Türkiye'ye daha madenine sahip çıkamazken Biz Nükleer enerjiden bahseder olduk. Ve o Dünya güzeli koy olan Akkuyu'ya temeli bugün atıldı. Japonya'da bile kazalar olurken Türkiye gibi ihmaller ülkesinde bu iş nasıl denetlenecek? Hala Çernobil ve Fukuşima'da hayat yok hayalet şehir gibi boş. Bu ülkenin her yerinde güneş, her tepesinde rüzgar varken neden nükleer? Sinop'ta yapılacak olan santreli Çernobil'de yapan bir Rus firmasına verilmiş ve ilk kez Türkiye'de denenecek bir teknoloji. Yazık değil mi? Toprağa,çiftçiye? Tüm Dünya bir bir kapatıp yeşil enerjiye dönerken biz neden bunu yapıyoruz? O nükleer atıkları Rusya biz alırız demiş. Gemi yoluyla, Akdeniz, Ege ve Marmara denizlerinden geçerek boğazımızdan Rusya'ya gidecek. Soruyorum yazık değil mi?Çernobil'den sonra Karadeniz'de kanser vakaları çok artmadı mı? Biz sağlıklı nefes almak istiyoruz. Görüşlerinizi merak ediyorum. Saygılar.
"Tüm Dünya bir bir kapatıp yeşil enerjiye dönerken biz neden bunu yapıyoruz?" demişsin de, hangi dünya o? Şu an dünya üzerinde inşaası devam eden 65 nükleer santral var. Sadece Almanya kapatmaya başladı onlar enerji ithal etmeye başladılar mecburen. Güneş, rüzgar vb kaynaklardan enerji üretmek evet mantıklı, temiz fakat verimsiz ve yeterli değil. Ayrıca nükleer santral üzerinde çalışmanın bir başka amacı da var ki, hepimizin bildiği, nükleer başlık üretmek. Bu caydırıcılık olmadan maalesef günümüz dünyasında söz hakkınız olmuyor. Bunun için de nükleer santral iyi bir alt yapı çalışması. Bir diğer konu, mühendislerimize olan güvensizlik. Arkadaşlar yapmayın. Kendi adamlarımıza biz inanmazsak, onlardan bir şey bekleme hakkımız olur mu? Zamanında Japonya da kurulacak ilk nükleer santraller için teknik ekip olmadığından dolayı, Türkiye den ekip gidip bu santralin kurulumunu sağlamıştır. Hatta kendileri şu anda akademisyen olarak görev yapan mücevher gibi insanlardır. Japonya demişken, en son olan Fukuşima vakasından sonra ne oldu? Kapattılar mı santralleri? Elbette hayır. Hatta şu an 17 reaktör kurulumu için çalışıyorlar. Çünkü şart! Bir şeyler üretmek, bir şeyler yapmak, bağımsız davranmak için önce kendi enerjinizi kendiniz sağlamalısınız. Verdiğiniz örneklere gelirsek, bugün en başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelerde kurulan santraller son tecrübe ve teknoloji ile kuruluyor. Riskler son derece indirgenmiş durumda. Dünyada kendi ihtyacını karşılamada nükleer enerjiden yararlanma oranında Fransa birinci durumda. 58 tane santrale sahip Fransa. Hatta Paris te 4 tane var. Hangi arızasını ya da "facia"sını gördünüz? AB Elektrokonnekte Sisteminin elektriğini %70 Fransa, %30 Çek Cumhuriyeti karşılıyor. Türkiye de Elektrokonnekte sisteminden enerji alıyor. Giderimiz çok fazla. Atılım yapmamız için nükleer enerjiye ihtiyacımız var.1 santral, sadece İstanbul un ihtiyacını karşılıyor. Tüm ihtiyacımız için 8-9 adet santral gerekli. Ardından enerji ihracatı gelir. Buna ihtiyacımız var
Katılmayabilirsin, bu bir şey değiştirmez. Bu benim şahsi düşüncem de değil. Mühendis beyinler tarafından her şey düşünüldü, hesaplandı siz rahat olun. "Tarih tekrardan ibarettir." demeniz de, perhiz-turşu hesabı olmuş. Kimse ölmeyecek, zarar da görmeyecek emin olun. Beyninizdeki ön kabullerinizi bir kenara atarak, gelişime açık olun lütfen. Ikinci dünya savaşı zamanında yapılan, teknik bakımı göz ardı edilen santrallerle; uluslararası bilgi ve deneyim birikimiyle inşa edilen santralleri karşılaştırarak yanılıyorsunuz. Nükleer santrale sahip olmadan geçirdiğimiz her yıl bizi 5 sene geri bırakıyor. Ülkelerin gelişmişlik oranıyla nükleer santral sayısı neden orantılı acaba? Eğer nükleer santralin bir alternatifi olsa, haklısınız derim kesinlikle. Ama yok ki. Dünyada enerji ithal eden ülkeler arasında başı çekiyoruz. Bunun yerine, buna harcadığımız parayı arge ve ürge ye ayırsak daha iyi olmaz mı? Bunun için de kendi enerjimizi üretmemiz lazım.
En İyi Cevaplar