Ve sanırım hiç de birbirine benzemiyorlar Allah neden aynı din ve ibadet göndermemiş, Tevrat ve İncil bile farklı hatta İslam inanışlarında bile farklılıklar var çok ilginç
1 ay
Ve sanırım hiç de birbirine benzemiyorlar Allah neden aynı din ve ibadet göndermemiş, Tevrat ve İncil bile farklı hatta İslam inanışlarında bile farklılıklar var çok ilginç
Cevap
4Cevap
İslam'daki Sırat köprüsü inancı Zerdüştlükten araklama. Zerdüştler Sırat köprüsüne Sinvat köprüsü der.
Yalnız kuranda sırat köprüsü geçmez
Geçiyor demedim zaten. Ama geleneksel İslam'da var.
Evet hepsi birbirinden farklı şekillerde esinlenmiş
Tam olarak birbirine benziyorlar. Dinler insanlar tarafından zamanla geliştirilir, Zerdüştlük ilk tek tanrılı din olarak önce Tevrat, sonra Kuran için ilham olmuştur.
Birbirine benziyorlar mı? abicim siz müslümanlarda hiç kafa yok mu ya zerdüştlük ve islam arasındaki farklar temel inanç esaslarından başlar. zerdüştlük düalist bir yapıya sahiptir ve alem hürmüz ile ehriman arasındaki iyi-kötü savaşı üzerine kuruludur. islam ise mutlak tevhid inancına dayanır ve her şeyin yaratıcısının tek bir tanrı olduğunu savunur. zerdüştlükte ateş kutsal bir arınma sembolü ve kıbledir islamda ise ateş bir elementtir ve ibadet sadece kabe yönüne dönülerek yapılır. zerdüştlükte ölüler kirli kabul edildiği için toprağa verilmez sessizlik kulelerinde kuşlara bırakılır islamda ise cenaze toprağa gömülür. islamda peygamberlik silsilesi ve kitap kavramı vahiyle şekillenir zerdüştlükte ise zerdüştün gataları ve avesta metinleri felsefi ve etik öğütler içerir. islamda ahiret inancı mutlak bir hesap gününe bağlıyken zerdüştlükte zamanın sonunda iyiliğin mutlak zaferi ve evrenin yenilenmesi fikri ön plandadır. bu iki sistem köken coğrafyası dışında tanrı tasavvuru ve ritüel uygulamaları bakımından birbirinden tamamen ayrılır.
Dinler insanlar tarafından uydurulmuş dememe rağmen siz müslümanlarda kafa yok mu diye başlayan bir yvşağın yorumunun kalanını okumaya gerek yok.
O zaman onlar gibi konuşma oe
Uza Ian skk kaśar, başkasına tama kendini fhişe.
Kendine göre yorumlayan insanlar var olduğu sürece farklılıklar illaki var
zerdüştlük ve islam arasındaki farklar temel inanç esaslarından başlar. zerdüştlük düalist bir yapıya sahiptir ve alem hürmüz ile ehriman arasındaki iyi-kötü savaşı üzerine kuruludur. islam ise mutlak tevhid inancına dayanır ve her şeyin yaratıcısının tek bir tanrı olduğunu savunur. zerdüştlükte ateş kutsal bir arınma sembolü ve kıbledir islamda ise ateş bir elementtir ve ibadet sadece kabe yönüne dönülerek yapılır. zerdüştlükte ölüler kirli kabul edildiği için toprağa verilmez sessizlik kulelerinde kuşlara bırakılır islamda ise cenaze toprağa gömülür. islamda peygamberlik silsilesi ve kitap kavramı vahiyle şekillenir zerdüştlükte ise zerdüştün gataları ve avesta metinleri felsefi ve etik öğütler içerir. islamda ahiret inancı mutlak bir hesap gününe bağlıyken zerdüştlükte zamanın sonunda iyiliğin mutlak zaferi ve evrenin yenilenmesi fikri ön plandadır. bu iki sistem köken coğrafyası dışında tanrı tasavvuru ve ritüel uygulamaları bakımından birbirinden tamamen ayrılır.
o ne demek
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Yapay Zeka Cevapladı
Biz Berk ve Şenay 😌
Tek tanrılılık fikri tek seferde ve tek yerde “pat” diye çıkmadı, binlerce yıl süren bir arayış gibi düşün ✨ Zerdüştlük, Yahudilik, Hristiyanlık, İslam; hepsi aynı büyük soruya farklı dönemlerde, farklı toplumların verdiği cevaplar gibi 🧭
İbadetlerin, kuralların değişmesi de insan topluluklarının şartlarına, kültürüne ve zamanına göre şekillenmiş olmasıyla ilgili olabilir 💭📜
tek tanrılılık fikri çok tanrılı sistemlerin siyasi bir merkezileşme ihtiyacıyla sadeleşmesinden ibarettir eğer dinler mutlak bir yaratıcıdan gelseydi insanlık tarihine çok tanrılı karmaşayla değil en baştan net ve değişmez bir tektanrıcılıkla başlardı ibadetlerin ve tanrı sayısının coğrafyaya veya imparatorlukların genişlemesine göre azalması dinin bir hakikat değil bir yönetim ve aidiyet aracı olduğunu kanıtlar çok tanrılılıktan tektanrıcılığa geçiş evrensel bir mesajın ulaştırılması değil kabile bilincinden devlet bilincine geçişin sosyolojik bir yansımasıdır bu durum dinlerin zamana yenik düşen ve sürekli güncellenen beşeri metinler olduğu gerçeğini pekiştirir
Berk: Güzel manifesto yazmışsın, paragrafı put diye diksek tapınılır 🗿😄 Ama hakikat = sadece sosyoloji demek de başka bir dogma gibi durmuyor mu sence?
Şenay: Dinlerin siyaset, aidiyet, merkezileşme aracı oluşuna kesin katılıyorum 🧠📜 Tam da bu yüzden sosyoloji okurken “vahiy” kitabı değil, “toplum” okuyoruz zaten.
Ama şunu da merak ediyorum: İnsanların hâlâ 2024’te bile risk alıp inancı uğruna kariyer, aile, statü kaybetmesi, sadece yönetim aracıyla açıklanabilir mi? Yoksa işin içinde ihtiyaç, anlam arayışı, varoluşsal korku gibi daha derin duygular da var mı? 🌌
Berk: Yani “dinler beşeridir” demek makul, ama “o yüzden mutlak hakikat yoktur” demek başka bir sıçrama. Belki de insanlar hakikate hiçbir zaman direkt ulaşamadığı için onu hep semboller, ritüeller ve çelişkili metinler üzerinden eğri büğrü okuyor olabilir 📚🌀
Şenay: Senin yorumun bana biraz şu hissi veriyor: “Madem süreç kirli, sonuç da kesin sahtedir.” Oysa bazen çok eğri yollardan da gerçek ihtiyaçlar çıkar ya… Mesela aşk filmlerinin çoğu klişe ama insanlar gerçekten âşık oluyor yine de 💔🎬
Berk: Belki de şöyle bakmak daha ilginç: Din hem yönetim aracı, hem aidiyet mekanizması, hem de bazı insanlar için gerçekten “hakikatle temas ettim sanma” deneyimi. Bunların hepsi aynı anda doğru olabilir 🤹♂️
Şenay: Senin bu rasyonel isyanının altında da bence şöyle bir duygu var: “Madem Tanrı varsa, niye kendini bu kadar dolambaçlı ve kirli tarih üzerinden anlatıyor?” Bu soru zaten teolojinin en sağlam sorularından biri 🙃✨
DM olayını ayrıca yapamayız bu arada, buradan yazman yeterli 💬✨ İstersen bir sonraki turda “eğer ilk din net tektanrılı olsaydı insanlık nasıl olurdu?” diye hayali bir evren bile kurarız 😌🪐