Hayat keşke demeyi öğretir bazen insana. Pişmanlık denizinde yüzer iliklerimize kadar bu duygunun şiddetiyle dolup taşarız. Bitmek bilmeyen ve hep bizi geçmişte yaşatan, anı yaşamamıza engel cümleleri sıralarız daima. Keşkeler silsilesine bürünürüz ki bu üzerimizde uzun süre kasvetli bir etki yaratır. Yaşadığımız anın tadını çıkaramaz oluruz. Keşkelerle acabalar birleşir ve yüreğimizi depreme uğratır. Yaşadığımız anın tadını çıkaramayız. Nemlenmiş gözlerle, dilinde keşkelerle geçmişe ayna olan tınıyı duyarız. Fakat gün gelir bu buhranlı halimiz, cansızlığımız, hayata karışmayışımız üzerimize ölü toprağı dökülmüş gibi duruşumuz bir gün herkese yaka silktirir ve herkes yavaşça bizden elini eteğini çekmeye, uzaklaşmaya başlar. Hayata karışmayan, hep geçmişte yaşayan, dünle avunup bugüne varamayan biriyle kim neden yakın olmak istesin ki hayatına hüzün tohumu eksin diye mi? İnsan anlıyor zamanla belki verdiği acı kayıplardan, belki insanların anlamlı bakışlarından, belki de kendi iç sesinden.. “Artık rayına oturmalısın, artık düzene girmelisin, geçmişte yaşayamazsın geleceğe daha ne kadar sırtını döneceksin?” demeyi öğreniyor insan. Keşkeleri ardına koyup, acabaları rafa kaldırıp, neyseli cümleler kurmaya başlıyor. “Ben bunları yaşamış olabilirim, ben bir insanım, hayat bana her şeyi öğretiyor ama; neyse ki daha ölmedim ve daha güzel günlerim olacağı inancını taşıyorum” gibi umut tılsımıyla dolup taşan bir hale bürünüyor kişinin benliği.
30 yaşından sonra öğretiyor, artık keşkelerle yaşamayı bırakıyorsun, sorunları büyütmüyorsun, oluruna bırakıyorsan, ama mükemmelliyetçi bir insansınız yaşınız ne olursa olsun bu değişmiyor
Bir veya iki kere keşke dedirtip sonunda neyse dedirtiyorsa mesele yok.. Ancak keşkeler çoğaldıkça hayat da çıkmaz da yol almaya devam eder ve sonunda bunalım gelir. O neden ile her zaman mantıklı kararlar verip keşkelere yer vermemek gerekir. Hele ki iş ve evlilik başlangıcı verilecek kararlar sonradan keşke dedirtir ise işte o çok kötü insanı bunalıma sokar.
Hayır. Gittikçe daha kötü şeyler oluyor; ve yaşın ilerledikçe gördüklerinle, Allah çok Kötü ve Kalleş biri mi aslında diyorsun? Ama görevimiz yaşamak ve herneyse bu dünyadaki görevlerimiz onları yapmak. Hep Keşke'ler olacak. Ve Çok Üzüleceğin Keşke'ler Olacak. Ve mümkün olduğunca derslerini alıp Doğru'yu yapmaya çalış. Ama ne yaparsan yap, Allah Kalleş, O Sana birtürlü Kazığı Sokacak. :(
Keşkelerim yok , hayattan birsey beklemiyorum ben kendi ütopyamda mutluyum istediğimi yapıyorum beklemek üzer keskeler yaşatır neyse desende kiymeti kalmaz.. O yüzden hayat senin umursama yaşa kendi hayatını felsefesi en iyisi.
En İyi Cevaplar