11. sınıfta farklı bir sınıftaydım. Fakat müdür yardımcımız, özel bir sebep yüzünden sınıfımızı dağıttı ve biz farklı farklı sınıflara düştük. Ben, bizim sınıftan 4 kişiyle beraber 12/B sınıfına düştüm. İlk sınıfa girdiğim zaman, boş bulduğum yere oturdum. Önümde oturan kızlarla tanıştım. Daha sonra ise tüm sınıfla, çok sevmiştim onları. Çok iyilerdi (!) çünkü.
Aradan 1 ay geçti. Ben bu sene utangaçlığımı yenip, derse katılmaya başladım. Bu benim için çok iyi oldu. Öğretmenlerim benim derslere olan ilgimi farkettiler. Sürekli bana "Aferin" falan diyorlardı. En çok Edebiyat öğretmenimizden övgüler alıyordum. Derse katılımım çok iyi olduğu için bana "Sınıfın yıldızı" diyordu. Hatta ben bir keresinde okul nöbetçisiyken bizim son 2 saatimiz Edebiyattı, ve sınıf defterini almak için gittiğimde o hoca bana "Yokluğun seni özletiyor" demişti. Derken sınıf bana yavaş yavaş bana düşman olmaya başladı. İlk başta düşmanlıklarını pek belli etmiyorlardı, ama ben anlamıştım...
Aralık ayında kendimi tükenmiş hissetmeye başladım. Ayrıca ben de panik atak da vardı. Artık derslere katılamıyor ve eve gidince ders çalışmak istemiyordum, çünkü çok çabuk yoruluyor ve tükeniyordum. Bir gün eve gittiğimde "Ben çok başarısızım" diyerek ağladım. Babam psikiyatriye gitmek için randevu aldı. Pazartesi günü psikiyatriye gittik. Kanımda B vitamini eksik çıktı, doktor bunun için iğne, panik atak için ise hap verdi. Benim doktora gittiğim gün Edebiyat dersinde hoca, yeni bir konu işlemiş. Tabi ben o gün gitmediğim için kaçırdım. Perşembe günü son 2 saatimiz Edebiyattı, hoca Pazartesi günü işlediği konuyla ilgili bir etkinlik yaptırdı. Sınıftan başka bir kız derse katılınca, hoca ona "Aferin, bugün bir yıldız gibi parladın" dedi. Arkadan bir arkadaş beni işaret ederek, "Hocam, sınıfın en iyisi o değil miydi?", diğer arkadaş "Onun yıldızı söndü artık, o çok başarısız" dedi. Çok sinirlenmiştim. Benim en başarılı olduğum dersten 50 bile alamayanlar, benimle dalga geçiyorlardı.
Kendi bahçesine dal olamayanın biri girmiş benim bahçeme ağaçlık taslıyor.
Eve ağlayarak gittim. Annem neden ağladığımı sorunca kullandığım haptandır diyerek geçiştirdim. Annem evden çıktığında başka sınıftan arkadaşımı aradım. Ona olayı anlatarak ağladım. Ertesi gün ise hocayla konuştum. Bana "Takma" dedi, ama takmamak elde değildi... Kendimi boşlukta gibi hissediyordum, en çok desteğe ihtiyaç duyduğum zaman beni sırtımdan bıçaklıyorlardı.

İlerleyen günlerde, sınıfımızdakiler benim panik atak olduğumu sınıf öğretmenimizle konuşurken duymuşlar. Bu sefer de bununla dalga geçmeye başladılar. Hoca benden kalemimi ödünç almıştı. Ve, kalemi bana geri vermesi için sınıfımızdaki bir kıza vermiş. Kız kalemi ucundan tutarak getirdi, ve bana "Al, senden bana hastalık bulaşır" dedi. Ama bu bulaşıcı bir hastalık değildi ki? Ben onlara hiçbir şey yapmamıştım. Hiç kimseye bir zararım yoktu. Pozitif, gülmeyi seven bir insan olduğum için de rahatsız oluyorlardı. Benden nefret ettikleri için mutlu olmam onlara batıyordu. Gülmek ve mutlu olmak kötü birşey değil ki. Neden bunu sorun ediyorlar bilmiyorum.
Notlarım sınıfa göre çok çok yüksekti. Onlar 10-20 alırken, ben 85-90 alıyordum. Bu onları rahatsız etmişti. Benimle dalga geçen kızlar, sınavdan önce bana "Canım arkadaşım kopya verir misin?" diyorlardı. Onlar da benim kopya vermeyeceğimi bildikleri halde sürekli ısrar ediyorlardı. Sınavlardan sonra kopya vermediğim için beni tehdit ediyor, "En ufak açığında seni mahfedeceğiz, sen artık bu sınıftan değilsin." gibisinden şeyler söylüyorlardı. Bu yaptıkları resmen ZORBALIKTI!
Ben hiçbir şey yapmadığım halde keni sınıfımda dışlanıyordum. Fakat diğer sınıflar böyle değildi. A, C, D, E, F... Her sınıftan en az 1 tane arkadaşım vardı. Kendi sınıfım olmadığı halde diğer sınıflarla çok iyi anlaşıyordum. Çünkü onlar da benim gibiydiler. Bu yüzden her tenefüs onların yanına giderek onlarla beraber ders çalışıyor, onlarla dertleşiyordum. Sınıfta olanları öğretmenlerle konuştum, bana şikayet dilekçesi yazabileceğimi söylediler. Ben ise dönem bittiği için onları affettim. Büyüklük bende kalsın, ben merhametli affetmeyi seven bir insanım. Ama bir daha ki sefere asla affetmeyeceğim...
Okuduğunuz için teşekkür ederim...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar