Bu İş Mutlu Sonla Bitmeyecek -Se7en Bar Sahnesi-

Se7en 1995
Se7en 1995

Filmde çok güzel bir sahne mevcut. Birisi kariyerinin son haftasında, birisi ilk günlerinde olan iki dedektif, gizemli cinayetleri çözmeye çalışırken bir barda oturup şunu konuşurlar:

Bu iş mutlu sonla bitmeyecek.

Onu yakalayalım, ben yeterince mutlu olurum.

Eğer John Doe'yu yakalarsak ve tahmin ettiğimiz gibi Şeytan'ın kendisi çıkarsa beklentimiz gerçekleşmiş olur, değil mi? Ama, o şeytan değil. O, sadece bir insan.

Eleştiriyorsun, şikayet ediyorsun ve bunları söylüyorsun. Eğer beni zor günlere hazırladığını düşünüyorsan sağol. Ama, sen bir kahraman olmalısın.

Bir şampiyon olmak istiyorsun. İnsanlar, şampiyon olmak istemezler. Onlar çizburger, loto ve TV isterler.

Hey, nasıl hale geldin? Bilmek istiyorum.

Tek bir şeyden değil. Bunu söyleyebilirim. Kayıtsızlığın bir fazilet gibi kabul edildiği bir yerde, daha fazla yaşayabileceğimi sanmıyorum. Hiç sanmıyorum.

Sen de farklı değilsin. Daha iyi değilsin.

Daha farklı ve iyi olduğumu söylemedim. Değilim. Ve buna saygı gösteriyorum. Kayıtsızlık da bir çözümdür. Hayata direnmek yerine uyuşturucu batağına saplanmak daha kolay. Bir şeyi çalmak onu kazanmaktan daha kolay. Bir çocuk olmak çocuk büyütmekten daha kolay. Sevginin bir bedeli var. Çaba gerektiriyor.

Akıl hastalarından söz ediyoruz. Biz kafayı yemiş katillerden söz ediyoruz.

Hayır, öyle değil. Biz burada günlük yaşamdan söz ediyoruz. Sen bu kadar saf olamazsın. boş ver.

Beni dinlemelisin. "İnsanların sorunu hiçbir şeyi önemsememeleri. Ben de bu yüzden önemsemiyorum." diyorsun. Bu sözler saçma.

Sen önemsiyor musun?

Evet.

Ve sen farklı bir şey mi yaratacaksın?

Her neyse. Asıl konu senin ayrılma nedeninin bu söylediğin şeylere inanmakla bir ilgisi olmaması bence. Sen bunlara inanmak istiyorsun çünkü ayrılıyorsun. Ve aynı fikirde olmamı istiyorsun. "Evet, haklısın. Her şey rezalet. Gidip bir kulübede yaşamalıyız" dememi istiyorsun. Ama bunu demeyeceğim. Sana katılmıyorum. Katılamam. Yapamam.

..................................

Film mutlu sonla bitmiyor ama davayı çözüyorlar.

İdealler ile çıkılan yollarda insanlar kendisinden asla taviz vermez. Hep en kutsal savaşını verdiğini düşünür. Ama yol biterken arkasına bakınca, en büyük iddiasının esiri olduğunu görür. Haksızlığa karşı büyük bir öfke beslersen, haksız duruma düşersin, insanlara karşı umutsuzluğundan şikayet edersen, insanlara umut verecek hiçbir şey yapamazsın. Modern psikoloji de biraz bunun üstüne kuruludur. En büyük sorunun, takıntın, meselen neyse aslında onunla savaşmaktasındır ve en baştan yenik olduğunu göremezsin, kabul edemezsin.

Se7ven filminin bize önerdiği gibi benim de tavsiyem, karşı çıktığın ve düşman olduğun şeylere iyi davran. Bir gün kendini orada bulabilirsin. En azından sana sürpriz olmaz. İnsanlar kötü demeye devam edersen, kötü bir insan oluverirsin. Başarısızlık senin için kabul edilemez bir kusur olarak gözüküyorsa, başarısızlıkla tanıştığın gün yıkılırsın. En başından korkularımızı kabul etmemiz gerekir. Onun bizim maceramız olduğu gerçeğiyle yola devam etmeliyiz. Mutluluk arıyorsak, insanları mutlu etmek zorundayız. Adalet arıyorsak, suçluya bile adil davranmalıyız.

Bu İş Mutlu Sonla Bitmeyecek -Se7en Bar Sahnesi-
Cevapla