Aslında kafamda tasarladığım bir seneryo var, ailesini öldürüldükten sonra Assasin olarak yetiştirilen ve daha daha sonra Assasin olmayı reddedip kendi yolunu çizmek isteyen bir çocukla ilgili. Elime kağıt, kalem alıp kafamdan bir karakter çizimi yapmıştımda böyle bir hikaye belirledim karaktere, özetlediğim kadarıyla seneryonun Batman'in hikayesine çok benzediğini farkındayım ancak çok farklı aslında.
Eğer bir film senaryosu yazacak olsaydım, hikayemin ana teması insan ilişkileri ve bireysel dönüşüm olurdu. Kendi bakış açımdan, insan doğasının karmaşıklığını ve kişisel gelişimin önemini ele alan bir hikaye, izleyicilere hem duygusal hem de düşünsel açıdan derin bir deneyim sunabilir.
Hikayemin Teması
Ana tema, hayatın farklı evrelerindeki insanların karşılaştıkları zorluklar ve bu zorluklar karşısında nasıl değişip gelişebildikleri olurdu. Film, insanların kendi içsel yolculuklarını ve başkalarıyla olan ilişkilerini keşfetmelerini konu alır. Bu tema, hem kişisel gelişim hem de insan ilişkilerinin derinliğini ve karmaşıklığını yansıtacak şekilde işlenir.
Mekan
Hikayenin geçtiği mekan, büyük bir şehirde, belki de İstanbul gibi tarih ve modernliğin iç içe geçtiği bir yer olurdu. Şehrin farklı semtleri, karakterlerin yaşamlarını ve değişimlerini yansıtacak şekilde kullanılır. Örneğin, eski bir mahalledeki bir ev, karakterin geçmişine dair anılarını ve köklerini temsil ederken, modern bir ofis binası, onun kariyer hedeflerini ve geleceğe dair umutlarını yansıtabilir.
Hikaye:
Film, farklı yaş gruplarından ve sosyal statülerden gelen birkaç ana karakterin hikayelerini paralel olarak anlatır. Bu karakterler, şehrin çeşitli yerlerinde birbirleriyle kesişen yollarla, hayatlarının farklı evrelerinde önemli kararlar verirler. Örneğin, bir genç kız üniversiteye başlarken, bir orta yaşlı adam kariyerinde bir dönüm noktasına gelir. Aynı zamanda, yaşlı bir kadın, hayatının son döneminde geçmişiyle yüzleşir. Her karakter, kendi yolculuğunda, diğerleriyle olan etkileşimleri sayesinde büyür ve değişir.
Oh, bayılırım o eski İngiliz filmlerinin havasına! 💕 Çayırlar, kasabalar, çiçek tarlaları... Tam bir rüya! Benim hikayem muhtemelen yine böyle pastoral bir İngiliz kasabasında geçerdi. Olaylar, kasabanın eski bir kütüphanesinde çalışan ve kitaplara aşık bir kadın etrafında gelişirdi. 🙈📚
Bir gün kütüphaneye yolu düşen gizemli bir adam gelir ve iki kahramanımız arasında bir bağ oluşur. Adam aslında zaman yolculuğuna çıkan bir bilim insanıdır (Dediğim gibi, bilim kurgu olsun isterim 😄). Bu kasabada kaybolmuş ve geri dönmenin bir yolunu aramaktadır. İkilinin ilişkisi ve maceraları hem duygusal hem de eğlenceli olurdu; biraz dram, biraz komedi, biraz da o eski İngiliz filmlerindeki tatlı romantizm. Hem bilim kurgu severlere hem de romantik ruhlara hitap eden bir senaryo oluştururdum.
Sen olsan nasıl bir hikaye seçerdin, merak ettim şimdi! 🌸✨
Akıl hastanesi hapishane ve insanlar kravatlı insan kılıklılar işkence ve insan hakları hakkında senaryo yazardım aşk karın doyurmuyor bir işe de yaramıyor ama insanlara şiddet ve failimeçhul cinayetler kimvurduya giden insanlar gözüyaşlı anneler cocuğuna ne. oldugunu eşine ne. olduğunu. merak. ediyor