Siz olsanız öğrencime kaç artı verirdiniz?

Öğrencilerimden hikaye yazmalarını istedim. Yazan herkese 1 artı, iyi yazanlara 2 artı, çok beğendiklerime 4 artı vericektim. Konu dürüstlüktü. 6. sınıflar. Herkesten çooooook daha farklı yazan bir kız çıktı. Yani normal olrk herkes kaybolan makas, inci taç, inci kolye gibi şeyler yazmıştı. Peki siz buna kaç artı verirdiniz (devamı güncellemede yer yetmedi)

"Az sonra dünyasını başına yıkacak bir haber alacaını bilemezdi Ahmet. Taşlık yolda bir başına kafasında binbir türlü düşünceyle yürümeye devam ediyor, Buğra'nın neden hemen ortadan kaybolduğunu düşünüyordu. Yanından geçtiği küçük sokak çeşmesinin taşına oturdu. Kız kardeşi Nazlı'nın düğününde olmuştu her şey. Buğra ve babası Erol Bey'in bir köşede konuştuklarını görmüştü. Buğra çok daha sonra konuşmalarını bitirmiş ve Ahmet'in yanına gelmişti. Oldukça gergin, telaşlı ve endişeli görünüyordu. Ahmet ne olduğunu sorduysa da cevap alamamıştı. Biraz daha konuştuktan sonra Buğra uzunca kızıl saçları olan bir adamın yanına gitti. Kızıl saçlı adam önden gitmiş, daha sonra da Buğra alelacele düğünü terk etmişti. Bütün bunlar Buğra'nın en yakın arkadaşı Ahmet'in gözüne çarpmıştı elbette. Ahmet bunları düşüne dursun eniştesi Kemal'in koşarak ona doğru geldiğini gördü. Telaşla "Ahmet koş. Kayınbabam aniden fenalaşmış, Hastaneye kaldırmışlar. Koş" dedi Kemal. Ahmet ne diyeceğini bilemedi. Orada donup kalmıştı adeta. Nitekim az sonra kalkıp uçarcasına hastaneye koştu. Babasını yoğun bakıma almışlardı. Doktorlar Ahmet'in babasını görmesine izin vermemişlerdi. Ahmette çaresiz bir şekilde Buğra'nın yanına gitmişti. Bir kaç gün sonra babası ölmüş olan Ahmet iyice yıkılmıştı. Üstelik Buğra'daki tuhaflıkta dikkatini çekmiyor değildi. Fakat ura hiçbir şey söylemiyor, ısrarla kendindeki bu tuhaflığı inkar ediyordu.

Ahmet gece yarısı hava almak için dışarı çıkmıştı. Fakat aniden önünü simsiyah bir araba kesmiş, içindende uzun kızıl saçları olan bir adam çıkmıştı. Ahmet'in gözü bu adamı biryerlerden ısırıyordu. Hafuzasubu biraz daha zorladı ve bu adamı kız kardeşinin düğününde gördüğü aklına geldi. Adamın görnüşünden hiç hoşlanmamıştı. Kızıl saçlı adam daha fazla bekletmeden konuya girdi. "Babanı kim öldürdü hiç düşündün mü?" diye sordu adam sırıtarak. Ahmet'in kafası karışmıştı.

"Ne demeye çalışıyorsun? Babam öldürülmedi, öldü."

Güncellemeler
+1 yıl
"Sen öyle sanmaya devam et. En yakın arkadaşın, dostun... Hiç şüphelendin mi ondan?" Ahmet adama boş gözlerle bakmaya devam etti. "Ama neden şüphelenesin ki? Benimkide soru." adam sırıtarak devam etti. "Belkide herşeyi o yapmıştır ha? Ne dersin?"

"Ne saçmalıyorsun?" dedi sinirle Ahmet.

"Diyorum ki babanı Buğra öldürdü. Zehirleyerek hemde. Ahmet'in kan beynine sıçramıştı adeta. O anki hışımla inanıvermişti bu ne idüğü belirsiz adama. Buğra'nın son zamanlardaki tavrıda şüphesini daha da arttırıyo
Güncellemeler
+1 yıl
du. Koşarak Buğra'nın evine gidip, kapısına dayandı. Hızlı hızlı vurdu kapıya. Az sonra Buğra şaşkın bakışlarla dışarı çıkmıştı.

"Hiç mi utanmadın lan? Sana kaç kere n' olduğunu sordum. Ulan bir kere de dürüst olup anlatmadın." Buğra şaşkın bakışlarla konuştu. "Ahmet Allah aşkına neyden bahsediyorsun? é "Utanmadan anlamazlıktan geliyorsun ha? Babamı diyorum."

"Ne olmuş Erol Bey'e?" Ahmet hınçla bağırdı. "Sen öldürdün onu! Sen!".

"S-sen neyden bahsediyorsun Allah aşkına?"

"Yalvarıyorum inkar
Siz olsanız öğrencime kaç artı verirdiniz?
Cevapla