Şüpesiz ki sayfanın en çok sorulan “Sizce nasılım?” sorusundan sonra en çok sorulanlardan “Nasıl Ders Çalışmalıyım?” listenin başlarında yer almakta. Bunun için ne yapmanız gerektiğini bir yerde toplamak için böyle bir girişimde bulundum. Umarım faydasını görürsünüz.
Şu zamana kadar üniversiteyi kazanmış/kazanmamış insanları toplasak, anket yapsak ve “başaranlar nasıl başarılı oluyor?/başarısız olanlar neden başaramıyor?” konusuna odaklansak çıkacak tek bir cevap olurdu: Motivasyon. Evet ders çalışmada en önemli faktör motivasyon. Nedir bu motivasyon yenilir mi içilir mi?

Şimdi bir futbol karşılaşmasını izleyin orada ev sahibi ekibinin enerjisi bitmek bilmezken, misafir taraf yorgunluktan kırılır. İşte ev sahibini ayakta tutan güç tarafların sürekli desteği sonucu gelen motivasyon. Şimdi “ne alakası var arkamızdan sürekli biri desteklese biz de motive oluruz” dediğinizi duyar gibi oldum. Haklsınız da. Fakat burada dikkat çektiğim nokta her uğraşın ayrı bir motivasyonu vardır. İnsanoğlunun yaptığı en kötü işlerde bile “çalışanlar nasıl çalışıyor aklım almıyor?” sorduğumuzda karşımıza para motivasyonu geliyor. Bir ay gecikmeli aylık alan yerlerde hizmetlerin ne kadar aksadığını görüyorsunuz. Sanırım ne demek istediğimi anladığınıza göre bunu sınavlara çalışırken nasıl yaparız ona geçelim.
1) Rakibinizi iyi tanıyın
Rakip derken sıra arkadaşından falan bahsetmiyorum. Bildiğiniz derslerden bahsediyorum. Şöyle; Ders çalışmadan önce “benim için anlam ifade etmeyen bir derssin. Fakat köprüyü geçmem için sana katlanmam lazım” felsefesiyle ders çalışmalısınız. Çalışırken bunu düşünerek çalıştığınızda o dersle aranızda kavga başlayacaktır. Kavgayı kazanıncaya kadar mücadele edin. Kavga sonunda yapmış olduğunuz kaslar (bilgi birikimi) sizi hedefinize götürdüğünde o derse “artık seviyem bile değilsin” demiş olacaksınız.

2) Bir şeyi 40 defa okuyarak motive edin.
Bunu da hemen açalım. Bizim beynimiz dışarıdan telkin edildiğinde hemen kandırılan bir organizma. Yani biri size 40 defa süpersin dediği zaman ister istemez “ben bunu biliyorum süperim” şeklinde bir his oluşabiliyor. Tabii sürekli size bunu diyecek kimse olmadığı için siz bunu eve asacağınız yapışkanlı kağıt (post it) gibi şeylerle yapıyorsunuz. Mesela tıp mı istiyorsunuz size olan eleştirilere aldırmadan kapınıza “Dr. KaravazovSoylusu'nun odasıdır. Rahatsız etmeyiniz!” yazabilirsiniz. Duvarlara aynı şekilde “tıp kazanmak dünyanın en kolay işi sadece düzenli çalış” gibi şeyler yazarak kendinizi telkin edebilirsiniz.
“Motivasyon yakıt olarak amaç depolar vizyonla yola çıkar ve eylemle kendini gerçekleştirir.” Pat Mesiti
3) Ortam şartlarının iyi ayarlanması.
Artık çok görmesek de bir zamanlar “evde ders çalışamıyorum, bir türlü ilham gelmiyor” bahanelerini duyardık. Bu tür durumlarda ışık hızının yarısıyla evinizi terk edin, başka bir çalışma ortamına geçin. Mesela hani o hiç gitmediğiniz halk kütüphanesi çalışmak için en güzel yerlerden biri. Oraya kadar ağır çantayla gittiğinizde “buraya kadar taşıdık bari işe yarasın” mantığıyla ister istemez çalışıyorsunuz. Özellikle orada ders çalışan insanları görünce “elin oğlu/kızı çalışıyor ben de bakayım az” diyebiliyorsunuz. Kısacası değişiklik iyidir, insanın içini açar.
“Dünyanın düşleyenlere de ihtiyacı var, yapanlara da. Ama düşlediğini yapanlara daha çok ihtiyacı var… "
S. Breathnach
4) İlham veren şeylerle haşır neşir olun.
Bir zamanlar bir tanıdığım vardı. Deneme sınavlarında bulunduğu ilde sürekli 3. olurmuş. Daha sonra “Will Smith-Umudunu Kaybetme” filmini izledikten sonra hep birinciliğe oynayarak istediği Ankara-Hukuk'u rahat bir şekilde kazanmış. Bir film insanı bu şekilde motive edebiliyorsa, siz daha iyisini yaparak film, kitap gibi şeyleri en bunaldığınız yerde okuyup, izleyebilirsiniz. Bu şekilde size taze kan gelmiş olacak.
5) İstediğiniz bölümün fragmanını izleyin.
“Film mi izliyoruz ne bölümün fragramanı?” diyenler için açıklayayım. Artık teknoloji çağındayız. Neredeyse her ilde her bölüm var. Şimdi facebook gibi sosyal medyalardan bulunduğunuz ilin facebook grubunu arıyorsunuz ve oradaki üyelerden birine rica ediyorsunuz. “Ben sizin okuduğunuz bölümü çok istiyorum. Bir kere dersinize gelebilir miyim? En azından öğrenciliği nasıl oluyor bu konuları konuşsak olur mu?” dediğinizde sizi geri çevirecek kimse olmayacaktır diye düşünüyorum. Tabii konuyu istismar etmeyin. Mümkün mertebe hemcinsinizle bu işi halledin. Malum devir kötü ve mesaj attığınız kimse sizi yanlış anlayabilir. Bu şekilde okuyacağınız bölümün fragmanını izlemiş olursunuz.

Evet arkadaşlar az çok pek beceremesek de gerekli motivasyon nasıl kazanılır anlatmaya çalıştım. Yukarıda anlattıklarım biraz sınava girenlere yönelik olmuş ama sınava girmeyen arkadaşlar için; bunları kendinize göre uyarlayabilirsiniz. Pekala'da çalışır. Burada bahsettiğim motivasyon konusunda hiçbir fikre sahip olmayan, ya da ne yaparsam yapayım olmuyor diyenler için. Yoksa her insan farklı şekillerde gerekli motivasyonu yakalayabilir. Kimisi bir saat koşu yaptıktan sonra, kimisi duş aldıktan sonra.
Bir kişinin bile ders çalışmasına ufak bir katkıda bulunmuşsam hedefime ulaşmışım demektir. Sizi eleştirenler olacaktır. Hatta çalışmanızı engellemek isteyenler bile olacaktır. Bir çokları anlamayacaktır bu mücadelinizi. Siz sadece size gereken şeyi yapın. İstediğiniz yeri kazanamazsanız bile kimse size "mücadele etmedi" cümlesini kurma hakkını vermemek için çalışın. Unutmayın "başarı merdivenleri koşarak değil yürüyerek çıkarız."
Sevgiyle kalın. Başarılar.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar