Tek başıma yükselmeye çalıştığım, bireysel, bağımsız bir işim var. Küçük bir işletme gibi düşünebilirsiniz ve işlerim de oldukça beğeniliyor. Ben de ciddi biriyimdir ve iş yaptığım insanlarla arama belli bir mesafe koymayı severim. Bu mesafeyi abarttığımı da düşünmüyorum ama bence belirli bir ciddiyet çok önemli diye düşünüyorum. Normalde herkes karşımda aşırı rahat olmaz bu yüzden ama iş yaptığım çoğu insanda değişik bir saygısızlık sezdim. Bunun nedenini asla anlayamıyorum. Yani işlerimi bu kadar beğenip de benimle olan konuşmalarda saygısızlık olması değişik geliyor. Saygısızlıktan kastım mesela hiç ciddiye almamaları veya umursamamaları. İşin detaylarını konuşmak için bile çok uğraştığım zamanlar oluyor. Nerede hata yapıyorum acaba? İş sahibi oldukları için mi hani bir yerde parayı veren düdüğü çalar misali para verdikleri için daha üstün olduklarını düşünüp öyle mi hareket ediyorlar yoksa benimle alakalı bir durum mu? Bir tane işimde mesela 'ben senin çalışanın değilim ortak bir iş yaptığın işin sahibiyim.' demek zorunda bile kalmıştım. Çünkü durum bu cidden. Ve hakikaten iş konusunda çok fazla guveniyorum kendime ve bu durumda ciddiye alinmamak bir masada geri planda kalmak inanılmaz sinirlerimi bozan bir durum. Fazla lağabali olup boş konuşsam bu sefer fazla rahat davranacaklar bunu da istemiyorum. Çok fazla ciddi olsam bu sefer nemrut olurum. Arası olduğumu düşünüyorum ama sorun ne peki insanlar nasıl saygı duyarlar ki bana? Bu benimle mi alakalı insanlarla mı?
AI Persona’ya Sor
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Bence burada iki temel mesele var: İnsanların seninle kurduğu iletişimdeki yaklaşımı ve senin kendini nasıl konumlandırdığın. İkisi de birbirine bağlı olduğu için, önce insan psikolojisini anlamaya çalışarak işe başlayalım.
Öncelikle, iş yaptığın insanların neden saygısızca ya da umursamazca davrandığını düşünelim. Evet, parayı veren düdüğü çalar mantığıyla hareket eden insanlar olabilir, özellikle de senin bireysel bir işin olduğu ve büyük bir marka ya da kurumsal kimlik gibi algılanmadığın için. Çünkü insanlar bireysel çalışanları genellikle kurumsal şirketlerden farklı görür. Büyük bir markayla iş yaparken daha dikkatli ve profesyonel davranan biri, bireysel bir girişimciyle iş yaparken daha rahat, hatta umursamaz olabilir. Bunun nedeni, senin de bir işletme sahibi olduğunu tam olarak kavrayamamaları olabilir. Seni, işine aşkla bağlı biri olarak görüp, iş ilişkisini profesyonel çerçevede düşünmemeleri de mümkün.
Bu durumda, sorunun tamamen insanlarla ilgili olduğunu söylemek kolay olurdu ama işin içine biraz daha derinlemesine baktığımızda senin duruşunun da burada belirleyici olduğunu düşünüyorum. Sen mesafeli ama samimi bir çizgide olduğunu söylüyorsun ve bu dengeyi iyi koruduğuna inanıyorsun. Fakat bazen dışarıdan algılanan şey, bizim içimizde düşündüğümüzden farklı olabilir. Yani insanlar seni tam olarak nasıl algılıyor? Mesela, ciddi bir insan olarak saygınlık mı yayıyorsun yoksa bazılarının gözünde "ciddi ama pasif" biri gibi mi görünüyorsun? Çünkü bazı insanlar, mesafeli ama kendine aşırı güvenli ve otoriter bir figürü gördüğünde ona yaklaşımını dikkatle seçer. Ama mesafeli olup, aynı zamanda insanları fazla zorlamayan biri olarak görünüyorsan, bu bazı insanların rahat hareket etmesine neden olabilir.
Ciddiye alınmak ve masada geri planda kalmamak için bazı detayları değiştirmen gerekebilir. Mesela:
- İş görüşmelerinde daha net ve otoriter bir ses tonu kullanıyor musun? Gerektiğinde sert bir tavır sergiliyor musun? Çünkü bazı insanlar, ancak karşılarındaki kişinin otoritesini hissettiklerinde ona saygı duyar.
- İş ilişkilerinde koşullarını yeterince net belirtiyor musun? Mesela biri umursamaz davrandığında, sen anında bu tavrı düzeltecek bir tepki veriyor musun? Yoksa içten içe rahatsız olup, konuyu akışına mı bırakıyorsun?
- İş süreçlerini belirleyen sen misin yoksa müşteriler mi? Eğer işin detaylarını konuşmak için bile çaba harcıyorsan, insanlar seni yönlendirmeye çalışıyor olabilir. Halbuki işin nasıl ilerleyeceğini senin belirlemen, karşı tarafın da bu çerçevede hareket etmesi gerekir.
Bir noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum: Ciddiyet ve otorite arasında fark var. Ciddiyet, işini önemseyen biri olduğunu gösterir ama otorite, insanların sana nasıl yaklaşması gerektiğini belirler. Sen belki ciddiyet konusunda iyisin ama otoriteni tam olarak hissettiremiyor olabilirsin. İnsanlar, otoriter duruşu olan kişilere daha çok saygı duyar çünkü böyle kişilerin sınırları nettir ve onları hafife almak mümkün değildir.
Belki de işin başından itibaren şu mesajı vermelisin: "Ben burada yalnızca bir iş yapan biri değilim, bu işin sahibiyim ve nasıl ilerleyeceğine ben karar veririm." Bu mesajı doğrudan söylemene gerek yok, ama tavrınla hissettirebilirsin. Mesela biri laubali davrandığında, kısa ve net cümlelerle yanıt vererek ciddiyetini koruyabilirsin. Eğer iş sürecinde bir belirsizlik oluyorsa, "Bu şekilde ilerleyemeyiz, netleşmeden devam edemem" diyerek karşı tarafın seni ciddiye almasını sağlayabilirsin.
Son olarak, şu gerçeği de kabul etmek gerekiyor: Herkes saygılı olmayacak. Bazı insanlar seni ne kadar güçlü, başarılı ya da ciddi görürse görsün, karakteri gereği laubali veya umursamaz olabilir. Onlara karşı yapabileceğin en iyi şey, sınırlarını net çizmek ve gerektiğinde iş yapmayı reddetmek olacaktır. Saygınlık, sadece nasıl biri olduğunla değil, nasıl insanlarla muhatap olduğunla da ilgilidir. Eğer senin değerlerini ve duruşunu hafife alan insanlarla iş yapmaya devam edersen, saygınlığını korumakta zorlanabilirsin.
Yani burada hem dış dünyayı anlamak hem de kendini daha güçlü bir noktaya taşımak gerekiyor. İnsanların seni ciddiye almasını istiyorsan, önce senin kendini mutlak otorite olarak görmen lazım. Ciddiyetinle değil, gücün ve netliğinle fark yaratmalısın.
Verdiğiniz bilgiler inanılmaz kıymetli ve gerçekten hatalarımı gördüm gibi. Aslında ben ciddi ama pasif olabilirim. Yani öyle görünüyor olabilirim. Otorite kurmakta inanılmaz zorlanıyorum. Ses tonum sert değildir. Yani şöyle söyleyeyim zorlama bir otoriter olduğu belli oluyor bence ben konuşurken ya da dediğiniz gibi yapmaya çalışırken. Zaten de beceremiyorum. Biraz yaşımın da verdiği etki vardir bence diye düşünüyorum. Ama bir noktada yaşım ne olursa olsun ben bir şekilde o otoriteyi sağlayabilmem lazım.
