Selamlar... Kime sorsam işinde mutsuz. Hemşire, doktor, cerrah, savcı, hakim, avukat, öğretmen, mühendis, işletmeci, sigortacı, arşivci, biyolog, ev hanımı vs... Hepsi ama hepsi işini sevmiyor. Oysa çoğunluğu severek ve bilerek o işi seçmiş kişilerde aynı zamanda...

Ama büyük hayaller besleyip sonra umduğunu bulamayınca haliyle de umutlar yerini hüsrana bırakıyor. Tıpkı Mecnun'un Leyla'ya kavuştuğunda "kız ben bu tipe mi bakmışım" dediği gibi. Yani hayaller ve hayatlar bir olmayınca denge şaşıyor ve kaz ayağına oturuyoruz. Ve son dönemlerde de iş olanağı arttı, piyasa büyüdü. "Ayy Hüso ben aslında mimar olacaktım da bankacı oldum. Bi yandan da diğer hayalimde kimyacı olmak vardı" diyen tipler çoğaldı. Zira eskiden öğretmen, doktor ve avukat dışında meslekler bilinmez "örtmenim ben tohtor olacam böyyünce" denirdi. Basitti. Üç seçenek vardı. Şimdi binlercesi...
Eee haliyle de meslek beğenmeme hastalığı çoğaldı. Kimsede sabır denen şey kalmadı. Piyasada emek, liyakat yerine torpil ve iş bilmezlikte artınca halkın tahammül seviyesi iyice düştü. Ve insanlar artık yaptıkları işlerden zevk almayı bırakıp sadece para kazanmak için bir yerlerde çalışmaya başlar hale geldi. İş olanağı çok ama çalışma saatlerinin de fazlalığı, tatil azlığının da cabası derken derken bu hale geldik.
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer