Gereğinden fazla uzun bölümler , klişe konular , oyunculukların kötü olması , hep aynı yüzler , milleti bir şeylere özendirme çabası , ve bir türlü konuyu bilerek bağlamamaları. haliyle uzayan sezonlar. mizah zaten yok. fark yaratacak çekim teknikleri göremiyorum. önceki reyting rekoru kırmış ve bitmiş dizilerin yerini doldurmak için aynı tarzda dizi oluşturma çabaları görüyorum. sadece kurtlar vadisine özenen 5-10 tane dizi vardır şu an devam eden. ha burada taraf tutmak için de söylemiyorum , yiğidi oldur hakkini yeme demisler. sahsiyet diye bir dizi izledim. harika. izleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır. her söz güzeldi. benim gibi yabancı dizi meraklılarının fark edeceği üzere pek çok diziden esinlendikleri ortadaydı. dexter gibi , breaking badde walterin olecegini ogrendikten sonra degismesi gibi vs. vs. daha baskalari da vardi ama Şu an hatirlayamiyorum o kadar. ama en azindan bu bir gelismeydi. konu var , verilmek istenen güzel mesajlar var , gerçekleri anlatan durumlar var , bölümler kısa , toplam bölüm sayısı az.10 bölüm falan , opening ending güzel müzikleri de güzel , çekim teknikleri , kullanılan renkler kıyafetler hepsi güzel. boyle diziler yapsinlar seyredelim yani. ama bir bakiyorsun bir tarafta seri katil dizisi var , kisinin kendi dusunceleri ve rahatsizligi icinde vermis oldugu savas var , bir tarafta yoktan sebeplerle birilerinin isini bozmayi kendine amac bilmis diziler var. sirf su iki cumle bile aradaki farki anlatmaya yetiyor bence. cunku turk dizi tarihinde boyle bir konu islenmedi , digerinde ise islenmekte ısrarla devam ediliyor. neyse cok uzattim , ama anladiniz siz
Genelleme yapmak doğru olmaz. Sevdiklerim var. Ama sevmediğim yönleri ise; - 1 saat özet verilmesi ve bu nedenle geç başlıyor olması (direk başla işte, izlemeyen internetten izlesin geçen haftayı) - Her bölüm 2 şarkı çalıp süreyi doldurmak için 10 dk belki bazen daha fazla müzik dinletilmesi. - Bir olay esnasında bir bakışıyorlar veya bir ağlaşıyorlar 3 dk sürüyor. Uzatma işte devam et. - Kültürümüz ile tamamen ters düşen sahneler olması. - Çarpık ilişkileri bastıra bastıra yayınlayarak halkımızı özendirmesi. - Bir çok sahneler ile halkımızı asimile etme çalışmaları. Kısaltın şu dizilerin sürelerini artık... 2.5 saat dizi mi olur? 2.5 saat film tadında geçse tamam ama süreyi doldurmak için sürekli boş sahneler yaratmaya çalışıyorlar...
Çünkü Türk dizileri masrafsız sıradan ve Entrika dışında başka bir şey yok. Tek tip dizilerde işte 1-2 atraksiyon geçmişe dönük planlar bulunmakta fakat yabancı diziler böyle değil adamlar sinema gibi dizi yapıyorlar ve birbirinden ilginç konularıyla bizleri şaşırtıyor..
Ben normalde zaten dizi tercih etmiyorum ama;Türk dizilerini ayrıca tercih etmeme sebebim, hep aynı konular, fazla uzun sürmesi, gereksiz konu özeti...
Olaylar hep aynı, kurgu basit ve çok hatalar oluyor, bitmemesi için uzadıkça senaryoyu saçma yerlere çekiyorlar. Bazilarina başlamış olduğum için her seferinde merakımdan izliyorum ama fikrim değişmiyor.
Öyle bi qyrim yapmıyorum ama sonunun baştan belli olduğu hiç bı diziyi de izlemem şua aralae bir tek masumiyet dizisini izliyorum sinir etswde izliyorum. Çocuk annesi olarak bı annenin caresizligi beni çok üzüyor.
2010'dan sonra Türk dizisi izlemeyi bıraktım. Zira bir bölüme 3 saat ayırıp, uzun uzun bakışmalarını izlemek geriyor beni. Diziler 1 saatken lezzetliydi, bu işin nirvanası 2003-2005 kurtlar vadisidir, sonrasını at çöpe gitsin..
Çünkü kızlar hep saf rolünde erkek zengin, kız fakir ve gururlu ama bir gün paraya ihtiyacı oluyor iki gün önce düşman olduğu adamla hemen evleniyor. Adam da kapıda onu bekliyordu zaten. Ya da illa birbirlerinden sakladıkları çok büyük bir sır oluyor. Sürekli aynı senaryo başa sarıyor. Şu sıralar psikoloji üzerine olan diziler tutuyor neden çünkü herkesin hayatına dokunduğu bir noktası oluyor. İnsanlar saçma sapan aşk hikayeleri görmekten bıkmış artık.
Çünkü; yarım saatlik konuyu araya 50 reklam koyarak 3 saate çıkartıyorlar ve sürekli benzer konuları faklı isimlerler ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar.
Aynı senaryolardan gına geldi. Şu Gülseren Buğdayıcıoğlu'nun kitaplarından uyarlanan diziler bir dikkatimi çekti ama ağlamaktan yorulduk be zaten başımızda bu kadar dert tasa varken bu diziler de tuzu biberi oluyor açıkçası.
Türk aile yapısına uymayan Netflix dizilerine bulaşıp duracağımıza ailemizin her gün izlediği dizilere el atmak lazım. Baksınlar bı tvdekiler uyuyor mu sözde aile yapımıza