Albert CAMUS'un öngörüsü olarak "Ölüler yokluklarıyla değil de, onlarla bizim aramızda, söylenmeden kalan sözler yüzünden, keder verirler asıl. Ölüm olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalırdık." diye bir cümle kurmuş. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Ölüm olmasaydı, onu icat etmek zorunda kalmaz mıydık?
Bir şeyin elle tutulur olmaması onun hakkında sorular sorulamaz ya da hayal edilemez anlamına mı geliyor? Olmayan şeyler hakkında sorular sorarak bir çok şeyin 'icat' ya da 'keşfi' gerçekleşmesi durumu tamamen bir safsata bu durumda öyle mi? Gökten zembil ile iniyor yani öyle mi?
"Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır."(Bakara Suresi), 164. Ayet
Düşünmeyen bir akıl ile robottan fakı olmayan şekilci bir zihniyet mi bana öğüt vermeye yelteniyor? Bu da ayrı bir ironi.
Önyargıları kaf dağı olmuş cahil bir bireye laf anlatılamaz. Tümcenin içerisinden cımbız ile aldığın kelimelere göre öngörü belirlemek ancak size yakışırdı zaten. Akıl ve fikir sahibi olabilmeniz temennisi ile
En İyi Cevaplar