Dil Canlıdır Onu Kalıba Sokmak Anlamsızdır

Dil ve Değişim


Bizim ülkemizde anlamadığım ve hiçbir zamanda anlayamayacağım bir şey var. Kelime ayrımı ve düşmanlığı yapmak ve her kelimeye Türkçe bir karşılık bulmaya çabalamak. Bu konuda yapılan yanlışları yazmak istiyorum.


Dil Canlıdır Onu Kalıba Sokmak  Anlamsızdır



“Bir milleti bozmanın yolu, onların dilini bozmaktan geçer.” (Muhammed İkbal)



Kelime Ayrımı Yapmak Dili Fakirleştirir


Bunu sıradan bir insandan duymadım. Duyduğum kişi kariyerinde çok ileride bir insan olur. Buna karşın, kariyer başkadır gerçekçi olmak başkadır. Bizdeki dil bilimciler yıllardır dildeki hem Türkçesi hem de yabancı kökenli olan kelimelere karşı düşmanlık beslediler.


Kelimeyi atıp zoraki sözcük kullandırtmaya çalıştılar. Mühimi silip hep önemli demeye zorladılar. Oysa anlayamadılar ki bu aslında öze dönüş değil de öze yabancılaşma, geçmişinden kopmak! Halk benimsedikten sonra sözcükte densin kelimede ne fark var ki ? Artık o kelimelerde bizim olmamış mı ? Bana sorarsanız eş anlamlı kelime vardır ama eş kelime yoktur. Olasılık her zaman ihtimalin yerini tutmaz. Eş anlamının eş olması o kelimeyi diğerine eş yapmaz. Gelin şiirlerde bunu görelim.


Hakkınız var, güzel değildir ihtimal,
Mübalâğa sanatı kadar, (Orhan Veli)


Türkçenin Türkçesi(!) ne bakalım şimdi de


Payınız var, güzel değildir olasılık,
Abartma yeteneği büyüklüğünde,


-Ne şiir kaldı ortada ne de bana yakınlık üsteki ne kadar yakınsa alttaki bir o kadar uzak.


Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine bu hasret bizim (Nazım Hikmet)


Yaşamak bir ağaç gibi tek ve özgür
Ve bir orman gibi kardeşçesine bu özlem bizim


-Ses düzeni kayboldu. Estetik uçtu gitti.


Sırf sanat değil ama bilimde de bu böyledir. Fizikte iki birim vardır. Sürat ve hız oysa zamanında sürat dilden atılmaya çalışılmıştı. Atılsa ne olacaktı zenginleşecek miydik ? Speed ve Velocity nin ayrımını tek hız kelimesiyle nasıl ifade edeceğiz ? Yoksa onu da Ekoloji ve Environmental Science kelimelerine yaptığımız gibi çevre bilimi diye teke mi indirgeyecektik ? İyi de aynı şeyler değil ki arada fark var lütfen !



Mutlaka ikisinden birini kullanmak zorunda değiliz. Birine mahkum değiliz. Hepsi bizim! Hepsi bizim zenginliğimiz!


Ben Türkçe kelimeler türetilmesine karşı değilim. Hatta keşke Türkler bilimde ileri olsa da bu kelimeleri ilk biz bulsaydık tüm dünyaya bizden yayılsaydı. Ancak işler öyle olmadı. O zaman hayalciliği bırakıp gerçekçi davranalım.


Kökeni Değil Toplumdaki Kullanımı Önemlidir


Bir kelimenin ölüp ölmediğine devlet karar veremez. Ancak halk karar verebilir. Kullanılmıyorsa ölmüştür kullanıyorsa halen canlıdır. Bu açıdan bakınca halka yukarıdaki gibi Türkçe kelimeleri dayatmak ne kadar saçma ise yabancı kaynaklı olanları dayatmak da o kadar saçmadır. Adil olalım.




Büyük yerine günlük hayatta big demene gerek yok. Halk benimsememiş. Ya da uyurgezer yerine sairfilmenam. Ölmüş o kelime artık zorlama geri gelmez gelmesinde zaten. Dinamik süreçte kullanışlı olan hayatta kalır ölen gider. Doğal olanda budur. Bir kelimeyi yeniden diriltmeye çabalamak veya öldürmek dilin doğasına aykırıdır. Bu süreçler zamanla kendiliğinden olur zaten.


Saçma Sapan Kelime Uydurarak Dili Rezil Etme


Burada ben Atatürk'ü tebrik etmek istiyorum. Gerçekten matematik ve geometri alanında türetilen Türkçe kelimeler çok başarılı bunların büyük bir kısmı ilk olarak Atatürk'ün yazdığı geometri kitabında yer almıştı. Kitapla ilgili bir sözü



Açı, artı, eksi, bölü, denklem, çıkarma, toplama vs vs gibi


Birkaç tutmayan kelime var ancak genel olarak %90 civarında türetme başarısı var. Bu oldukça iyi bir oran. Ancak birde bugün TDK nın yaptıklarına bakalım. Bugün dediğime bakmayın kaç yıldır böyleler. . .


Kalem=Yazgaç


Lokanta=Otlangaç


Otobüs=Çok Oturgaçlı Götürgeç


Komik değil mi :D Sanırım biz gülelim diye türetiyorlar.


İnsan Nasıl Değişirse Dilde Değişir


Dil elbette değişecek. Bu değişimin nedeni de kültürsel ve medeniyetsel değişimlerdir. Farklı toplumlarla etkileşmek dilde bir değişim meydana getirir. Yeni buluşlarda öyle. Ancak burada da dile getirmek istediğim bir görüşüm var.



Bilgisayar örneğini ele alalım. Bu çok başarılı bir türetme çünkü ülkemizde bilgisayarlar yaygınlaşmadan önce bu kelime türetildi ve halkın kullanımına sunuldu. Bizde severek kullandık. Dilimizin gelişimine katkıda bulundu :)


Ancak öz çekim selfie için öyle değil. Tüm dünya da bu akım selfie adıyla ortaya çıktı. Bizim ülkemizde de böyle bilindi. Sonra bu özçekim kelimesi çıktı. Kullanan var mı ? Ben göremiyorum.


Kısaca bir kelime türetilecekse bunu yapan kişiler dünyayı iyi takip etmeliler. Yoksa halk bir şeyi benimsemişken diğerini dayatmak bir işe yaramaz. Ancak boş vakit kaybı olur.


Bu arada incelemenizi istediğim ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir link var. Link


Şimdi bakıyorum. Bunu çeviren kişi çok kültürlü bir insan profesör. Oraya bir kız yorum atmış. Diyebileceğim tek şey var. Eğitim başkadır öğretim başka . . Eğer İstiklal Marşı yerine şu profesör kelimesine bir çeviri bulup yaygınlaştırabilselerdi keşke biz de en azından yazımını karıştıramayacağımız bir kelimeyi kullanmış olurduk :) Sınavlarda da karşılaşmazdık :)



~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Görüşlerinizi bekliyorum. Özellikle dillerin kökenine meraklı gördüğüm bir kaç kişi var.


Saygılarımla,


ρ-Yαłηızłıк

Dil Canlıdır Onu Kalıba Sokmak Anlamsızdır
Cevapla