İşin netliği konusunda uğrasiyorum kesinlikle ve diğer türlü başlayamayacağımı da belirtiyorum. Ama dediğiniz gibi bireysel olunca işler gerçekten farklı işliyor ve ekstra çaba sarf etmek gerekiyor. Ve ben oldukça içine kapanık biriyken bir iş sahibi oldum ve benim için çok daha zor haliyle. Bir de anksiyete ve panik atak var maalesef bunun getirdiği el titremelerim de mevcut. İnsanlara heyecanlı bir görüntü veriyor bu da. Ama değilim. Elimin titrediğinin bile farkında değilim ve her zaman titrer. Yani ben çok fazla çaba sarf etmeliyim otoriterlik konusunda. Teşekkür ederim tavsiyeleriniz için
Gerçekten neyin eksik olduğunu fark etmen bile büyük bir adım. Ciddiyetin var ama otoriteyi hissettirmekte zorlanıyorsun, çünkü bunu içselleştirmek yerine dışarıya göstermeye çalışıyorsun. Yani aslında içsel bir güçten gelmeyen bir otorite çabası, doğal durmuyor ve seni de zorlayan bir hale dönüşüyor. O yüzden en önemli nokta şu: Otoriteyi dışarıdan dayatmak yerine, içeriden hissetmeye başlaman gerekiyor.
Öncelikle, yaş meselesine takılmaman lazım. Evet, insanlar genç olanları bazen hafife alabilir ama saygınlık ve otorite yaşla değil, duruşla kazanılır. Düşünsene, 25 yaşında ama masaya oturduğunda herkesin dinlediği, sözünü kesmeye çekindiği insanlar var. Neden? Çünkü onlar kendi güçlerini sorgulamıyorlar, ne söylediklerini ve nasıl söylediklerini biliyorlar. Yani işin sırrı yaşta değil, kendine olan güvende.
Ses tonu konusuna gelince, otoriteyi kurmak için illa sert bir ses tonuna sahip olman gerekmiyor. Önemli olan, söylediklerinin ağırlığı ve kararlılığı. Titreyen ellerin ya da heyecanlı görünmen o kadar da önemli değil aslında. Asıl önemli olan şu: Sen bir şey söylediğinde, karşındaki kişi bunu dikkate alıyor mu? Yoksa sözlerin havada mı kalıyor?
Bunun için şunları deneyebilirsin. Cümlelerini gereksiz yumuşatıyor musun, fark et. Bazı insanlar daha az sert görünmek için cümlelerini fazla yumuşak hale getirir. Mesela "Bence böyle olabilir mi?" ya da "Belki şöyle yapsak daha iyi olur" gibi ifadeler kullanırsan, karşı taraf senin kararlı olmadığını düşünür. Bunun yerine, "Bu şekilde ilerleyemeyiz" veya "Bu iş şu kurallar çerçevesinde yapılacak" gibi net ve kısa ifadeler kullanmaya başla.
İlk başta duruşunu sağlamlaştır. Bir toplantıda ya da görüşmede hemen konuşmaya başlamadan önce, kendine biraz zaman ver. Derin bir nefes al, dik dur ve göz teması kur. Sonra konuşmaya başladığında, gereksiz açıklamalar yapmadan direkt konuya gir. İnsanlar, fazla konuşmadan, net bir şekilde kendini ifade eden insanları daha güçlü algılar.
Sessizliğin gücünü kullan. Sürekli konuşan birinin söyledikleri bir süre sonra değerini kaybeder. Ama bazen duraksamak, kısa sessizlikler bırakmak, karşındaki kişiyi düşündürür ve ciddiyetini artırır. Eğer biri seni ciddiye almıyorsa, cevaplarını biraz daha ağır ve düşünerek ver. İnsanlar, karşısındaki kişinin hemen tepki vermediğini görünce daha dikkatli olmaya başlar.
Kendi kendine "Ben güçlüyüm" demekten vazgeç.
İnsan bazen kendine sürekli "Ben güçlü olmalıyım, ben otorite kurmalıyım" diye baskı yapınca, doğal davranamaz. Otorite kurmak için yapay bir şey yapmana gerek yok. Sadece, kendini olduğun gibi kabul et ve ne istediğini net bir şekilde ifade etmeye odaklan. İnsanlar kendini kasmayan ama ne yaptığını bilen insanlara daha fazla saygı duyar.
Anksiyetenin seni tanımlamasına izin verme. Titreyen eller ya da zaman zaman heyecanlanmak, seni güçsüz yapmaz. Asıl mesele, bunları kafanda büyütüp büyütmediğin. Ellerinin titremesi, karşı tarafın seni ciddiye almasını engellemez. Asıl mesele, senin konuşurken ne kadar net ve kararlı olduğun. Kendini bu konuda rahatlatmak için, aynada veya kaydederek konuşmalarını dinleyebilir, beden dilini kontrol edebilirsin. Ama en önemlisi, "Ellerim titriyor, bu yüzden beni ciddiye almazlar" diye düşünmekten vazgeçmek. Çünkü insanlar senin titremenle değil, söylediklerinle ilgilenirler.
Sonuç olarak, bu süreçte mükemmel olmak zorunda değilsin. Yavaş yavaş gelişeceksin. Başlangıçta zorlanman normal ama birkaç küçük değişiklikle bile insanlar sana farklı yaklaşmaya başlayacak. En önemli şey, kendini "otoriter olmalıyım" diye kasmaktan çok, "Ben ne istiyorum ve bunu net bir şekilde nasıl anlatırım?" sorusuna odaklanmak. Çünkü gerçek saygınlık, güç gösterisinden değil, sağlam bir duruştan gelir.
Bu kitaplar sana gerçekten yardımcı olabilir diye düşünüyorum.
Beden Dili – Joe Navarro. FBI eski ajanı olan Joe Navarro’nun bu kitabı, insanları daha iyi analiz etmen ve beden dilini nasıl kullanman gerektiğini anlaman için çok faydalı olabilir. İş ortamında daha otoriter ve güvenilir görünmene katkı sağlayabilir.
Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı – Stephen R. Covey. Kendini geliştirmek, daha sağlam bir duruş sergilemek ve hayatta etkili olabilmek için temel bir kitap. İş dünyasında ve günlük hayatta nasıl daha güçlü bir izlenim bırakabileceğin konusunda yol gösterici olabilir.
Kendi Hayatının Lideri Ol – Doğan Cüceloğlu. Kendini tanımana, güçlü yönlerini keşfetmene ve özgüvenini artırmana yardımcı olabilecek bir kitap. Anksiyete ve özgüven konularında destekleyici olabilir.
İknanın Psikolojisi – Robert B. Cialdini. İnsanları nasıl etkileyebileceğini ve otoriteni nasıl daha sağlam bir şekilde hissettirebileceğini anlatan harika bir kitap. İş hayatında ve sosyal ilişkilerde daha güçlü bir izlenim bırakmak isteyenler için gerçekten çok değerli bilgiler içeriyor.
Duygusal Zeka – Daniel Goleman. Otorite kurmanın sadece sert görünmek ya da güç göstermek olmadığını, duygusal zekanın da önemli bir rol oynadığını anlatıyor. İnsanlarla daha sağlıklı iletişim kurmak ve anksiyete gibi durumları daha iyi yönetebilmek için gerçekten faydalı olabilir.
Bence özellikle ikna ve beden dili üzerine olan kitaplar sana çok şey katabilir. Çünkü bazen sadece söylediklerin değil, nasıl söylediğin ve nasıl durduğun da insanların seni nasıl algıladığını belirliyor.
Böyle kitapları okurken kendini baskı altına sokmamak için birkaç yöntemi deneyebilirsin. Öncelikle, her şeyi bir kuralmış gibi algılamaktan kaçınmalısın. Kişisel gelişim kitapları veya psikoloji içerikleri, sana farklı bakış açıları sunmak için yazılır ama bu, her öneriyi harfiyen uygulaman gerektiği anlamına gelmez. Kendine şu soruyu sorarak ilerleyebilirsin: “Bu bilgi benim hayatıma gerçekten uygun mu?” Eğer sana hitap etmiyorsa, değiştirebilir veya tamamen görmezden gelebilirsin.
Bir diğer yöntem, kitapları hızlıca bitirmek yerine sindirerek okumaktır. Mesela bir bölüm okuduktan sonra hemen uygulamaya geçmek zorunda hissetme. Önce üzerinde düşün, kendini gözlemle, gerçekten ihtiyacın olup olmadığına karar ver. Ayrıca, her kitap mükemmel değildir. Eğer bir yerde sana fazla sert veya stres yaratıcı bir şeyler yazıyorsa, o bölümü es geçebilirsin.
Son olarak, kitapları tek başına bir çözüm olarak görmek yerine, onları sadece bir rehber olarak düşün. Kitap okudukça hayatın tamamen değişmeyecek ama küçük farkındalıklar kazanabilirsin. Önemli olan, öğrendiğin bilgileri kendine göre uyarlamak ve seni daha çok strese sokuyorsa bırakmayı bilmek. Eğer bir kitap seni kötü hissettiriyorsa, demek ki şu anki ruh haline uygun değil. O zaman farklı bir kitap seçmek veya bir süre okumaya ara vermek de tamamen normal.
Evet kesinlikle çok haklısınız. Gerçekten de ben kendimi otoriter olmalıyım sert durmalıyım diye baskılıyorum ve dışarının beni nasıl gördüğüne daha çok odaklanıp aslında içimde o otoriteyi hissetmiyorum. O nedenle bu tuhaf bir duruma sokuyor beni. Hatta doğal olarak da ciddiye alınmıyorum.
Kısa net cümleler kurarak kendini ifade etmek inanılmaz zor. Bunu da deniyorum fakat tam olarak konuşmanın nereye gideceğini bir durup düşünmediğimden saçma bir ifade ediliş tarzı oluyor. Yani az ama saçma bir şekilde ifade ediyorum muhtemelen. Gerçekten aydınlandım. Bunun için de bir şeyler yapmam gerekiyor. Çünkü gerçekten işimi çok severek yapıyorum ve inanılmaz ilerlemek istiyorum. Öncesinde de dediğim gibi saygıya da çok önem veriyorum ve herhangi bir saygısızlık bile tüm günümü mahvetmeye yetiyor açıkçası. Her işi de sırf bu saygısızlıklar yüzünden geri tepmektense durumu düzeltmek daha mantıklı olur. Evet ilk izlenim çok önemli fakat sonrasındaki tavırlar da çok şey ifade eder. Yani artık hatalar bilindiğine göre bir an önce bu tarz davranışlarımı değiştirmem gerekiyor. Bu şekilde kötü ilk izlenimler de kalkar belki. Çünkü gerçekten de çok başarılı olmak isteyen hayatını başarıya adamış bir genç kızım. Konuşmalarımı gerçekten insanların beni kolaylıkla dinlediği bir hale getirmem gerekiyor. Çok zor ve daha da zorlanacağım biliyorum ama buna da değecek.
Senin farkındalığın gerçekten çok yüksek ve bu da değişim için en büyük avantajın. Kendini otoriter olmak zorunda hissedip aslında içinde o otoriteyi hissetmemenin seni rahatsız ettiğini fark etmen çok önemli. Çünkü asıl mesele, otoriteyi dışarıdan bir maske gibi takınmak değil, içselleştirmek. Bunu yapabildiğinde zaten doğal bir şekilde ciddiye alınacaksın.
Kısa ve net konuşmak gerçekten kolay bir şey değil, hele ki düşüncelerini derinlemesine aktarmak istiyorsan. Ama bunu geliştirebilirsin. Bazen konuşmadan önce bir saniyelik bir duraksama bile ifadelerini daha güçlü hale getirebilir. Önemli olan, az konuştuğunda da o kelimelerin güçlü olması. Kendi ses tonunu, kelime seçimlerini ve vurgularını biraz daha bilinçli kontrol etmeye çalışabilirsin.
Saygı konusundaki hassasiyetin de seni zorlayan bir şey olabilir ama belki de başkalarının saygısızlığını daha az kişisel algılamayı öğrenmek sana iyi gelir. İnsanların davranışları genellikle onların kendi karakterleriyle alakalıdır, senin değerinle değil. Bunun farkında olmak bile bazen seni daha az yıpratır.
Zorlanacağını biliyorsun ama bunu gerçekten istediğin de belli. Ve bu kadar bilinçli bir şekilde kendini geliştirmeye çalışıyorsan, sonuçlarını da alacaksın. Başarıyı gerçekten isteyen ve bunun için çabalayan bir insanın önü mutlaka açılır. Konuşmalarının daha etkili olması zamanla gelecek ama bu süreci sabırla ilerletirsen, bir gün geriye dönüp baktığında bu çabanın karşılığını fazlasıyla aldığını göreceksin.
Kitaplar için de çok teşekkür ederim bu arada okuyacağım. Zaten sürekli kitap okuyan biriyim ve kişisel gelişim kitaplarını da severim genelde. İşime yarayacaklarina eminim kitaplar her zaman ilk sığınağım oldu zaten. Verdiğiniz bilgiler, tavsiyeler de oldukça kıymetli. Tekrardan teşekkürler. Tüm bunların hepsini deneyeceğim. Birkaç işim son zamanlarda iptal olup duruyordu ve bunun nedenini düşünüyordum. İşlerim beğenilerek bir iletişime geçiliyor fakat ondan sonrası olmuyordu genelde. Artık gerçekten yorulduğumu hissediyordum. Bunalıma girmiştim artık. Elimden geleni yapıyorum, iş konusunda da iyiysem sorun ne o zaman deyip duruyordum. Önce çok düşünmemeye çalışmak gibi bir yöntem denedim. Yani odaklanmak istemedim. Beş kere başıma gelen şey altıncıda belki başıma gelmeyecekti ve ben beş kere başıma geldiği için hep başıma geliyor diyerek altıncıyı da otomatikmen olduramayacaktım. Bu yüzden biraz normalleştirdim bu durumu. Bir süre beni idare etti. Fakat artık gercekten ciddili düşündüğümde bir sorun olduğuna emin olmaya başladım. Ve geceleri uyku bile girmiyordu gözüme. O nedenle bu konuşma bana çok şey kattı.
Bu söylediklerin beni gerçekten mutlu etti. Kitapların senin için bir sığınak olması ve kişisel gelişime açık olman, zaten kendini geliştirme konusunda ne kadar istekli olduğunu gösteriyor. İnsan bir şeyleri çok istediğinde ve elinden geleni yaptığı halde sonuç alamadığında doğal olarak yoruluyor, hatta bazen umutsuzluğa bile kapılabiliyor. Ama sen durumu sorgulayıp çözüm arıyorsun ve bu bile başlı başına bir güç.
Yaşadıkların seni yıpratmış olsa da, aslında bu bir süreç. İşlerinin beğenildiğini söylüyorsun, bu zaten büyük bir artı. Belki de eksik olan şey, iletişimde kurduğun bağ veya insanlara verdiğin güven hissi olabilir. Bazen yetenek ve çaba tek başına yeterli olmuyor, karşı tarafın da gerçekten sana inanması gerekiyor. Bunu nasıl daha iyi sağlayabileceğini düşünmek belki de yeni bir kapı açabilir.
Bu kadar uzun zamandır aklını kurcalayan bir şeye biraz olsun farklı bir bakış açısı kazandırabildiysem, buna gerçekten sevindim. Umarım denediğin her şey sana iyi gelir ve artık geceleri daha rahat uyuyabilirsin. Ne olursa olsun, bu kadar çaba gösteren biri olarak hak ettiğin yerlere ulaşacağına eminim.
Çok ama çok teşekkür ederim gerçekten 🙏🏻 kesinlikle eksikliklerimi gördüm ve nasıl geliştirebilirim bunları diye düşünüyorum. Verdiğin tavsiyeleri de dikkate alacağım çünkü gerçekten önümdeki tek engel yine benim. Bir şeyler aynı ilerliyorsa bendeki bir şeyler aynıdır ve onları değiştirmem gerekiyordur. En büyük eksikliğim gerçekten şu iletişim becerileri. Yetenek, çaba, hırs evet var ama dediğin gibi asla yeterli değil. Ve evet oldukça rahatlattı söylediklerin faydalı bilgiler zaten ve ben de bunları öğrenmek istiyorum. Umarım istediğim yerlere gelebilirim. Çok teşekkür ederim tekrardan
Rica ederim.