Yagmur yagsin isterdim bu sabah Merhaba soylu sevdam merhaba Ipil ipil dussun betona Merhaba sevgili vatan merhaba Ve ucuk gece guvercini Nazli nazli ucsun buluta merhaba Butun sabahlarin bu saati En fazla sevdigim vakit Son kez merhaba.. .
Yağmur, ne zaman ve nasıl yağarsa yağsın, her zaman zevkle seyreder ve ruhu dinlendiren sesini dinlerim. Ve her yağmur, yağdığında, bende değişik duygular uyandırır. Ama çoğu zaman gözyaşlarını çağrıştırır. Tabiat ananın gözyaşlarını….. Bazen güzel bir yaz günü güneş gökte pırıl pırıl parlarken, birden simsiyah bir bulut önünden hızla geçer ve iri damlalar halinde toprak ananın sinesine iner. Birkaç dakika sonra sanki hiç yaşanmamış gibi güneş yine içimizi ısıtmaya devam eder. Tek değişiklik toprak ananın o birkaç damla ile bile olsa etrafa yaydığı canlılık ve huzurdur. Tıpkı bir kadının, ateşteki yemeğinden ortaya yayılan kokudan, radyodan kulağına çalınan bir müzik parçasından ya da çayını yudumlarken elinde tuttuğu fincandan, onların hatırlattıklarından etkilenip, kaybettiklerini ya da hasretlerini hatırlayıp, gözyaşlarına hakim olamaması gibi. Bir de zamansız yağan ama günlerce bize güneşin yüzünü göstermeden, üzerimizde grinin tüm tonları ile dolaşıp, bir gece yarısı ortalığı gündüze çeviren şimşekler ve yerleri sarsan gök gürlemeleri ile gelen, yağdıkça yağan, yağdıkça hızını alamayan ve günlerce devam eden, sellere dönüşüp karşısına ne çıkarsa önüne katıp götüren yağmurlar… Onlar da diner, ama toprak ana haraptır. Üzerinde ne varsa sellere kapılıp gitmiştir kucağından. Ama o anadır… Zamanla onarır kendini … Eskisinden daha verimli ve canlıdır artık. Sanki aldanmışlığının farkına varan kadın gibi…..
Söyle yağmur, çamur degmedi yüreğime şimdi ben nerdeyim, sen nerde... Ve bu şarkı yukarıda sözlerini yazdığın şarkı Merhaba... Kalbimin telinin titretir tabi onun sesinden, Ahmetten
Sen gittin gideli yağmurlar da gitti bu şehirden Geceler karanlık ay ağlıyor Bir damla yağmur tanesiydin bu gönüle can veren Yokluğun suya hasret toprak misali Parça parça ediyor beni Hadi neredeysen çık gel yine Yağ gönlüme Yağ bu şehire İlkbahar yağmuru gibi Neşe kat yüzüme
Yağmur yağıyordu. .. ben yürüyordum.. nefes alıyordum.. ama ben yürüyen bir ölüydüm.. Bir bilseydin eğer seni ne çok sevdiğimi bu kış günü bu yağmurda hiç çeker gider miydin ki.. Belki giderdin... benimkisi bir avuntu işte sevdiğimide biliyordun eminim Ama gidiyorsun işte.. Gidiyorsan.. sevmiyorsun demekki.. Belki bla bla işte..
yağmurlu bir günde yağmurda ıslanırken yağmur adına yazılmış olan bir şarkıyı dinlerken birden "SELAM DÜNYA BEN YAĞMUR " diye bağırmaktan daha güzel ne olabilir... çok mu egoist oldum :D
En İyi Cevaplar