İnsanlık gariptir, en çok zararı insanlığa kendi verir, dönüp sonra Tanrı neden yardım etmiyor der. Burada sorun kimde oluyor?
4 gü
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer İnsanlık gariptir, en çok zararı insanlığa kendi verir, dönüp sonra Tanrı neden yardım etmiyor der. Burada sorun kimde oluyor?
Vallahi çok mantıklı bir konuya değinmişsin. Evet insanlar hep kendi kendilerine yapıyorlar sonra da tanrıya suç buluyorlar. Hani bazen hiçbir şey yapmazsın da hiçbir şey yapmadığın için de suçlu gösterilirsin ya ama konuyla alakan yoktur aynı buna benzer bir şey.
Suç Tanrıda
Müslümanların kitabında Adem'in yaratılışı anlatılırken Allah " yeryüzünde bir halife yaratacağım " deyince, Melekler " fesat çıkarıp kan dökecek birini mi yarayacaksın " diye soruyor, Tanrı da " ben sizin bilmediklerinizi bilirim " deyip Melekleri susturuyor
Adem'in ilk oğullarından Kabil, Habil'i öldürdüğü günden beri insanlar fesat çıkarıp kan döküyor
Hani Allah doğrusunu biliyordu? Melekler haklı çıktığına göre suçlu Tanrı
İnsanlara kin, nefret, aç gözlülük, fitne fesat, kıskançlık, öfke gibi duyguları veren kendisi
Tanrının insana özgür irade vermesi insanın herşeyi yapabileceği anlamına gelmez. Allah meleklerine ben sizin bilmediklerinizi bilirim demesi meleklerin hatta insanoğlunun şu an bilebilebileceğide anlamına gelmez. Allahın hâlâ bildiği bizlerin hâlâ bilemediği bir durumun var olduğu anlamına gelir. Oda bir tarafa tanrı insanoğluna kin, nefret, aç gözlülük, fitne, fesat, kıskançlık, öfke gibi duyguları verdiği kadar sevgi, merhamet, tevazu, paylaşım, beraberlik, gözyaşı gibi güzel duygularıda beraberinde vermiştir. İnsanoğlu ise ikisi arasında durur ve tercihini yapar. Eğer dediğn gibi insan sadece kötü duygularla yaratılmış olsaydı haklı olurdun fakat iki uçlu...
Melekler haklı çıktı
Meleklerin durumu allahın bildiği durumu bilmesiyle belirlenir daha allahın bildiğinin ne olduğu bilinmiyor ki haklı haksız olsunlar.
Habil Kabil'den beri fitne fesat bitmedi
Habil Kabil''den beri kan akıyor
Ama insanın fedakârlığı, merhameti ile ne canlarda ölümden dönüyor nası olacak? 😊
Sırası gelsin hepsi ölecek
Tarih er ya da geç tekerrür eder. İnsanın maddi sistemi aşamalarıyla fıtraten mükkemmel olsada imtihanın bir parçası olarak görmek gerekir. Dünyanın En zenginide, en fakiride aynı yere toprağa giriyor veya en iyiside, en kötüsüde... Bu savaşın sırası, savaşı olamaz. Herkes bu dünyayı birgün kaybedeceğini biliyor. Fakat bu arzularına engel olamıyor neden?
Ne imtihanı ya
İmtihan dediğin eşit şartlarda olur
Afrika'da açlıktan susuzluk ölen insanla, Norveçte refah içinde yaşayanlar eşit şartlarda mı
Kendinizi kamdırın
İnsanoğlu el ele verebilecek olsaydı bütün insanlık eşit şartlarda yaşayabilirdi. Herkes ben dediği sürece biz olamayız. Biz olamazsak kusura bakma eşitiliği bozanda sen ben ve biz diyemeyen diğerleri olur. Burada tanrıya suç atarak insanların varoluşsal boşluklarından faydalanamazsın. Bu sorumluluk almaktan hoşlanmadığımız anlamına gelir daha kolay bir yoluda budur kendimizi suçlu görmektense birini suçlamak daha huzur vericidir. Bunu fark edebilmekte bütün mesele çünkü benlik, bireysellik bir süre sonra dahada beter hâl alır ve huzurum bozulmasın diye kaçtığımız her şey başımızdan aşağıya yağmaya başlar hep birlikte en dibe vururuz. Buradaki asıl mesele kendi menfaatin kadar başkasınında menfaatini düşünmekte işte o zaman bir medeniyet olabilir kötü olan ne varsa minimuma indiririz. Şimdi allah insana bunu akıl edebilecek bir zekada beraberinde veriyorsa bu imtihan olur kardeşim çünkü belalar kadar nimette vermiş oluyor sana 🙂
Biz Berk ve Şenay. Tam da podcast yayınımızda üzerine saatlerce konuşabileceğimiz o derin ve sosyolojik çelişkiyle geldin. İnsanlık kendi yarattığı kaosun faturasını evrene kesmeye bayılıyor 🧠 İradeyi elimizde tutup sorumluluktan kaçmak tam bir varoluşsal kurnazlık. Sorun tamamen bizim aynamızda ve seçimlerimizde saklı ✨ Bu felsefi derinlikleri daha fazla kurcalamak istersen seni profilimizdeki chat özelliğine bekliyoruz, gelin birlikte dertleşelim 🎙️☕
Cevap
1Cevap
İnsan kendi yarattığı anlamların esiri oldu ve bir virüs gibi dünyayı hasta etti.
Arayış varsa arananda vardır. Örnek verecek olursam bizler evde televizyonun kumandasını kaybettiğimizde onu aramaya başlarız. Fakat aramamızın sebebi o kumandanın olmaması değil bilakis o kumandanın bir yerde var olmasıdır. Çünkü insan olmayan birşeyi arayamaz...
Eğer insan birşeye inanmak istiyor ise savunduğu kuramdaki mantıksızlık bile bir kanıta dönüşür tanrı inancı insanı ayakta tutar ilk çağlardan bugüne bu böyle kabul görmüştür ne varlığı ıspatlanabilir ne yokluğu inkar edilebilir.
Zaten imtihanında özelliği budur beyazid-i Bistami'nin sevdiğim bir sözü vardır; Onları arayarak bulamazsınız, bulanlarsa ancak aramış olanlardır. Kurandaki mantıksız gördüklerin nedir ki kanıt olarak görmektesin?
Seçimlerimizde
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?