En kalıcı yurt ahirettir.
Kalıcı ve güzel amel Salih ameldir, güzel işlerdir...
Güzel insanlar ölseler de gönüllerden silinmezler...
Güzel şeyler uzun ömürlüdür...
Siz güzellikleri seçin, çirkinliklere yüz çevirin...

Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Gündem
Özel Gün & Sürprizler
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer En kalıcı yurt ahirettir.
Kalıcı ve güzel amel Salih ameldir, güzel işlerdir...
Güzel insanlar ölseler de gönüllerden silinmezler...
Güzel şeyler uzun ömürlüdür...
Siz güzellikleri seçin, çirkinliklere yüz çevirin...

Ne güzel sözmüş o katılıyorum
Rica ederim
Biz Berk ve Şenay. Kesinlikle katılıyoruz, çünkü iç huzur dediğimiz şey vicdanla doğrudan bağlantılı 🧠✨ Yanlış temeller üzerine kurulan her tatmin anlıktır ve zamanla insanın ruhunu aşındırır. İyiliği ve güzelliği seçmek, psikolojik olarak da sürdürülebilir tek huzur kaynağı ☕📚 İnsanın kendine duyduğu saygı bittiğinde dünün kaçamakları bugünün yükü olmaya başlar. Derin sohbetlerimize katılmak istersen profilimizdeki chat özelliğine bekleriz, DM bakmıyoruz 🎙️✨
Cevap
1Cevap
Kimsenin hakkına girmediği haramlarda arıyorsa, huzuru bulur
Nefsine zulmeden günün sonunda nefsi ile hesaplaşır. O olgunluğa gelince fark edersin
Alakasız ortaçağ artığı ritüelleri gerçekleştirmeden, bedenin ve ruhun en salt ihtiyacı olan seksten uzak durarak hem mentaline hem bedenine zulmeden kişi, henüz olgunlaşamamış kişidir delikanlı. Kendin olmayı öğrendiğin gün büyüyeceksin, elalemin çûküyle gerdeğe girmeyi bıraktığında fark edersin
Kendi açından böyle elbette, ileride bekareti bozulan bir kız evlilik isteyince bozana edeceği beddua karşıdakine ulaşır bir gün...
Belki bu uzak durma bir imtihanın sonucudur sabreden için ve kendisi için kıymetli faydalı bir perhiz olur ne bilirsin?
Oruçta boş beyinlere boş gelir ama Japon bilim adamı bile kanıtladı ki vücut senede bir ay kendini onarmak için aç kalmaya ihtiyaç duyuyor
Öyle olmuyor tecrübeyle sabit
Nasıl oluyor tecrübesi kısa vadeli:)
Ben İslam’ı hiçbir zaman sevmedim dinden uzaklaştığımdan beri daha mutluyum dindarlık mutsuzluk olduğu için insanların çoğu dini kuralları çiğneyerek yaşıyor çünkü dindar olmayarak huzurlu ve mutlular islamcılar olarak kendinizle çok çelişiyorsunuz hem bu yazdığın sözü söylüyorsunuz hem de dünya mümine zindan kafire cennettir diyorsunuz islam fıtrata aykırı ve hayatı zorlaştıran bir din olduğu için kimse islamda huzuru bulamaz
Basit bir reddiye.
Biz dünyada sarayda bile yaşasak ahiret nimetine göre burası zindan olur çünkü orada tuvalet acıkma hasta olmak yok.
Siz ise burada kıtlık çekeniz bile cennet. Çünkü ahiret inanmayana daha dehşetli
Tuvalet ve acıkmak dünyayı zindan yapmıyor ki🤷🏻♀️🤷🏻♀️🤷🏻♀️ Hastalık eğer şiddetli değilse o da zindan yapmaz. Tuvalet, acıkmak, hastalanmak müminlere mahsus değil kafirler için de var.
İnsanların İslam’a aykırı yaşaması da tezini çürütüyor. Çünkü eğer haram huzursuzluk getirse herkes İslam’a yönelirdi ama kimse İslam’ı %100 yaşamıyor. En basitinden müzik dinlemek haram ama herkes müzik dinlerken huzur bulur. Kadınların kapanmaması da haram ama kadınlar kapanmayarak daha mutlular çünkü fıtrata aykırı. Kapanan kadınlar nefisleriyle yani fıtratlarıyla mücadele edip kendilerini sıkarlar ve huzursuzlardır. Daha çok şey örnek verilebilir.
Kapalı olan kaç kadın tanıdın? Gerçek dinini yaşayan kişi ile senin ön yargıların bir arada olmuyor çünkü öylesine denk gelmedin bile.
Firavun da haşa Allah olduğunu iddia etti ama pişmanlığı Allah son nefese erteledi ondan yana ki tövbe fırsatı olmasın.
Allahın sevdiği kulunun uyandığı bir yerdir Dünya
Kendi haline bıraktığı bahtsızların da keyfine göre yaşadığı bir yerdir.
Denk gelmediğimi nereden biliyorsun? Kafandan hayal kurup bir tarafından uydurma. Neye dayanarak önyargılı olduğumu söylüyorsun, beni nereden tanıyorsun da hakkımda bu kadar kesin konuşuyorsun? Kadınlar kapanmak isteselerdi ve kapanmak fıtri olsaydı, sadece dindar kadınlar kapanmazlardı. Ben 20 sene sohbetlere gittim, neredeyse bütün akrabalarım kapalı, annem kapalı, ben de kapalıydım, açıldım. Hiçbir kadın kapanmak istemez çünkü kadının doğasına aykırıdır. Nefse ağır gelmesi tabiata ağır geldiği anlamına gelir. Bu demek oluyor ki tabiatı düzgün olan kapanmak istemez. Nefis, senin gibi İslamcıların uydurduğu gibi insandan ayrı, insana kötülük yaptıran bir varlık değil. Lügate göre insanın kendisi, özü, fıtratı anlamlarına gelir. Eğer bir kadın kapanmaktan memnunsa onun fıtratı ve kadınlığı bozulmuştur. Ama her kadın istemiyor, istemese de Allah zorladığı için kendini zorlayıp kapanan kadınlar var. Gittiğim sohbette kadın hoca bir sefer, “Canım istemediği için namaz kılmıyorum,” diyenler var. “Her canımızın istediğini yapamayız. Her namaz kılanın canı kılmak mı istiyor? Ya da bu örtülü olanlar örtülerini çıkarmayı hiç istemiyorlar mı?” demişti mesela. Ağustos sıcağında oruç tutmayı sen de istemezsin ama farz diye tutuyorsun. Kuzenim yeni kapandığında, annem yeni çarşaf giydiğinde çok nefis mücadelesi verdiklerini, zorlandıklarını söylemişlerdi bana. Nefse ağır gelme olayından bahsedeceksin ama tesettür nefse ağır geliyorsa demek ki huzur vermiyor.
Ben direkt sizin aranızdan çıktım. Sen beni bu dünyaya yabancı sanma, hepinizi çok iyi tanıyorum. Hepiniz mutsuz ve huzursuzsunuz. Dertleriniz hiç bitmiyor. Hastalık, fakirlik, aile sorunları en çok sizde.
Diğer dediklerinin konuyla alakası yok.
Velev ki ben senin dediğin gibi uydurmuş olayım, yeryüzünde milyonlarca kendini başköşede, bedenlerde, vitrinlerde teşhir eden, mücevherler gibi teşhir eden, tesettüre girmeyen kadınlar var. Madem haram huzur ediyor, o zaman neden açık olmaktan huzursuz olup örtünmüyorlar? Şimdi nefis, şeytan diyeceksin ama huzursuz olsalardı nefis, şeytan onlara engel olamazdı. Çünkü huzur insan için en önemli şeylerdendir. Herkes bu hayatta huzuru arar. Kapalı olup sonra fikirleri değişip açılan dostlarım, açıldıklarında saçlarının arasında rüzgârı, hava hissettiklerinde, başlarını sıkan bir şey hissetmediklerinde kendilerini rahat ve huzurlu hissettiklerini söylüyorlardı. Hatta bir tanesi, onu zorla kapatan annesi evde yokken başı açık markete gitmiş, onu bana defalarca çok mutlu bir şekilde anlattı. “O günü hiç unutamıyorum, çok mutlu olmuştum,” derdi. Çok mutlu olmuştum.
Hiçbir kadın kapalı giyinip daha çok terlemek istemez. Bundan asla memnun, mutlu ve huzurlu olmaz. Ama Allah korkusundan kendine eziyet eden esir kadınlar, güneşin tene direkt teması daha çok terletiyor, biz daha az terliyoruz avuntusuyla ve yalanıyla kendilerini serinletmeye çalışıyorlar.
Bu konu hakkında uzunca araştırma yapmış birisi olarak, bakalım Sümerli tapınak hayat kadınları gibi başlarını örten kadınlar terleme konusunda doğru mu söylüyorlar?
Güneşin tene direkt teması daha az terletir çünkü hava akışı sağlar. Güneşin tene direkt teması daha az terletir ama Allah korkusu yüzünden açılamayan kadınlar kendilerini kandırmak için aksini iddia ederler. Başörtüsü boğazı, enseyi, gerdanı kapayıp hava akışına engel olduğu için terletir. Kapalı giyinince ter buharlaşmadığı için, içeri hapsolduğu için daha fazla terlenir. Buharlaşan ter serinletir, bu yüzden güneşin tene direkt teması daha az terletir. Kapalılık terlettiği için yazlık kıyafetler açık üretilir. Yazın ve hava sıcakken insanlar açık giyinirler. Avrupa’dan Asya’ya dünyanın her yerinde durum bu.
Güneş ışınları tene direkt temas etmediğinde vücudun ısıyı atması zorlaşır, daha çok ter üretilir, hava akışı sağlanmaz. Kapalı giyinince cilt ve hava akışı arasına engel girer, vücut “ısındım” sinyali verir, terlemeyi artırır. En kritik nokta şu: Kapalı giyimde ter kumaşın içinde kalır, nem artar, buharlaşma yavaşlar. Vücut yeterince serinleyemez. Daha fazla ter üretir.
Kıyafetin içinde küçük bir ortam oluşur: sıcaklık yükselir, nem yükselir, hava hareketi azalır. Bu şeye bilimde mikroklima denir. Sonuç: içerisi sauna gibi olur, terleme sürekli artar.
Hava dolaşımı yoktur. Kapalı kıyafetlerde rüzgar cilde ulaşamaz, hava akımı yoktur. Isı dışarı taşınamaz. Ter birikir.
Güneşin tene direkt teması hava akışı sağladığı için daha az terletir.
Özet: Kapalı giyinince daha çok terlemenin 3 ana nedeni, ısının içeride kalması, terin buharlaşmaması, hava dolaşımının olmaması. Güneşin tene direkt temas etmemesi bunlara sebep olduğu için daha çok terletiyor. Güneşin tene direkt teması demek serinlemek demek. Saçların arasına hava girmemesi, içerde toplanması eziyettir. Ten açıkken vücut rüzgar aldığı için terlediğinde hemen serinler, saç telleri arasında giren rüzgar başa çok ferah hissettirir ve vücutta aynı şekilde ferah hisseder ama kapalı giyinince rüzgar alınmaz. Yani Allah kadınlara daha çok terlemeyi zorunlu kılıyor ama erkek terlemek zorunda değil.
Şemsiye/branda vücudu sarıp hava akışına engel olmadığı için güneşten korur, şapka da dokusu ve şekli gereği güneşten korur bu yüzden kapalılar da şapka takıyorlar. Şapka, başörtüsü gibi boğazı, enseyi, gerdanı kapayıp hava akışına engel olmaz.
Ne kadar açık giyinirsen bilime göre o kadar az terlersin tüm dünya bu konuda hem fikir olduğu için sıcak havalarda herkes açık giyinir. Ekmeği poşete koyup güneşte bekletirsen hava akışı yaşamadığı için ekmeğin terlediğini görürsün ama açıkta güneşe koyarsan ekmek terlemez. Bol, açık renk ve ince giyinmek de güneşin tene daha çok ulaştırıyor ama hava akışı sağladığı için daha az terletiyor.
Ben gerçek dini en üst seviyede yaşayan tarikatçıların arasından geliyorum ve onlara göre senin bu sitede olman bile yanlış çünkü malayani.
Erkeğin sadece diz kapağıyla göbek deliği arası avret ama kadının tüm vücudu avret. Hatta bazı âlimlere göre el ve yüz de avret ama erkek özgür. Kadının saçına, giyimine yasak koyuluyor, giyim özgürlüğüne kısıtlama getiriliyor. Her yeri kapalı olmak zorunda, asla dar giyinemez, parlak renkler giyemez ama erkeğe böyle yasaklar yok, hiçbir yerde yazmaz.
Kadının iradesi yok sayılıyor, kapanmak farz yani zorunlu kılınarak kadın kapanmaya zorlanıyor, cehennemle tehdit ediliyor, şeriatta tazir cezası veriliyor ama erkeğe bunlar yok. Bir kadın kısa kollu tişört ve dizi altı şort giyse, başı, gerdanı, ayakları açık olsa bu suç ve yasak ama erkek için suç ve yasak değil. Kadın tüm bu adaletsizliklere rağmen kapanmakta huzur buluyorsa yuh diyorum.
Erkek denize girebiliyor ama kadını haşemayla da denize giremez çünkü vücudunun belli olması haram. Kadınlar bu adaletsizliklerden huzur buluyorsa buna yine yuh diyorum ama bulduklarını sanmıyorum. Allah korkusu yüzünden kendilerine baskı yapıyorlar. Zaten kendi istedikleri gibi giyinemedikleri, Allah’ın zorladığı gibi giyindikleri için mutsuz olduklarından dolayı açıkları çok kıskanıyorlar. En çok da güzel olanların güzelliğini çok kıskanırlar. İstediği gibi giyinenlere, özgürlere tahammül edemezler. Asıl önyargılı olan sensin. İslamdan uzak insanların İslamsız ne kadar huzurlu olduklarını bilmeden kafana göre karar veriyorsun. Neyin ukalalığı bu?
“Kapalı olan kaç kadın tanıdın? Gerçek dinini yaşayan kişi ile senin ön yargıların bir arada olmuyor çünkü öylesine denk gelmedin bile.” deyip zerre kadar tanımadığı biriyle ilgili kafasında senaryo yazan, hayal kuran, pişkin pişkin kesin hüküm veren, hayal dünyasında yaşayan bir zavallıyla daha fazla muhatap olamam. Ben diyeceğimi dedim. Peş peşe attım diye “bir yerden kopyala yapıştır yaptın” dersin ama bunları ben yazdım yapay zekaya noktalama işaretlerini eklettirip yorum olarak gönderdim uğraşmak istemediğim için.
olur bence
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar