Sohbet 4 gü

İş Hayatı Bir Satranç Tahtasıdır: Piyon mu Olacaksın, Şah mı?

İş Hayatı Bir Satranç Tahtasıdır: Piyon mu Olacaksın, Şah mı?

İş hayatı bir satranç tahtası gibidir; ya hamleni yaparsın ya da bir başkasının oyununda piyon olursun.

Neler Gördüm, Neler Yaşadım?


Adaletsizliğin Kitabını Yazdılar:
En çok teri dökenin değil, en iyi 'oynayanın' kazandığına defalarca şahit oldum. Emeğimin çalındığı, başkasına mal edildiği o anları yaşadım. O zamanlar içime bir ateş düşüyordu, "Neden?" diye ise diyordum. Ama öğrendim ki; sadece sizin enerjinizi tüketiyor.

Görünmez Olmayı Değil, Görünür Olmayı Öğrendim
Artık sadece çalışmak yetmiyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak, emeğini doğru şekilde ifade etmek gerekiyor. Çünkü kimse sizin ne kadar yorulduğunuzu tahmin etmiyor; siz söylemezseniz, kimse duymuyor.


Her Sessizlik Bir Kayıptır
Eskiden “susayım, sorun çıkmasın” derdim. Ama öğrendim ki bazen en büyük sorun, hiç konuşmamaktır. Kendi hakkını savunmamak, başkalarına alan açmaktır.


Piyon Olmayı Kabul Etmek Bir Seçimdir
Kimse sizi zorla piyon yapmaz; ama sınır çizmeyi bilmezseniz, oyun sizin dışınızda oynanır. Ve bir gün geriye dönüp baktığınızda, hep “keşke”lerle dolu bir tablo kalır.


Ama oyun değiştirilebilir.
Kurallar sabit değil. Cesaret eden, hamle yapan, gerektiğinde “ben buradayım” diyen herkes tahtada yerini yeniden belirleyebilir.

İçimde bir yerlerde hep aynı kırgınlık kaldı
Haksızlık yapıldığında sadece iş değil, insanın içi de kırılıyor. Güvenin sarsılıyor, hevesin eksiliyor, motivasyonun yavaş yavaş sessizce çekiliyor. Ve en acısı da şu: buna alışmaya başlıyorsun.


Kendime en çok kızdığım yer burasıydı
“Neden daha önce konuşmadım? Neden daha net durmadım?”
Çünkü ben iyi niyetin her yerde değer göreceğini sanmıştım. Meğer bazı yerlerde iyi niyet, zayıflık gibi görülüyormuş.

Dünya gerçekten bazen adil değil gibi hissettirir. Sen ne kadar düzgün yaparsan yap, birileri zaten seni “öyle görmek” istiyorsa, küçük bir şeyi büyütür. Bu senin hatan olduğu anlamına gelmez; çoğu zaman bakış açısı ve önyargı meselesidir.


Mesela sen odayı düzenliyorsun ama biri zaten “dağınık” görmeye odaklandıysa, en düzenli hali bile gözüne batabilir. Çünkü mesele oda değil, algı.


Ama şunu da unutma:
Her yoruma cevap vermek zorunda değilsin. Bazen en güçlü cevap, aynı düzeni korumaya devam etmektir. Çünkü tutarlılık zamanla en net gerçeği gösterir.

“İnsanı en çok yoran şey emek vermek değil, emeğinin görülmemesi. Ne yaparsan yap, bazı gözler zaten görmek istediğini görür…”

İş Hayatı Bir Satranç Tahtasıdır: Piyon mu Olacaksın, Şah mı?
Cevapla