlarındayken yani lise yıllarında dini açıdan kendimi Rabbimizin rızasına adadım ve çevremdeki arkadaşlar bana hafız lakabını takmışlardı yani o derece dikkat damgalanmıştım adeta, onlara göre bu lakap ile mizah atmosferi oluşturdular ama aslında bu bana göre iltifattı yani keşke hafız olsaydım.
Sen şu anda ciddi bir yol ayırımındasın, geleceğine dair alacağın kararlar ve ailenin baskısıyla yapmak zorunda olacaklarınla yaşamının temellerini atmış olacaksın, sonra da hem okul hem de iş arkadaşlarının etkisinde kalarak hayatının geri kalanı şekillenmiş olacak, tabii ki erken yaşta ölmezsen! (Beddua etmiş gibi olmak istemem) Kurandaki ayetlerle sabit yani herkesin ölüm zamanı bir dakika erkene alınamayacağı gibi bir dakika da geciktirilemez.
- +1 yıl
Seni pek tanımıyorum elbette, ancak yine de dini konuda gösterdiğin hassasiyet çok hoşuma gitti, çevremde çok dindar ve tesettürlü kişiler var ama senin gibi geleceğe dair din eksenli plan ve program yapacak derecede dini açıdan filtreleme yapmaya gerek duymuyorlar, Allahın rızasını kazanma formatlı bir hayatı inşa etmeye çalışmıyorlar, zenginlik, güç, mevki, makam, şöhret, kariyer ve toplumsal prestij elde etmek için çaba sarfederken, Rabbimizin bizi neden yoktan var ettiğini ve bu dünyadaki asıl görevimizi ya unutuyorlar ya da öteliyorlar kronik bir şekilde, çünkü dinlerini yüzeysel yaşıyorlar, çünkü müslümanlıklarını özde yaşamıyorlar, çünkü islam onlar için gelenek ve göreneklerden ibaret kural ve kaidelerden oluşan ritüeller gibi (haşa)
Sayfalar dolu din konularını yazsam bıkmam, usanmam ve yorulmam ama şimdilik daha çok uzatmak istemem yani seni bezdirme çıtamı kestiremediğim için son bir konu ile sonlandırmış olayım; sana önerim çok derin sorgulama yap, Allah bizi neden yarattı… Bizi neden bu “geçici” dünyaya gönderdi… Bu dünyada günahkar olmamıza vesile olan “nefsimiz ve şeytan” olmadan cennette nasıl bir yaşamımız olacak… Bilerek günahkar olmakta ısrar eden müslümanların bu fani dünyadaki tüm güzel olan her şeyden daha iyisi ve ÇOK daha güzeli cennette olacağını bilmelerine rağmen neden dünyayı tercih ediyorlar ve daha önemlisi cehennem ateşinden neden yeterince korkmuyorlar…?
Soran+1 yılBen de sizin yazdıklarınızı okumaktan hiç sıkılmadım ve ben de daha uzun yazmış olmanızı diledim. Evet, ben de kimseyle dini konular hakkında konuşamıyorum. Ortaokuldan beri doğru düzgün arkadaşım olmadı. Olduysa bile sürdüremedim. Sürdürmemem daha iyi oldu. Kimin yanına gitsem dedikodu yapıyor oluyorlardı hatta kendi dilimle dedikodu yapmasam, sadece duymuş olsam bile vicdanım sızlıyordu, çok suçlu hissediyordum. Kendi köşemde kitap okumayı tercih ediyordum. Tabi dini kitap pek okumazdım ortaokulda ama. Yani yıllardır hiç arkadaşım olmadı diyebilirim. Kimseyle dini bir şey konuşamadım. Konuşsam anlamayacaklardı çünkü. "Başımıza hoca mı kesildin?" "Bir sen mi dürüstsün?" gibi şeyler diyeceklerdi. Boşuna kendimi yıpratmak istemedim. Dindar bir arkadaşım, günahım ya da hatam olduğunda bana nasihat verecek bir arkadaşım olsun isterdim ama o da olmadı. Ben de yıllardır tek başıma takılıyorum. Beni türlü günahlara teşvik edecek öyle insanlarla oturup kalkmaktansa böylesi daha hayırlı diye düşünüyorum. Teneffüslerde gökyüzünü seyrediyorum, kitap okuyorum, tefekkür ediyorum. Benim en büyük zevkim bu. Gökyüzünü seyretmek bana huzur veriyor.
Bu arada bu sitede sizin dediklerinizi yapmak çok zor, ama o tebliğ çabanızı isteğinizi anlayabiliyorum. Bu sitede olmasa başka yerde de yine dini anlatmaya çalışırdınız muhtemelen. 1 kişi bile olsa biri daha doğru yolu görür, etkilenir diye uğraşıyorsunuzdur. Ama insanları gafletten uyandırmak çok zordur. Görmek, duymak, öğrenmek istemiyorlar. Çok şaşırıyorum ama Allah hepsine hidayet versin.
Soran+1 yılSize hafız lakabını takmış olmalarını öğrenince ben de gülümsedim. Keşke ben de hafız olabilsem. İnşallah size de, bana da, isteyen herkese de sadece Allah rızası için hafız olmak nasip olur.
"Sen şu anda ciddi bir yol ayırımındasın, geleceğine dair alacağın kararlar ve ailenin baskısıyla yapmak zorunda olacaklarınla yaşamının temellerini atmış olacaksın, sonra da hem okul hem de iş arkadaşlarının etkisinde kalarak hayatının geri kalanı şekillenmiş olacak, tabii ki erken yaşta ölmezsen!"
Bu yazdıklarınızı okuyunca biraz hüzünlendim açıkçası çünkü ben kendi hayatım üzerinde kendi kararlarımı vermek istiyorum. Evet haklısınız çevremden etkilenebilir ama bu zamana kadar kimseyle anlaşamadım, iş arkadaşlarımın beni etkileyebileceğini sanmıyorum inşallah. Ailemle büyük imtihanım olacak, öyle düşünüyorum ama umarım sonu hayırla sonuçlanır. Şu satırları kolay yazıyorum sanmayın. Gözlerim doldu. Ben dünyam uğruna ahiretimi satmak istemiyorum. İnşallah tesettürümden de namazımdan da taviz vermek istemiyorum. Hadi erkeklerin olduğu bir ortamda mesleğimi yapmam gerekirse tamam, çünkü zaten her yer karma bir şekilde çalışıyor. Ama tesettürüm ve namazımdan da taviz vermek istemem. Rabbim bu yolda beni muvaffak eylesin. Helak olanlardan eylemesin. Gerekirse ateistlikten müslümana geçen yabancı insanların müslüman ülkelere hicret edişi gibi hicret ettirsin Rabbim beni. En içten temennimdir Rabbimden. Aileme bağımlı kalmak istemiyorum. Bizim asıl sahibimiz Allah ama onlar benim sahibimmiş gibi davranıyorlar. Onlar sadece vesile oldu. Hatta bu vesile olmayı bile başa kaktılar bazen. Onların evladıyız diye her şeyi mubah görüyorlar açıkçası. Arkalarından atmak istemezdim ama içim dolup taşıyor, kaç aydır ben tesettüre girmek istiyorum okul bitince diye nasıl açıklasam onlara diye kara kara düşünüyorum. (Biraz garip bir cümle oldu ama daha iyi ifade edemedim kendimi.)
Soran+1 yılUzun lafın kısası Rabbim beni helak olanlardan eylemesin. Şu dünya göz açıp kapayıncaya kadar geçecek ve geride Rabbimiz için geçmeyen her anımıza pişmanlık duyacağız. Ben o pişmanlığı yaşamak istemiyorum. Okullardaki sınavların, üniversiteye giriş sınavının, kpss gibi sınavların gözümde eskisi kadar değeri yok artık. Tabii ki derslerim çok iyi maşallah nazar değmesin ama her karne alışımda "Önemli olan Allah'ın takdiri" derdim. En önemlisi o. En büyük sınavdan geçip muvaffak olmak mesele. Vallahi içim yanıyor o yazdıklarınız bana hiç iyi gelmedi 😞
Soran+1 yılYukarıda yazdığınız örneklerin hiçbiri olmasın ama yeter ki Rabbimin rızası olsun. Verdiğiniz örnekler bende sadece tiksinti uyandırıyor inanın ki. Çünkü o şeyler bu dünyalık. Bu dünyalık şeyler için bu kadar tamah etmeyi mantıklı bulmuyorum.
Cennette bu dünyada günahkâr olmamıza sebep olan nefsimiz ve şeytan olmadan; barış, huzur ve esenlik içinde mükemmel bir hayatımız olacak inşallah. Düşünebiliyor musunuz bu dünyadaki herkes Müslümanlığın hakkını verse ne güzel bir dünyamız olurdu? Orası öyle olacak işte. Sadece huzur. Sadece güvenlik. "Orada ne boş bir söz işitilir ne de bir yalan" (Nebe Suresi 35. Ayet) bu ayet içime huzur veriyor. Çünkü ben konuşmayı pek seven biri değilim ve bazen kendi konuştuğum sözleri bile saçma buluyorum, kaldı ki çevremdeki insanlar boş konular hakkında saatlerce çene çalabiliyor. Ayrıca eğer rabbim nasip ederse onu görmek en büyük lütuf olacak. Ödül olarak cenneti bile geçtim inşallah diyebilirim, ben Allah'ı görmek istiyorum. Sevgisini hissettiğim o yüce varlığı görmek istiyorum... Yine gözlerim doldu.
O kişilerin dünyayı tercih etme sebebi ise gaflette olmaları, Allah'ı yeterince tanımamaları, cehennemin insan zihninde hayal edilemeyecek kadar zor ve kötü bir yer olduğunu bilmemeleri (ama ibadetler sadece cehennemden kaçmak için yapılmamalı bence.) ve en önemlisi dünyayı peşin, ahireti ise veresiye görmeleri. Hatta belki şüphe de duyuyorlar ahiretin varlığından.
Ben bu seneye kadar bu kadar şuurlu değildim. Rabbim hidayet vermese fark edemezdim. Kimseyi kınamaya hakkım yok. Onların kalbini de Allah bilir. Belki benden daha üstündürler takva olarak.
Soran+1 yılBu arada ben ortaokul bitmeye yakın, yani 15 yaşımda feraceyle uzun eşarpla tesettüre girmek istedim. İHL'de okumak istedim, lise tercih listeme yazdım ama maalesef ki çıkmadı. Belki de hayırlısı budur. Babam beni tesettürden vazgeçirmeye çalıştı. "Yaşıtlarına, etrafına bir bak: onlar senin gibi mi düşünüyorlar?" "18 yaşında falan kapan bari aklın yeterince olgun olunca" gibi şeyler söyledi. "Biraz normal ol" dedi. "Daha bu yaşta senin gibi düşünen kim var?" dedi. Oysa herkesin bir şeyi yapması o şeyin yanlış olmasını değiştirmez. Kabirde Allah'a hepimiz tek tek hesap vereceğiz. Allah bir günahı herkes işledi diye "Amaan ne olacak bu günahtan" mı diyecek. Bir günah işlediysek gönülden pişman olup tövbe edip bir daha o günahı yapmamaya özen göstererek Allah'ın bizi affetmesini korku ve ümit arasında beklemeliyiz. Ayrıca hiçbir amelimize tam olarak güvenemeyiz. Kalplerin en derinini Allah bilir, bir sevabı gerçekten hangi niyetle işlediğimizi Allah bilir.
Çok uzatıyorum konuyu ama, sonra ben babamı dinlemeyip tesettüre girmeye karar verdim ama yapamadım. O zamanlar pandemi zamanıydı, okul açılacaktı vs. derken yapamadım. Nefsime yenik düştüm. Pişman mıyım evet, ama bari bundan sonra nasip olsa. 4 yıldır dışarıda her gördüğüm çarşaflı ablalara, feraceli uzun eşarplı, gerçekten tesettüre girmiş ablalara imreniyorum. Rabbim bana da nasip etsin diye dua ediyorum içimden. Çok istiyorum çok. Artık beklemekten yoruldum ama umarım 4 ay sonunda okul bitince nasip olur artık. Gerçekten çok istiyorum. Geçen gün dışarıdayken, sanki o an saçım açık değilmiş de simsiyah çarşaflıymışım gibi hayal ettim ve kalbime tarif edemeyeceğim bir huzur geldi. O huzuru ben hep istiyorum. İç huzur olmadıktan sonra dünyalık şeylerim olmuş, neye yarar. Keşke diğer insanlar da fark etse. Rabbim hidayet versin onlara da. 🤲🏻
Soran+1 yılBu arada niyet gerçeği görmek olan kişi eninde sonunda görür Allah'ın izniyle. Sosyal medyadaki videolardan gördüğüm kadarıyla son zamanlardaki olaylardan etkilenip (yorumum şikayet edilir diye yazamıyorum ama anlamışsınızdır) o insanların her şeye rağmen güçlü duruşuna hayran kalıp da İslam'ı araştıran ve müslüman olan onbinlerce insan oldu. Hatta niyeti anlamak olan, niyeti samimi ve güzel olan gayrimüslim insanlara Rabbim Kur'an'ın ilk 2 süresiyle dahi hidayet veriyor, Ellhamdülillah 🤲🏻
Ayrıca sonradan Müslüman olan kişilerin, doğuştan Müslüman doğan bizlere göre dinini daha iyi yaşadığını görmek beni düşünmeye sevk etti. Rabbim daha doğarken bize Müslümanlığı nasip ederek hayat veriyor ama biz kıymetini yeterince bilemiyoruz sanırım. 😞 Allah hepimize hidayet versin. 🤲🏻
Soran+1 yılBu arada yıllardır hiç arkadaşım olmadı dedim ama gerçek hayatta olmadı. Sosyal medyada dini paylaşım yapan ablaları takip edip ara ara sohbet ettiğim oluyor. Hatta bir abla vardı onu çok severdim her gün mesaj atardım halini hatrını sorardım, dini paylaşımlarını hep takip ederdim ve merak ettiğim bir konu olursa sorardım ama o sosyal medya uygulaması onun hesabını kapattı. O yüzden şimdi iyice içime kapandım. Şikayetçi olmasam da insan yanında 1 tanecik olsun dindar yani Müslümanca yaşayan bir arkadaş arıyor. Olmasa da sıkıntı değil, şikayetçi değilim. Yıllardır alışık olduğum bir şey zaten.
- +1 yıl
Seni aişe annemize benzettim, onun da küçük yaşlardan itibaren zekası, feraseti, algısal yeteneği ve güçlü idrak anlayışı vardı, peygamberimizle evlendikten sonra peygamberimizen öğrendikleri ile kadınlara ilim dersleri verirdi, peygamberimiz vefat ettikten sonra birçok alim “sahih hadisler ve sünnetler” konusunda aişe annemize danışırlardı, hafızası çok güçlüydü yani peygamberimizden öğrendiklerini hem unutmaz hem de analiz ve sentezi çok iyi yapardı..
Antisosyal biri olduğundan bahsetmişsin, işin aslı ben de öyleyim yani bu zamanda kim Allahın rızasını hayatının merkezine koyuyorsa; bir o kadar yalnızlaşıyor, nasıl ki kızlar arasında konuşulan konular genelde dedikodu, kıyafetler ve aksesuarlar, diziler, sosyal medya ve sevgililer oluyorsa.. Erkekler arasında da genelde konuşulan konular futbol, çapkınlık, siyaset, sanal oyunlar ve kolay yoldan hızlı para kazanmak için borsa, sanal para, döviz ve hisse senetleri gibi yatırımlardan ibaret oluyor! Ben hemcinslerimle bazen din konuları, bazen bilim konuları, bazen psikolojik ve sosyolojik konular, bazen ulusal ve uluslararası toplumsal konuları konuşmak istediğim zaman, özellikle dini konularda hemen sıkılıyorlar ve bazen bıkkınlıklarını açıkça söylerken bazen de üstü kapalı söz ve davranışlarla yansıtıyorlar, ben de usulca uzaklaşıyorum yanlarından…
- +1 yıl
Sen de kendini kitaplara vermişsin yani hem kitap okumayı sevdiğin için hem de yalnızlaşmanın sonucu olarak kitaplar arkadaşın olmuş, seni çok iyi anlıyorum, ben de kitaplar dünyasında nice maceralara atıldım, ancak hiçbir kitap Rabbimin Kuranından daha fazla mest etmedi beni, dünya klasikleri okurken veya çok az bilinen bir kitaba dalmışken “sadece bir dizi film izliyormuşum gibi” daha ötesi olamadı hiçbir kitap, sonuçta her kitapta yer alan veriler sadece bir yazarın (insanın) bilgilerinden öte değildir, mesela yeni bir insanla tanışıp o insanın kendini bize anlatması, bildiklerini bizimle paylaşması, tıpkı şu anda sen bana bilgilerini aktarınca ben senin “yazarı olduğun kitabı okumuş gibi” adeta okuyorum seni, ancak Kuran kitabı herkesi ve her şeyi yaratan Rabbimizin bu kitaptaki her sözcüğü zihnimizi/ruhumuzu adeta formatlıyor-güncelliyor yani bir telefonun yeni sürümü gibi, bazen yeni çıkan virüslere karşı ve bazen yeni teknolojilere uyum sağlanması için gerekli olan yüklemelerin olması gibi yani aksi halde o telefonda sürekli sorunlar çıkar.
Bu arada çok güzel tespitleriniz var yani islamdaki tebliğ anlayışında “bir kişi bile kurtarsam” bile ne mutlu bana ve ona yani deniz yıldızı hikayesini biliyorsanız güzel bir örnek olur bu konuya.. Bazı peygamberler hayatları boyunca (görevleri süresince) bir kişiyi bile irşat edememişler, peygamberlerin çoğu ise sorumlu oldukları kavimlerden sadece azınlıkları irşat edebilmişlerdir, Kuranda bazı ayetler var, “insanların çoğu” Rabbimizin rızasını kazanamayacak diye, düşünsene yani gelmiş geçmiş tüm insanların çoğu cehenneme ve sadece azınlık cennete girecek! Rabbim bizi rızasını kazanan azınlıktan eylesin…
- +1 yıl
Gaflet konusunda sana katılıyorum yani insanları gafletten uyandırmak çok zor ÇOK, ailem dahil çevremdeki insanlara bazı dini hususları kabul ettiremiyorum, ailemde tesettürlü olanlar ve düzenli namaz kılanlar var ama mesela bazı konularda şirk içinde olduklarını kabul ettiremiyorum, hesap gününde herkes kendi derdine düşecek Kuranda bazı ayetlere göre mahşerde anne, baba, çocuk, kardeş, akraba, akradaş vs.. hiç kimse bir başkasına yardım edemeyecek, ki yardım etmeyi düşünmeyecek bile, herkes kendi başının çaresine bakacak, hatta Kurandaki bazı ayetlerde deniyor ki: Allah cehenneme gidecek bir insana “tüm sevdiklerini feda etme uğruna” seni cennete alayım mı diye soracak olsa, o cehennemlik olan insan tereddüt bile etmeden “Rabbim tüm sevdiklerimi istersen cehenneme at, yeter ki beni cehenneme gönderme” diyecek, bunu bu dünyada kime desen inanmaz yani bu fani dünyada sevdiklerimiz için canımızı veririz ama mahşerdeki o atmosfer nasıl bir boyut ve gerçeklik olacaksa artık her ruh bireysel düşünecek ve dünyadaki kan ve can bağlarının kıymeti olmayacak, her insan kendini herkesten soyutlayacak, herkesin tek bir derdi olacak, Allahın rızasını kazanmış olmak ve cennete gitmek, cehennemden kurtulmak…
Allahın rızası için gerekirse başka ülkeye hicret etmek istediğini söylemişsin, ben de bunu çok düşündüm, ancak çok araştırdım ve MAALESEF “gerçek islam hükümlerinin” uygulandığı hiçbir ülke yok, islam ülkeleri arasında kötünün en iyisi olan ülkelerin uyguladığı kanunların ve kaidelerin bazıları Kurana aykırı yani şirk içinde islam dışı uygulamaları müslümanlığa entegre etmişler!
- +1 yıl
Yazdığım bazı şeyler sana iyi gelmemiş, ölüm konusuyla ilgili olan sözlerimi kastediyorsun, üzgünüm yani istersen iyi dost acı söyler de, istersen de felaket tellalı de, ne dersen de ama ölüm zamanımızı bilmiyoruz, mesela ölüm meleği bize gelip “birkaç gün sonra senin ruhunu bedeninden ayırmaya gelicem” diye haber verse.. Ölüme hazır mıyız? Daha önemlisi Rabbimizin huzuruna gidip hesap vermeye hazır mıyız? Allah bize ey kulum; sen hiç yoktun, ben seni yoktan var ettim, seni dünyaya gönderdim, sana özgür irade verdim, sana nefis verdim, dünyada ne kadar süre kalacağını bilmediğin bir ömür verdim, her an canını alabileceğimi biliyordun, bu dünya hayatının tekrarı olmayacağını yani bir defa doğmak-yaşamak-ölmek hakkın olduğunun farkındaydın, şeytan senin apaçık düşmanın diye bildirdim, işte o fani (geçici) dünya hayatın bitti ve şimdi gerçek hayatın başladı, söyle bakalım ey kulum sence sana verdiğim görevleri hakkıyla yerine getirdin mi? Sence ben senden razı oldum mu? Sence sonsuza dek cennetimde yaşamayı hak ettin mi? Sence rızamı kazanamadın da cehenneme mi gideceksin? Bu ve benzeri sorulara maruz kaldığımızı hayal edelim, vereceğimiz cevapları veya cevap veremeyişimizin mahcubiyetini hayal edelim, hesabın sonunda hükmümüz açıklandığı zamanki anları hayal edelim…
- +1 yıl
Sen cennetten öte Rabbimizi görmek istediğini söyledin ya, işte o an gözlerim doldu.. Ben hep çevremdeki insanlara cehennem korkusuyla veya cennet arzusuyla ibadet yapmaya odaklanmayın diyorum, Allah korkusu olmalı elbette, cehennemden korkalım, cennet hayatını da isteyelim tabii ki ama bizi yoktan var eden, herkesi ve her şeyi yaratan Rabbimizi sevmeden, benimsemeden, tanımadan, özümsemeden sadece ödül ve ceza eksenli bir inanca sahip olmak yerine, Rabbini seven ve bu sevgiyle harmanlanan, bu sevgiyle özdeşleşen, bu sevgiyle mest olan, bu sevgiyle coşan bir inanca sahip olmaktan kendimizi mahrum bırakmayalım.. İnsanlar arasındaki aşkı düşünelim, özellikle de efsanevi olan gerçek aşkları, o insanların hissettikleri duyguları; mutlululuğu, huzuru, saadeti, neşeyi ve adeta duygusal sarhoşluk içindeki mest oluşları nasıl muhteşemdir.. Bu insanlar arasındaki dünyevi aşk bizi bu şekilde nirvana düzeyinde hoşluklar içinde bırakıyorsa, “o aşıkları ve aralarındaki aşkı yaratan” Rabbimizi sevmek ve onun bizi sevdiğini bilmek kimbilir nasıl hislerdir…
Baban 18 yaşını kıstas almış ama olgunluk yaşımız Rabbimize göre 18 değil yani psikolojik ve fizyolojik olarak çok daha erken yaşlarda olgunlaşarak, Rabbimiz nezdinde sorumluluğumuz başlıyor! 18 yaşımızdan önce ölecek olursak, Allahın huzuruna gittiğimizde “ben henüz 18 yaşına erişmemiştim yani 18 yaşımdan sonra sorumluluklarımı yerine getirecektim ama benim canımı erken aldın diye serzenişte bulunma hakkımız olmayacak!
- +1 yıl
Aşağıdaki linklerde olan belgeselleri izlemeni öneriyorum.. O belgesellerin yapımcısı olan “İlker YİĞİT” aynı zamanda kitap yazarı, kendini gerçek islamı anlatmaya adamış ve çok güzel eserleri var, bu belgeselleri izledikten sonra islam hakkındaki bilgilerinde reform yapacağını öngörüyorum (özellikle de şirk günahı hakkında)
youtube.com/playlist
Soran+1 yılAişe annemize benzeyecek bir durumda değilim. Aişe annemiz nere, ben nere. Siz beni olduğumdan çok daha faziletli düşünmüşsünüz ama keşke düşündüğünüz kadar olabilseydim. 6-7 yaşındayken Allah'ı bulan insanlar var. 6 yaşından bile önce hafız olan çocuklar var. Maşallah onlara. Ben Allah'ı 14-15 yaşlarımda bulabildim. Yani aklım ermeye başlayınca. Tabii ondan önce de asla inkâr etmedim. Aileme Allahla ilgili hiçbir soru sormuyormuşum. Ben bunu çok ilginç buldum ama sanki Allah'ın varlığını zaten biliyormuşum gibi geldi. 🥺 Okulda hocalarımız Allah'ı ve İslâm'ı anlatırken her şeye inanıyordum. Soru sormam gereken bir şey yoktu. Ve neyin günah neyin sevap olduğunu öğrendikçe çocuk aklımla yaptığım saçma sapan hata ve günahlarıma pişmanlık duyuyordum. 8-9 yaşlarımdaydım. 😅 Ah benim güzel çocukluğum, bir daha asla çocukluğumdaki iç huzurum olmadı ya ona yanıyorum. Çocukken tertemiz, masum, günahsızmışım yaaa. Yoksa neden o iç huzurum şimdi de olmasın?
"Antisosyal" "Asosyal" gibi kelimelerden hoşlanmıyorum. Çünkü benimkinin o kelimelerden ziyade seçilmiş yalnızlık olduğunu düşünüyorum.
Evet, Allah'ın rızasını hayatının merkezine koyan her insan yalnızlaşır.
Kızların ve erkeklerin konuştuğu konuları çok güzel özetlemişsiniz.
🤣 Arkadaşlarınız maalesef ki sizin gibi birinden faydalı bilgiler öğrenmek yerine vakitlerini boşa harcamayı tercih etmişler. Onlardan uzaklaşarak en iyisini yapmışsınız.
Soran+1 yılBen ilkokulda 7-8 yaşımdayken kitap okumaya başladım. O kadar çok okurdum ki satın alabileceğim, hiç okumadığım kitap bulamazdık babamla. Maşallah.
"Hiçbir kitap Kur'an-ı Kerim kadar mest etmedi beni" demişsiniz. Kesinlikle katılıyorum. Elhamdülillah. O paragrafta yazan düşüncelerinize aynen katılıyorum. Ben de hep bunu hissediyordum yani insan eliyle yazılan hiçbir kitap Kurandan üstün değil, onlar insanların yazdığı kitaplar sadece ama bu hissi ifade etmeyi beceremiyordum, siz güzel ifade etmişsiniz.
Bazı peygamberlerimizin ömürleri boyunca sadece 3-5 inananı olmuş. Ben bunu öğrenince üzüntümden kahrolmuştum. İnsanlar gerçeği görmekten ya da en azından gerçeği görmek istemekten bu kadar mı uzak? 😞 O peygamberlerimize de çok üzüldüm. İnsanlar için o kadar uğraşmışlar, Allah bilir neler çekmişlerdir. Ama ömürleri boyunca ya hiç inananları olmamış ya da 3-5 kişi inanmış 😞
Soran+1 yılAilenizin bazı konularda şirk içinde olduğundan bahsetmişsiniz. Ben şirk konusuna merak saldım bu aralar. Bana onları anlatabilir misiniz? Biraz biliyorum neyin şirk olduğunu ama yeni öğrendiğim ve şirk olduğuna şaşırdığım şeyler oldu. Sizden de öğrenmek isterim nelerin şirk olduğunu. Yardımcı olursanız sevinirim.
Hesap gününde herkes kendi derdine düşecek bunu biliyorum ama bazen görüyorum ki dünyada bile insanlar kendinden başkasını düşünmüyor, ya da düşünemiyor. Benim bunu fark etmemle birlikte "Dünyada böyleyse ahirette nasıl olur insanların hali?" diye düşünüp Allah'a daha da aşkla sarılmam bir oldu, "Tek dostun Allah. Allah'tan başka yardımcın yok." diye düşünüp Allah'a yönelmem bir oldu.
Maalesef gerçek İslam hükümlerinin uygulandığı bir ülke yok. Hatta İslam en iyi Türkiye'de yaşanır diyorlar.
Soran+1 yılYazdığınız paragraf o kadar güzel ki...
Bazen Allah'ın büyüklüğünü, yüceliğini düşünüyorum ve tüylerim ürperiyor. Ben Allah'ı görmeyi ümit ediyorum ama bakalım Allah'ın karşısına çıkmaya, ona bakmaya, hesap vermeye yüzüm olacak mı? 😞
Soran+1 yılEvet "18 yaşımdan önce benim canımı aldın" diye bir sözü Allah'a söylemeye hakkımız yok.
Soran+1 yılTam benim ihtiyacım olan belgeselleri atmışsınız. Teşekkür ederim.
- +1 yıl
Bütün yorumlarınızı okumadım ama soran arkadaşın baştaki yorumuna karşılık bişey yazmak istiyorum. "Çalıştığım dersler bile beni bunaltıyor çünkü hepsi bu dünyalık ve pratikte bir faydası yok." Demişsin. Çalıştığın her dersin sana günlük hayatta faydası oluyor ama farkında değilsin. Allah bizden hayatı sadece ahiret odaklı yaşamamızı beklemiyor. Hem dünya hem ahiret ikisi bir arada olacak. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s. a. v.) bu şekilde yaşamamız gerektiğini söyler. Derslere gelince; İslam sadece fıkıh, ibadet değildir. Sen okulda o fizik, kimya biyoloji derslerini görürken Allah'ın muhteşem düzende yarattığı evreni inceliyorsun. O derslere bu bakış açısıyla bakman gerekiyor. Bu da İslamî yaşayışın bir parçasıdır. Eskiden okullarda hem akli ilimler (bilim), hem de nakli bilimler (din) dersleri eşit oranda verilirdi. Ne zaman ki müfredattan aklı bilimler çıkarılıp sadece nakli bilimler verilmeye başlandı, işte o zaman geriledik. Çünkü o da İslamî yaşantının bir parçası. Aynı şekilde şu an da okullarda sadece bilime ağırlık verilip dini değerler geri plana atıldı. Yine gerideyiz. Hayata ne sadece dini dersler olmalı diye bakılmalı, ne fen dersleri. İkisi de aynı anda olduğu takdirde gelişir, hem dünyevi anlamda, hem de İslamî olarak daha yukarılarda oluruz. Hani şöyle diyenler var "ben bu dünyayı istemem, bana ahiret yeter" hayır abi geçin bunu. Müslüman dediğin hem dünyada iyi olacak, hem ahiret için çalışacak. Ya onu seç ya öbürünü diye bişey yok yani. İnsanların bu kafadan çıkması gerekiyor. En başta İslam'ı öğretmek ve yayabilmek için bile bu dünyada yükseklerde olmamız gerekiyor. Şu an günümüzdeki "ben kendimi sadece dine adıyayım" bakış açısı asla doğru bir bakış açısı değil o yüzden.
- +1 yıl
@Nightwalk35 Sohbetimize iştirak etme nezaketini gösterdiğin için ve yıkıcı eleştiri yerine yapıcı eleştiri yaptığın için teşekkür ediyorum.. söylediklerin için sana hak veriyorum yani hayatımız boyunca sadece ibadet yapıp, her konuda cahil ve bilgisiz kalmak doğru değil ebette, ancak soruyu soran kişinin o cümlesinin perde arkası manasını açıklarsak onu doğru anlayacağını umuyorum…
Öncelikle “derslerin pratikte bir faydalarının olmaması” konusunu cımbızla çekip onu ayrıca değerlendirip, daha sonra diğer bağdaşık konuları komple değerlendirsek daha doğru olur.. Derslerin pratikte faydalı olmaması cümlesine “genelleme yapılmış” diye bakmak yerine, bakış açımızı değiştirip “lafın gelişi” olarak düşünmemiz daha doğru bir yaklaşım olur.. Okulda öğretilen bilgilerin azımsanmayacak büyük bölümü mezun olduktan sonra (bazı istisnai meslekler hariç) ömür boyu ihtiyacımız olmayacak bilgilerdir, ayrıca okuduğumuz bölümlere girmek için katıldığımız sınavlar ve o bölümlerden mezun olmak için başarmamız gereken bazı alan dışı dersler var. Örneğin; sayısal puanı çok yüksek olan tıp bölümü için bir doktor için ileri düzey matematik ne işe yarar? Hukuk bölümüne girecek olan avukat, savcı ve hakim mesleklerinde için integral ve türev ile ne yapacaklar, psikiyatr olacak biri logaritma veya trigonometri ile ne yapacak? (Neyse...) - +1 yıl
Şimdi diğer karma konuları bir arada değerlendirelim, “””çalıştığı derslerin onu bunaltması, tüm derslerin sadece dünyalık olması ve hepsinin çok anlamsız geliyor olması””” işte tüm bu duygu hallerini birbiriyle bağdaştırırsak ve sonra derin mantıklı bir örneği hayal edersek: Tüm derslerde Rabbimizden bahsedilse, atom yapısından astronomiye kadar ve matematikten kimyaya kadar her konu anlatılırken Allahın yaratma gücünü, hikmetini, nimetini ve lütfunu anlatsalar; eminim soruyu soran kişi tüm dersleri keyifle öğrenmek isteyecek, sıkılmayacak, bunalmayacak, feyiz alacak, hayranlık ve merak konusunda nirvana boyutunda dersleri öğrenme gayreti içinde olacak ve bunu yaparken tıpkı maceraperest gibi heyecan ve şevk içinde olacak, sonrada kızlarsoruyor sitesinde dersler hakkındaki yorumları hem olumlu hem de savunur modunda olacak…
Sadece ibadet ile yaşamımızı geçirip, dünya hayatı için gerekli olan bilgi ve donanımlardan yoksun olmak yanlış tabii ki AMA eğitim sistemimiz o kadar çok dinsizleştirilmiş ki; bir çocuk bilim insanlarını, filozofları, mucitleri, kaşifleri ve nice profesörler ile ordinaryusları gayet iyi biliyor AMA çocuklara öğretilen her bilginin yegane sahibinin Allah olduğunu ve Rabbimizin bize verdiği yetenekler sayesinde her şeyi başardığımızı öğretmiyorlar, Rabbimiz bizi kendi halimize bırakıp terk edecek olsa, insanlığın sonunun geleceğini öğretmiyorlar yeni nesillere? Çöldeki bir akrebin rızkını, okyanusun derinliklerindeki bir istiridyenin rızkını, toprağın altındaki bir köstebeğin rızkını, sokaklarımızdaki güvercinlerin rızkını verenin Rabbimiz olduğunu anlatmak yerine sadece doğa veya daha şirin gözüksün diye tabiat ana diyoruz!
- +1 yıl
Dünyanın var olduğu zamandan beri yapılan tüm matematik, fizik, biyoloji, kimya, astronomi, coğrafi ve mesleki alanlardaki başarıların sahibi olan Allah aynı zamanda insanların sahibidir, onları yoktan var eden ve onlara o zeka ile yetenekleri veren Rabbimizdir, bu ahir zamanda var olan tüm teknolojik zenginliğin öz kaynağı Rabbimizin bize lütufta bulunduğu yeteneklerdir, peki neden çocuklara eğitim verilirken bu husus ihmal ediliyor, neden herkesi ve her şeyi yaratan Rabbimiz sadece bir tanecik din dersine hapsediliyor ve hatta bu din dersleri bile atalarımızdan kalan manevi bir mirastan öte olamayan geleneklermiş gibi anlatılıyor..
Soruyu soran adına yaptığım bu tahmini açıklamalardan yanlış veya eksik olan varsa, kendisi gerekli düzeltmeyi ya da eklemeyi yapar artık...
- +1 yıl
Sen trigonometriyi günlük hayatta kullanmasan bile o konunun zihninde oluşturduğu bakış açısını kullanırsın. Her ders direkt olarak işe yaramasa bile dolaylı olarak işe yarar. Bu açıdan bakmak lazım. O yüzden her ders, her konu dolaylı da olsa işe yarıyor. Sen belki kimyada öğrendiğin atom dizilimlerini günlük hayatta kullanmayacaksın ama mesela herhangi bir nesneye baktığında o atomlarin ne kadar muazzam şekilde yaratıldığını o derslerde ayrıntılarıyla görüp işlediğin için Allah'a olan inancın ve hayretin daha artacak belki. Ben bunları bu açıdan söyledim
- +1 yıl
Evet zaten okullarda dini bilgilerin anlatımının geri plana atıldığından ve bunun yanlış olduğundan bahsetmiştim zaten. Yaptığım ilk yorum da ilk goruslerdeki konuşmalar içindi diye belirtmiştim zaten. Devamında uzun uzun konuşmuşsunuz kendi aranızda. O kısımları okumadım.
- +1 yıl
Öncelikle (izninle) küçük bir düzeltme yapmak istiyorum; atom “kimya bölümüne ait değil fizik bölümü” kapsamındadır..
- +1 yıl
Sen “her bilginin insana zararı yok ama faydası olabilir diyorsun ve ayrıca bilgilerimiz arttıkça Rabbimizin yaratıcılığının mükemmelliğini daha iyi anlarız ve hayranlığımız daha çok artar” diyorsun, düz mantıkla düşünürsek bu dediklerin doğru, ancak Allah her insanı farklı özellikler ve yeteneklerde yarattı, atomun yapısal özelliklerini ve nasıl parçalara ayrıştırıldığını “mahalle bakkalımız, ayakkabı boyacımız, su tesisatçımız ve inşaat işçimiz” bilmezse; toplumsal bir hezeyan mı yaşarız yoksa sosyolojik çöküş mü olur? Her insana temel düzeyde her şey öğretilsin elbette AMA her konuda ileri düzey bilgilerin her insana öğretilmeye çalışılması fıtrata yani Rabbimizin yaratılışına aykırıdır, mesela albert einstein “atomları parçalamayı” başaracak kadar o alanda yetenekliydi ama bu adam “edebiyatı parçalama” yeteneğine sahip olmayabilir yani ona çocukluğunda ısrarla ileri düzey edebiyatı-grameri-dil bilgisini öğretmek için ısrar etmemiz doğru olamaz, ki hem onun hem de başka dahi olan mucitlerin hayat hikayelerini okuyanlar çok iyi bilir yani bu dehalar arasında azımsanmayacak kadar çok sayıda kişi okuldaki notları düşükmüş ve hatta bazılarına öğretmenleri tarafından canımsın damgası vurulmuş! İşte bunun asıl sebebi tek kalıp eğitim sistemleri ve her öğrenciye her konuda ileri düzey bilgileri öğretmeye çalışmak..
- +1 yıl
Başka paralel sorunlarımız da oluyor yani bir çocuğun sayısal yeteneği minimum düzeydeyse; biz ona zorla matematiğin ileri düzeyini öğretmeye çalışarak onun bilgiye karşı içsel fobi geliştirmesine sebep oluyoruz ve aynı zamanda bu zorlama sonucu o çocuğun bir alandaki kronik başarısızlıkları nedeniyle kişisel gelişimi ciddi zararlar görüyor, okuldan sürekli kaçıyor, zorunlu eğitim sonrası okumaya devam etmek istemiyor, böylece nesiller arası toplumsal kadük oluşuyor ve insanların karakterlerindeki bu boşluk ve başarısızlıklar onların ya suç makinesi olmalarına sebep olabiliyor ya da şiddete meyilli bireyler olabiliyorlar, en masum şekilde de ruh hastası oluyorlar, çok mu abarttım? O halde neden psikolog ve özellikle psikiyatr olanlar teşhis/tespit için sürekli “çocukluğuna inmek gerekir” ihtiyacı içindeler!
- +1 yıl
Tüm insanlar aynı zeka, algı, idrak ve ferasete sahip olsaydı; o durumda herkese aynı basmakalıp eğitimin verilmesini makul kabul ederdik, peki madem tüm insanlar aynı zihinsel özelliklere sahip değil, hangi akla hizmet herkese tek bir kalıptan çıkan eğitimleri entegre etmeye çalışıyoruz, sana göre belki “eğitim sistemimiz çok iyi ve hiçbir değişikliğe ihtiyaç yok” ama bence “eğitim sistemimiz tam bir facia” yani benim bir hayalim var, keşke okula yeni başlayanlar için anasınıfından itibaren çocukların yetenekleri, eğilimleri, ilgi alanları, başarabildikleri, fobileri olmayan ve severek yapacakları meslekleri tespit etsek; yetenek testleri, oyunlar, eğlenceler ve deneyler sonucu yapılan gözlemler ile hangi çocuk çok iyi bir doktor-psikiyatr-eczacı olur, hangi çocuk çok iyi mimar-mühendis-müteahhit olur, hangi çocuk çok iyi bir avukat-savcı-hakim olur, hangi çocuk çok iyi bir bilgisayar-bilişim-siber uzmanı olur, hangi çocuk çok iyi bir öğretmen-eğitimci-akademisyen olur, hangi çocuk çok iyi tarım-hayvancılık-çiftçilik konusunda çığır açar, hangi çocuk çok iyi bir bilim insanı olur, işte bu şekilde tüm çocukların genetik kodlarına uygun mesleklere yönlendirilerek, 1. Sınıftan öncesi bir yıl hazırlık yılı olsa ve tüm öğrencilere her konuda “sadece temel bilgiler” öğretilirse, birinci sınıftan itibaren de her meslek için farklı sınıflar oluşturulursa, her öğrenciye meslek grubuna uygun gerekli bilgiler öğretilirse, mesleklere yönelik atölyeler, laboratuvarlar ve simülasyon merkezleri olur, böylece her öğrenci hem yeteneklerine uygun bir meslek için küçük yaştan itibaren donanımlı hale getirilmeye başlanır, hem de çocuğun severek öğretim göreceği ve mesleğini severek yapacağı ve bu kapsamda başarı konusunda çığır açacağı bir eğitim sistemi olur…
- +1 yıl
Eğitim fakültelerinde öğretmen adayı öğrencilere formasyon dersleri verilir, özellikle gelişim psikolojisi ve öğrenme psikolojisi dersleri ÇOK önemlidirler AMA görevi başında olan öğretmenleren o dersleri özümsemiş çok az kişi çıkar ve bu azınlıkta zaten bu saçma eğitim sistemi içinde idealist öğretmenler olarak kendilerine özgün teknik ve yöntemleri tam olarak uygulayıp çocuklara bu formatta eğitim vermeleri imkansız! Formasyon eğitimi alanlar iyi bilirler yani çok güzide örnekler verilir; bir balık tıpkı sincap gibi ağaca tırmanamaz, bir sincap tıpkı balık gibi okyanusun derinliklerinde yüzemez, bir kuş tıpkı köstebek gibi yerin altında toprağı kazarak ilerleyemez ve bir köstebek tıpkı bir kuş gibi gökyüzünde uçarak süzülemez.. İşte Allah tıpkı bu örnekteki gibi her insanı farklı yarattı, her insana farklı zeka ve yetenekler bahşetti, toplum düzeni bu bir yaşam anayasasıdır, aksi halde herkes zengin veya resmi mevki/makam sahibi olsaydı, kanalizasyon işçiliğini kim yapacaktı, su tesisatçılığını, tarım ve hayvancılığı, elektrik ve elektronik işlerini, bilgisayar ve bilişimi, doktorluğu kim yapacaktı, hatta savaş olunca kim asker olup savaşacaktı, Rabbimiz düzenin sağlanması için mükemmel bir yaratılış ile her insanı farklı özellik ve yeteneklerde yaptı ki; toplum düzeni sağlansın, böylece bu doğal görev bölümü ile tıpkı puzzle gibi herkes o toplumun uyumlu parçası olabilsin…
Ancak bizim eğitim sistemimizde bu farklılıklar gözetilmeksizin tüm insanlar aynı KALIPlaşmış eğitime maruz bırakılarak her insana aynı standart eğitimleri veriyoruz, birbirinden farklı ölçülerde (özelliklerde) olan ağaçların (insanların) bir yontma ve tesviye edici makinenin (eğitimin) içinden geçirilerek aynı ölçülere (bilgiye) sahip birer kalas (körelmiş) halde o makineden (eğitimden) çıkıyorlar…
Dipnot: Çok uzun yazıyorum, kusurumu mazur gör lütfen.. Konular çok hassas ve derin olunca, istem dışı yazdıkça yazasım geliyor…
- +1 yıl
Atomu fizik de inceler kimya da :)
- +1 yıl
O kadar şeyin arasında bunu düzeltme gereği duymanız garip geldi açıkçası
- +1 yıl
Bu arada lise düzeyi hiçbir ders ileri düzey olarak anlatılmıyor. Yani normal zekaları herkesin algilayabilecegi düzeyde anlatılıyor zaten. İleri düzey üniversitelerde veriliyor o da hangi alanı seçeceğiniz de kişinin kendisine kalan busey. Yani bu konuda ortada bir sorun yok bence :)
- +1 yıl
Normal zekadaki*herkesin
- +1 yıl
Bu arada ben bana göre eğitim sistemi mükemmel diye bir şey demedim. Soylemedigim şeylerle ilgili algı oluşturup çıkarım yapmazsanız da sevinirim :)
- +1 yıl
Atom ile ilgili özel merakım gereği çok fazla araştırma yaptım ve hiçbir yerde kimya ile bağlantılı bir şeye rastlamadım 🙄 bu arada, özel olarak mesajlaşmadığımız için bazı kişiler bu yazdıklarımızı okursa yanlış bilgi olmasın diye söylemek istedim yani amacım bilgiçlik taslamak değildi asla 🤷🏻♂️
- +1 yıl
Ben lise ve üniversite diye ayırım yapmadım yani her bireyin eğitim hayatı boyunca mezun olup mesleğine başlayana kadar maruz kaldığı eğitim zulmünü kastettim 🙃
- +1 yıl
Dikkat edersen “belki” kelimesi ile hem tahmin yürütüyorum hem de cümlenin genel anlam örgüsü içinde senin adına çıkarım değil sadece olası görüş varsayımı mevcut (yani öyle düşünüyor olabilirsin demek istedim) 🤔
- +1 yıl
“””Sana göre belki “eğitim sistemimiz çok iyi ve hiçbir değişikliğe ihtiyaç yok” ama bence “eğitim sistemimiz tam bir facia”””
- +1 yıl
Sen biraz alıngan ve azıcık evhamlı mısın yoksa bana mı öyle geldi acaba 🙄
- +1 yıl
Bir an sözünü kesiyorum gibi hissettim (özür) susuyorum, cevap haklarını bölmemiş olayım…
- +1 yıl
Periyodik cetveli fizik dersinde mi görüyorsunuz arkadaşım? Bu elementlerle alakalı değil mi? Elementler atomlarla bağlantılı değil mi? Karşılaşmadiysan demek ki bu tarz dersler çok ilgi alanın değil
- +1 yıl
Üniversite diye ayırmamın sebebi sonuçta Üniversiteyi, bölümü insanlar kendisi seçiyor. Kendileri seçtigine göre yapabileceği alanları seçerler öyle değil mi?
- +1 yıl
Alıngan değilim. "Sana göre belki" diye başlanan cümlenin ne anlama geldiğini de hepimiz biliyoruz. Bu benim adıma yorum yapmaktır sonuçta. Her neyse bunu bu kadar uzatmaya gerek yok yani. Ben gayet genel bir şekilde aciklamami yaptım. Gereksiz yere ayrıntılarda boğulup, konuyla alakasız ayrıntıların içine girip de destan yazmanıza gerek yok yani :) iyi akşamlar
- +1 yıl
Ya sen beni yanlış anladın ya da ben kendimi yanlış ifade ettim (Bu arada konu gittikçe dağılıyor)
Fizik ile kimya arasında uçurum yok yani tabii ki bağlantılı olan konular çok, hatta fizik, kimya, biyoloji, matematik arasında da çok bağlantılı konular var, ben atomun fizik alanına girdiğini söylerken, kimya ile hiçbir ilgisi yok demek istemedim, anlatmaya çalıştığım husus; temelde atomlar fizik alanında incelenir, ancak atomlar kimyasal bağ denen bir elektromanyetik etkileşimle birbirlerine bağlanabiliyorlar, atomun doğasını inceleyen bilim dalı fiziktir ama atomlar arasındaki etkileşimlerin değişimini inceleyen bilim dalı kimyadır elbette, (sonuçta atomun özü fiziktir) ayrıca fizik ve kimyanın sınırlarının birbirine girdiği fizikokimya gibi konularda mevcut zaten…
Üniversitelerde tüm bölümlerde “sadece alan dersleri mi” oluyor, ortak kültürel dersleri kastetmiyorum yani o bölümün mesleğini icra ederken hişbir işe yaramayacak dersleri kastediyorum, benim hayalimdeki eğitim sisteminde zaten ortak kültürel ve ortak temel bilgi dersleri ilk öğrenim yıllarında verilmeli ve bu tür derslerden üniversiteye kalan hiçbir ders olmamalı, ayrıca bir öğencinin hangi mesleği yapacağı üniversitede değil, daha erkenden yani zorunlu eğitimin ilk 4 yılında mutlaka belirlenmiş olmalı, sonraki eğitim hayatı sadece mesleğe dayalı eğitimler olmalı…
- +1 yıl
Hem “belki” konusunda hem de alınganlığın ve evhamlı konularında seninle polemiğe girmemek için yorum yapmıycam..
Ancak,
“””Gereksiz yere ayrıntılarda boğulup, konuyla alakasız ayrıntıların içine girip de destan yazmanıza gerek yok”””
Bu kaba ve kırıcı cümlelerinize yönelik yapacağım yorumları anlayışla karşılarsınız umarım; size göre gereksiz olan ayrıntılar “karşıdaki için çok gerekli” görülmüş ki üşenmeden detaylandırılmış.. Konuyla alakası olmadığı söylediğiniz her hususu aslında tek tek hece hece ayıklayarak size alakasını ispatlardım ama artık size bir şeyleri açıklamaya çalışma çabamın beyhude bir çaba olduğunu anladım, son olarak destan nitelemesi yapmanız hiç hoş değildi, eğer biri sizinle sohbet ederken hiç sıkılmadan ve üşenmeden uzun uzun yazıyorsa; ya size verdiği değer verdiği içindir ya da konuşulan konulara değer verdiği içindir; sizi tanımadığıma göre size değer vermemi gerektiren bir durum yok yani bu durumda değer verdiğim konular olduğu aşikardır…
Siz sohbete dahil olmak istediniz, siz baştan beri tatsız bir üslup, soğuk tavırlarla ve gereksiz ciddiyet ile yorumlar yazdınız, ben ise sizi terslemeden olabildiğince nezaket kurallarına uymaya çalışarak, yumuşatarak, alttan alarak, bazen de sempatik tavırlarla yorumlar yazmaya çalıştım ama siz kapanışı da yine baştan beri takındığınız nahoş üslup ile yaptınız, neyse.. Size de iyi akşamlar…
- +1 yıl
Soruyu soran kişiye hitaben; sohbete dahil olan kişi aslında senin yorumun için görüş belirtmişti, ben de bir zamana kadar cevap verirsin diye bekledim ama senin yani işlerin vardır ya da malum okuldan dolayı ders çalışma yoğunluğun vardır diye siteye giremiyorsundur diye düşünerek ben sahiplenmiş oldum yorumunu, sonuçta fikir birliğimiz olan bir konuydu.. Misafir olarak geldi sohbetimize ve ben de ayıp olmasın diye sana yönelik yazacağım yorumları askıya alıp ona (nezaketen) cevaplar yazmayı tercih ettim, sonra da konu sonlanınca onu uğurlamış oldum, şimdi kaldığımız yerden devam ederek sana yönelik yorumlara gönül rahatlığıyla başlayabilirim, sen de işlerini veya derslerini bitirince siteye girip okursun…
- +1 yıl
Aişeye benziyorsun derken; zihinsel yeteneklerini kastettim yani dindarlık (takva) olarak benzemek değil, ki şu anda dini açıdan dönüm noktasındasın doğru tarafa rotanı ayarlarsan aişe annemiz gibi dindar olmaya daha çok olanaklar içinde olursun, sonuçta peygamberler herkese örnek ama peygamberlerin “bazı eşleri de” kadınlara örnektir (mesela Lut ve Nuh peygamberin eşleri hariç)
Ben hem peygamberimizi hem de eşlerini o kadar çok araştırdım ki yani sanki yakından tanıdığım akrabalarımmış gibi epeyce bilgi sahibi oldum onlar hakkında yani o nedenle seni zihin gücü olarak aişe annemize benzettim…
- +1 yıl
Geçmişte dini açıdan yaşadığın hatalarının ve eksiklerinin sana gelecekte pranga olmalarına izin verme! Kurandaki ayetlerde çok açık ve net bir şekilde deniliyor ki; “şirk günahı” dışındaki tüm günahları Allah affedebilir, sadece şirk ile Rabbimizin huzuruna gitmeyelim, onun asla affı olmaz! Sen de kendini sorgula yani şirk içinde olduğun bir durum varsa hemen tövbe et ve Rabbimizin merhametine sığın (ölmediğimiz sürece hiçbir şey için geç değildir)
- +1 yıl
İçsel gerçek huzuru yaşamak istiyorsan yapman gereken şey varoluşsal sebebine uygun yaşamak yani gün içinde sık sık Allahı anmak-zikretmek-tesbih etmek, Kuranda birçok ayet var bu konuda yani “kalpler ancak Allahı zikrederek gerçek huzura kavuşur” diye çok net ifade edilmiş.. Kalbimizi Allah yoktan var etti yani kalbin gerçek huzur kaynağını en bilen yaratıcısından başkası olamaz ama her ne hikmetse huzuru başka yerlerde veya kişilerde arayanlar var…
- +1 yıl
Bir insanın yaşadığı ülke, ailesi, akrabaları ve arkadaşları büyük oranda islamı “sözde” yaşıyorlarsa; o kişi doğal olarak yalnızlaşır, kalabalık içindeki yalnızlık en zor olanıdır derler AMA Rabbinin her zaman onunla birlikte olduğunun farkındaysa, ıssız bir adada bile tek başına olsa yine de yıpratıcı bir yalnızlık yaşamaz, bilakis Rabbinin varlığı ile her koşulda coşku içinde yaşar, yani fıtratına aykırı olarak Allahın rızasını hayatının merkezine koymayan bir toplumun içinde onlar gibi yaşamaktansa, yalnızlaşmayı tercih ederek, Allah beni ne için yoktan var ettiyse o amaca uygun yaşamak uğruna varsın olsun insanlar beni hor görsün ve dışlasın der yani yalnızlaşmayı Rabbine yaklaşmak olarak görür, ki bu da zaten varoluşsal sebebe uygun yaşamaktır.. Böyle bir yaşamı tercih eden kişi için “yalnızlığını yücelterek kendini teselli ediyor” diye eleştirenler var ama bu durum zaten “seçilmiş yalnızlıktır” yani onlar Rabbimizin rızasından uzak yaşam ile nefislerinin kölesi ve şeytanın maşası olduklarının farkında değiller, hani bir söz vardır, cehenneme giden yolda olan kalabalıklar arasında “sosyal” bir birey olmaktansa, cennete giden yolda olan “asosyal” yalnızlardan biri olmayı tercih ederim, bu GEÇİCİ fani dünya yolu elbet bir gün bitecek, ha bu gün ha yıllar sonra ama er ya da geç bitecek (belki bugün ölücem) yani mahşer sonrası sonsuz hayattaki gerçek yaşamımızın nasıl olacağıdır asıl önemli olan…
- +1 yıl
Arkadaşlarımın benim bilgilerimden faydalanmaları gerektiği konusunda teveccüh etmişsin, ben sadece onlarla karşılıklı bazı konularda istişare yapmak istiyorum, bazı konuları onlarla beraber araştırıp öğrenmek, bazı konularda da ben onlardan faydalanmak istiyorum, ilim araştırmalarında farklı bakış açıları çok önemli ve faydalıdır ama işte nafile yani onlar başka alemlerdeler…
- +1 yıl
Ben ÇOK insan tanıdım kitap kurdu olan veya kitap manyağı olan, ancak o insanlar arasında ÇOK az kişi vardı; derin düşünebilen, okuduklarından cevher çıkarabilen, öğrendiklerine bir şeyler katan, bildiklerini düz mantıkla zihnine yerleştirmek yerine sürekli geliştiren kitap okurlarıyla çok nadir karşılaştım, genelde insanlar sindirerek okumuyorlar, okuduklarını düşünmüyorlar, yüzeysel bir okuma oluyor, “bir okyanusun yüzeyinde bir gemi ile seyir halinde olan bir kaşif tüm okyanusu fersah fersah gezerken yaptığı keşifler” İLE “o okyanusu bir denizaltı gemisi ile hem okyanusun yüzeyini hem de dibine kadar derinliklerini gezerek yaptığı keşifler” arasındaki farkı düşünelim…
- +1 yıl
Ben ne zaman çevremdeki insanlara dini konuları anlatmaya çalışsam ve onlar bana karşı duyarsız kalsalar, o zaman aklıma peygamberlerin tebliğ sürecinde yaşadıkları aklıma gelir ve teselli olurum, özellikle de son peygamberimizin de bu konularda kendini kahrettiğinde Rabbimizin ona gönderdiği teselli ayetlerini hatırlarım (çok iyi gelir bana) yani birçok ayet var ve hepsinin anafikri şu: Senin görevin tebliğ, uyarı ve bilgilendirmek, gerisi senin sorumluluğun değil, insanları ıslah etmek ve hidayete erdirmek Rabbinin hükmündedir.. Bu ayetlerden anlaşılan püf nokta şu; insanların düşüncelerini, niyetlerini, amaçlarını ve zihninin özünü sadece Allah bilir, bu bağlamda ıslahı ve hidayeti hak edeni en iyi Rabbimiz bilir ve gereğini yapar zaten.. Bizim yapmamız gereken malum yani örnek aldığımız peygamberler gibi sadece tebliğ yani gerisi Rabbimizin takdiridir…
- +1 yıl
Şirk konusunda benden yardım istemişsin, bu konular çok uzun ve derin, hem ülkemizde hem de diğer müslüman ülkelerde “şirk günahı içinde olduğunun farkında olmayan” milyonlarca insan var, o belgeselleri izledikten sonra şirk konusunu temelde gayet iyi anlayacaksın ama o belgesellerde yer almayan bazı konular da var elbette, özellikle de alimler arasında tartışmalı olan konular! Kafana takılan o ekstra konuları sorarsın bana; benim bildiğim bir konuysa “zihnimden (bildiklerimden) geldiğince açıklamaya çalışırım ama bilmiyorsam da seninle beraber araştırırız ve Rabbimizin yardımıyla doğru olana ulaşırız inşallah..
Belgesellerden açılmayan bir video olursa söylersin sana başka link gönderirim…
- +1 yıl
Bu arada, senin için bir sakıncası yoksa özelden yazışmaya devam edelim.. Malum yani dini konulardan hassas yerlere gidiyoruz, sırf sataşmak için gelen sözde müslümanlar veya ateistler falan gelip tartışma konusu açılır yani gereksiz yere zaman kaybı yaşatırlar bize, ben her zaman iyi niyetli ve saf bir amaçla konuşmak veya tartışmak isteyenlere istedikleri kadar zaman ayırırım ama işte bazı kişilerin asıl amacı doğrulara beraber ulaşmak değil yani sadece sataşmak ve birileri üstünden prim yapmak oluyor ve bunu genelde ateistler yapar…
- +1 yıl
Dinen*
- 23 gü
Konudan bagimsiz sorum var; Namaz ibadetle alakasi olmayan bi adama nasil vaaz yapilabilir ne denilebilir. Bu konu hakkinda bilgi sahibi olmak ve aktarmak istiyorum.
AI Persona’ya Sor
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
4
Cevap
12Cevap
- Eğitim & Kariyer konusunda 499 cevap paylaştı.
18 gü@yolcumisafiri dinlemeye niyeti ve hevesi olmayan hiçkimseye hiçbir şey aktaramazsın. İlla bir şeyler göstermek istiyorsan konuşarak değil kendi ahlakınla dikkat çekerek gönülleri fethedebilirsin. Söylemlerin pek bir anlamı olmuyor
00 Yorumla
+1 yılKeşke çoğunluk böyle olsa ama maalesef ki kendi işini yapmadığın sürece az imkan var
01 Yorumla
Soran+1 yılMaalesef. Ben de bu günlerde bunu düşünmekteyim.
+1 yılBence dine aykırı olmadığı sürece her işte çalışabilirsiniz. Benim okulumda vardı çarşaflı ve peçeli öğrenciler.
00 Yorumla
Gizli Üye(45 üstü)+1 yılBenim çalıştığım yer özel sektör ve hem çarşaflı hem de peçeli kadınlar var. Holding kuruluşu ve birçok şehirde hem fabrikaları hem de ürün tanıtım şubeleri var.
01 Yorumla
Cevap sahibi+1 yıl***Ürün tanıtım ve satış şubeleri***
Çocuk gelişimi ilahiyat okuyabilir. Anaokullarında çalışabilir
00 Yorumla
Gizli Üye(36-45)+1 yılöncelikle kızlar okumaz günah.. sonralıkla da kızlar çalışmaz çok günah..
00 Yorumla
Gizli Üye(18-24)+1 yılİstediğini okur? Kapalıların yasaklı olduğu çağı geçtik.
00 Yorumla
+1 yılÖyle biri neden çalışıyor ki
03 Yorumla- +1 yıl
Evde kalması daha doğru?
Soran+1 yılAile baskısı, para ihtiyacı vs.
- +1 yıl
Erkek yok mu ailede size göre onların çalışması gerekmiyor mu
Herkes her işi yapabilir
00 Yorumla- Eğitim & Kariyer konusunda 754 cevap paylaştı.
+1 yılHer bölümü okuyabilir
00 Yorumla İnternetten kazanabilir
02 Yorumla
Soran+1 yılMesela ne gibi bir iş olabilir? Ben internetten araştırıyorum bulamıyorum
Soran+1 yılXper puanım düşük olduğu için mesaj atamıyorum
+1 yılİlahiyat
00 YorumlaHocalık yapabilir bayanlar için olandan
00 Yorumla
Gizli Üye(25-29)+1 yılOnu ehli sünnet hoca efendine sorman lazım
00 Yorumla
Gizli Üye(30-35)+1 yılGassal
00 Yorumla
+1 yılİlahiyat
00 Yorumla
Devamını Gör(1)
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
Ana Sayfa > Eğitim & Kariyer > Sorular > Çarşaflı ve peçeli biri hangi işlerde çalışabilir? Üniversitede hangi bölümleri okuyabilir?
"{0}" için yorum yaz
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer