1 ay

Günaydınlarrrrr , neden bazı şeyleri içindeyken fark edemiyoruz veya anlamamız bu kadar uzun sürüyor?

Hayatın en zor sınavlarından biri, artık taşımaman gereken yükleri omzunda taşımaya devam etmektir.
Bazen bir insanı kaybetmek değil, onu yanlış zamanda ve yanlış yerde hayatında tutmaya çalışmak yorar insanı. Çünkü bazı insanlar kalmak için değil, bize bir şey öğretip gitmek için gelir.

Tutunmaya devam ettikçe kırılırız, bıraktıkça iyileşiriz. Ve insan en çok da, gitmesi gerekeni içinde yaşatırken yorulur. Unutma; her vazgeçiş bir kayıp değil, bazen insanın kendine verdiği en büyük değerdir.

Dün bir arkadaşım bana, “40 yaşından sonra vücutta ağrılar başlarmış, doğru mu?” diye sordu.
Bir süre düşündüm ve fark ettim ki… Hayır. Benim ağrılarım yaşla değil, hayatımdaki yüklerle ilgiliymiş.

Hayatımdaki bazı değişikliklerden sonra omuz ağrılarımın, yorgunluğumun, iç sıkışmalarımın yavaş yavaş kaybolduğunu fark ettim. Meğer insan bazen sadece bedeninde değil, ruhunda da yük taşıyormuş. Ve çoğu zaman bunun farkına bile varmıyormuş.

O yüzden her şeyi, herkesi hayatımızda tutmaya çalışmamak gerekiyor. Bazı insanlar huzur verir, bazıları ise fark etmeden insanın içini yorar.
Gitmesi gerekeni tutmaya devam etmek, insanın kendine yaptığı en büyük yüklerden biri olabiliyor.

Bazen iyileşmek; ilaçta değil, bırakabilmeyi öğrenmektedir. Geç oldu ama anladım 😊🙃😍


Günaydın, güzel, keyifli, farkındalıklı bir hafta sonu diliyorum 🥰 🌹 🌺 ❤️
Günaydınlarrrrr , neden bazı şeyleri içindeyken fark edemiyoruz veya anlamamız bu kadar uzun sürüyor?
Günaydınlarrrrr , neden bazı şeyleri içindeyken fark edemiyoruz veya anlamamız bu kadar uzun sürüyor?
Cevapla