Masumlar Apartmanı, Kırmızı Oda, Camdaki Kız... Diziler ilk bölümleriyle izleyiciyi ekran başına kilitledi. Bu tür dizilerin sayısının artması ve uzun süredir devam etmesi, reytinglere de olumsuz yansıdı. İlk bölüm reytinglerine göre izlenme oranları düştü. Haftanın 3 günü aynı yazarın kitaplarından uyarlanan diziler ekrana geliyor.
Dizi izlemiyorum lakin Türk dizileri konusunda gözlemlerim şu yönde.
1-Film gibi bölümleri uzatıyorlar. 2- Sözde insan haklarını savunanlar, bakirelik ve özellikle kadına şiddet içeren dizilerde reyting rekorları kırdırıyor bence bu oldukça mide bulandırıcı. 3-Dramsız olmaz, neredeyse her dizide aşırı derecede dram mevcut. 4-Kabalığı silahları, çatışmaları etik bir şeymiş gibi lanse eden diziler ve bundan etkilenen bir toplum bünyemiz var. 5- Dizi ve oyuncu fanatikliği var. Diziyi /oyuncuyu eleştirince sanki kendisine sövülmüş gibi tepki veren ve konuyu objektif bir şekilde ele alamayan insanlar var. 6- Bir olayın veya kitabın gerçekte yaşanmış olması illa o kitapla dizi çekmeni gerektirmez. İğrenç bir biçimde bakireliği konu edinmek ki hiç gerekmez. 7- İzleyici kitle gördüğüm kadarı ile bu tarz dizilere yöneliyor. Bilim kurgu, aksiyon/macera/uzay gibi konular çok nadir ve bence tek tip zevke uygun dram ve çatışma , aşk ağırlıklı olması seçenek olarak zenginlik sunmuyor dolayısı ile en azından benim ilgimi çekmiyor. 8-Yaz dizilerinin yorumunu size bırakıyorum zira nereden tutsam elimde kalır.
Güzel ülkemde öncelikle bir kadına uygulanan şiddetin her türlüsünü izleyen insanlarım Çokkk acı çokkk üzücü gerçekten Ve bu olaylar silsilesini reelde seyirci kalır ekranda seyirci olduğu gibi🤷🏻♀️
Zaten pek fazla yerli yapım izleyen insan değilim. Yani çünkü tadında bırakmayı bilmiyorlar. Bir dizi 3 saat sürüyor. Bir diyolog 20 dk sürüyor. İnsanın siniri bozuluyor izlerken. Bunun dışında hep aynı tarz konu ve diziler. Leyla ile mecnun bile yeniden çekiliyor. Diyorum ya çok tekrara düşüyor dizi sektörü.
Psikolojik yapımlar bence şifalı çözümleri topluma sunarak bir örnek teşkil etmeli. Hastalikli zihinler tasvir edilerek safi zihinlere virüs bulastirildigini ve bunun da kötü niyetle yapıldığını düşünüyorum. Leyla ile Mecnun'u ise ancak Erdal bakkal ruhlu bir adam cekebilirdi yeniden. İyi ki acun var!🤣
Bunun için kendi ruh hali düzgün senarist ve yapımcılar şart bence. Avrupa yakasi'ni tekrar tekrar izleseler bile özellikle paranın ve nabza serbetligin esiri olmuş yapımcıların ekrana"bu olmaz aaabi"diyerek bakıp ortamı özel jetlerine doğru jet hızıyla terki diyar edeceklerine eminim
Hepsiiii bi anda takip edilirsee tabii ki sıkılabilir ve yorar insanı, malum içerikleri belli bu dizilerinnn.. Hepsi psikoloji.. Bi ona bakip bir degerine bakip kafa yorulmamalı.. Ben şu an sadece Masumlar Apartmanı'nı izliyorum.. Gayette iyi bir dizii.. Tv Yayınındayken hepsini izleemek zorunda değiliz sindirerek izlemek önemli olan.. Camdaki Kız " şu sıralar çok göndemde ama izlemiyorumm diziler arası etkileşim vs hemde henüz kitabına başlamadım önce kitabını okuyup ardından diziye başlayacağım..
Bakın, ülkemizin içinde bulunduğu dönem çok yorucu bir dönem. İnsanlar çok sıkıntılı ve pek çok büyük dertleri var. Böyle bir zamanda insanların sevinmesi rahatlaması gerekir. Daha çok gerilmelerinin kimseye faydası yok özellikle de kendilerine. Benim şahsi fikrim, 80'lerde 90'larda oynayan komik aile dizilerine ağırlık verilmeli. Salak salak aşk üçgenleri, kaprisler, sadakatsizlikler, aldatmalar, kandırmalar, mafyacılık, hıyanet, vs... böyle şeyleri artık bir süreliğine rafa kaldırıp her yaştan her kesimden insanın izleyip keyif alacağı diziler yapılmalı diye düşünüyorum ben.
Kırmızı odayı severek izliyordum ama son bölümlerde özellikle Sadi'nin hikayesi fazla uzadı sırf izleniyor diye bu kadar uzatılması sıktı üstelik zafer ve ailesi için de aynı şeyi düşünüyorum çok karışık ve gereksiz uzatılmış hissi oluşturdu masumlar apartmanının 10 bölümden sonrasını izlemedim fazla olaylar karışıyor ve çözüm yok yani saçma bir şekilde ilerliyor gibi gelmişti bana çabuk sıkılmıştım
Hiçbir psikiyatrist hastası hikayesini anlatırken mimik vermez, ah canım vah canım diye üzülmez danışan o an hangi hikayeyi anlatırsa anlatsın nötr bir şekilde dinler. Psikologlar derneği de zaten bu konuda Binnur Kaya'yı çok eleştirmişti.
Reytinglerin düşmesine gelecek olursak zaten dizi uzasın diye hiç kitapta olmayan sahneleri karakterleri ekleyip iyice coştular. O korse sahnesi falan filan zaten hikayenin içerisinde bile yok.
İlk bölümleri farklıydı, değişik bir atmosferi vardı o zamanlar izlemiştim. Ama sırf reyting kaygısı için ilerleyen bölümlerde saçmalamaya, hep aynı hikayeyi uzatmaya başladılar o yüzden sıkıldım. Hiçbirini izlemiyorum artık. Yaz geldi;cıvıl cıvıl, komedi dizileri başlayacak kanallarda onları izlemeyi düşünüyorum. Bir de takip ettiğim dizilerin, filmlerin yenileri geliyor onlara bakacağım. 😉
Masumlar apartmanı hariç diğerlerini ilk bir kaç bölüm izlemiştim sonra baktım psikolojimi etkiliyor, strese sokuyor bende izlemeyi bıraktım.
Malesef ülkemizde bir dizi patlayınca devamında diğer kanallar geri kalmaz.
Psikoloji kitaplarını okumayı seviyorum ama içerisinde hikayeler olanları değil bu yüzden de diziler beni olumsuz etkiliyor. İzlememekle doğru karar verdim.
Sıkıcı dan da öte sömürücü Duygu sömürüsü de bir tür sömürü çeşididir insanların hassas oldukları konular üzerinden duygu sömürerek kendilerine gelir elde ediyor olmaları nı hoş bulmuyorum üstelik bunlar yaşanmış olaylardan alıntı yapılıp abartılarak saneryolaştırılıyor düşünsenize sizin hayatınızı yalan yanlış drmatize edip buradan para kazanıldığını bence itici na hoş
Sıkılmadım. Abuk subuk kurgularin olduğu diziler yerine bu tür realist kurgusu olan dizileri seyretmek daha çok hoşuma gidiyor. Camdqki kiz' i izlemem ama Kirmizi Oda ve Masumlar Apartmani gayet guzel diziler. Zaten sıkıldım televizyondaki pembe dizilerden, gerçeklikten çok uzaklar ve de algilar oluşturmaya çalişiyorlar asil onlar bu şekilde insan psikolojisini etkiliyor. Onun haricinde Kirmizi Oda daki hastalarin hayat hikayeleri vs. benim psikolojime ne gibi bir zarari olabilir?
Hiçbirini de izlemiyorum zaten ama geçenlerde kırmızı oda'ya denk geldim az bakayım dedim nasıl bir şeymiş.. ayy 2 dakika zor baktım birdaha da bakmamak üzere kapattım. Bu ne böyle insanın ruhu daralıyor boğuyor. Sıkıcı enerji sömürücü.
Özellikle şu yasaklı günlerde hiç olmadığı kadar televizyon izledik. Ben belgesel izlemeyi severim ama zaman zaman bende baktım. İnsan zaten gündelik yaşamdan uzaklaşmak için televizyon izliyor birde dert tasa dram izlemek ağır geliyor.
TV eskisi gibi izlenmiyor artık CNBCE vardı e2 vardı yabancı dizi veren hepsi kapandı artık TV yi masumlar apartmanı gibi 5 kişiyle 2.5 saatlik dizi çeken salaklardan başka izleyen yok
İnsanlar sıkıldıçartık dramdan. Dışarı çıkıyorsun dram, hayatın zaten olmuş dram bir de kafamı dinleyeyim ya da keyifleneyim diye açtığın dizide ne göresin? Yine dram
Uzun yillardir ilk defa dizi izliyorum. Kirmizi oda. Bazen psikolojimi bozuyo diye birakmak istiyorum ama genede izliyorum yakinda kendim cikacam galiba
Severek izliyorum, bedava terapi alıyoruz ne güzel..
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Hiç izlemedim. Ya sanki işlenen konulara çok uzağız. Her ailede olan şeyler aşağı yukarı. Zaten günlük hayatta denk geliyoruz kötü oluyoruz bir de TV de mi izleyelim. Daha da psikolojimiz çöKSün.
İnternet dizisi gibi yapımların yaygınlaşması ülkemiz film dizi sektörünü geliştirecektir sadece herşey gibi bu özellikte ülkemize geç gelecek sabretmemiz lazım. 10 sene sonra kendi Luciferimizi çekeriz.
Ülke sanki çok mutlu bir de dizilerdeki adamların derdini dert ediniyor ağlamaya doyamıyoruz ülkecek ya da bazı şeylere göz yaşı dökemediğimizden elalemin derdine ağlamayı bahane ediyor da olabiliriz tabiki
Zaten zor günler yaşıyoruz birde bu diziler var iyice sıkıyor. Artık eskisi gibi güzel komedi dizlileri yapsınlar. Bütün dizilerin senaristleri aynı sanki hepside farklı günlerde. Ailecek izlenecek dizilerde değil!
Evet sıkıldım Çünkü diziler çok uzun ve bir bölümde neler neler oluyor Harbiki yabancı yapımlardaki gibi max. 1 saatlik dizi olsa daha heyecanlı olur diye düşünüyorum