Önceden ben de emir almak istemem diyordum. Kova burcuyum, özgürlüğe son derece düşkünüm. Ama yaş ilerledikçe düşüncelerim değişti, bazı konular için fedakarlık yapabilirim, tek ben almayacağım sonuçta. Benimle çalışanlar da alacak. Doktorlar bile emir alıyor. Hastane yöneticisi doktora "hastalara iyi davranın." diyebilir. Doktor diyemez ki kimliğini çıkarıp "ben doktorum, sen bana emir veremezsin." diyemez yani. Bu her yerde böyle. Çalışacaksan mecbur emir alıyorsun.
Yaş ilerleyince... derken. Daha 20 yaşındasın. Elbette emir alınabilir. Hayatın kuralı bu. İşlerin olsa yine de emir alırsın. Müşterilerden, is ortaklarından hiç biri olmazsa karından, kocandandan...:)
Eldivenleri mühendisin ayağına fırlatıp haddinizi aşmayın diyerek işi terketmisligim var. Pozisyonu ne olursa olsun herkes üslubunu bilecek. Ses tonunu iyi ayarlayacak. Bir işte çalışan her insan pozisyonu ne olursa olsun o iş için eş derecede önemli. Hatta emekçiler daha önemli. Az paraya çok iş yapan onlar. Değerleri bilinmeli , ona göre davranılmalı. Bunu yapan üst sınıf insanlar o emekçi insanlara muhtaç olduklarını farkında değiller. Hadi benim maddiyata ihtiyacım yoktu , ev geçindirmekle yükümlü değildim ve kendimi özgürce savundum. Peki eve ekmek götürmek zorunda olanlar ne yapsın. Gururlarini hiçe sayarak çalışmak zorunda kalıyorlar. El insaf ya.
Emir verilmesini sevmiyorum. Benim bir işi güzel ve istekli bir şekilde yapmam için güzelce söylenmesi gerekiyor ancak aşırı ciddi bir şekilde emrivaki konuşulunca benim o isteğim kaçıyor.
Vasıfsız biri olarak emir demeyelim. Daha çok yapılması gereken işler diyelim. Bir müdür gelip bana "Şunu alabilirmisiniz?" Dediğinde bende "Banane kendin al!" diyemeyeceğim için "Hemen ilgileniyorum" demek daha doğru cevap olacaktır. İş hayatı sonuçta. Oraya kimse babasının keyfine gitmiyor. Herkes hayatını idame ettirebilmek ve para kazanabilmek için çalışıyor...