Saçma bir batılı inancı deyip geçmeyin. Ayna kırılmasının uğursuzluk sayılması, kökeni ilk çağlara kadar giden mistik bir inanış. İlk insanların aynaları yoktu, kendilerini sadece suyun yansımasında görebiliyorlar ve bu görüntünün ruhlarının bir yansıması olduğunu düşünüyorlardı. Suyu bulandırıp görüntülerini bozan hayvan ve insanları da uğursuzluk olarak görüyorlardı. Kafanın güzelliğine bakar mısınız... Bu inanış ilk medeniyetlerde de görülmüştür. İlginçtir antik Mısır'da, firavunlar için bronz ve altın gibi sağlam metal zeminler yansıtma yapacak şekilde işlenerek ayna yapılmıştır. Burada amaç kimsenin firavunların görüntüsünü bulandıramamasıdır. Sırf bu yüzden firavunların baktığı suyun etrafında durmak bile yasak olarak toplumda yer etmiştir. Yıllar sonra cam keşfedildiğinde, cam yüzeyde de yansımaların görülmesiyle eski inanışlar devam etmiştir. Yansımasının gözüktüğü bir camın kırıldığı insanın uğursuzluk altında olduğu yaygın bir inanış halinde topluma işlemiştir. Nihayetinde modern anlamda bildiğimiz aynaların yapılmasıyla inanış, aynalar üzerinden devam etmiştir. Anlayacağınız "su"dan sebep bir inanış aslında...
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Batıl inançlarım yoktur.
Kızlardan ilk cevabı sen paylaş ve
3 Xper puan fazladan kazan!