Doğum günüm yaklaştıkça aksaklıklar artıyor. Halbuki benim gibi insanlar yüzyılda bir sefer gelir, tıkırında olması gerekirdi her şeyin. İşte sorunlardan dolayı yorgunum, bu yüzden bence hava tam rahatça uzanabildiğim yerde yatıp uyumalık.
Bari fransız olduğum edebiyattan anlıyormuş gibi bir de şiir paylaşayım: Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. (Ahmet Muhip Dıranas- Olvido) #dreamcatcher #neyapsamki
Not: Şiir paylaşmayı ben yaptım, siz yapmayın. Örnek almayın beni. Her yerde gözükmesin böyle güzellikler. Benim gibi bir sürü aptalın diline düşünce zevki kalmıyor.
Her geçen günün iki dilimi vardır. Bir yarsı gece, bir yarısı gündüzdür. Gündüzün ısıttı bu kaldırımlar, gecenin soğuttu bu kaldırım. Üstünden gecen binlerce insan, üstünde bir evsiz. Bir ben dertliyim sanırım kendimi, ama bir kaldırım taşı kadar zulüm çekmedim... Kaldırım taşı kadar sesiz kalamıyor. Deniz kıyısında kafa dinlenilir en güzel bu havada. https://i.hizliresim.com/YDQL5Z.jpg
En İyi Cevaplar