Aşk bizlerin başını, sevgi ise tüm dünyayı döndürür. Yaşanılan güvensizlikler, kalp kırıklıkları bizleri duygulara karşı temkinli hale getirir. Peki senin sevmeye karşı yaklaşımın nedir?
Aşk açısından değil, ama sevgiye yer var. Masum çocuklar, mazlum ve samimi kalpli insanlar, ailem dediğim herkes, dilsiz masum hayvanlar ve kısacası bütün sevgiye değecek güzellikler:)
Sevmeyi bildiğim sürece yaşıyor olacağım. Ne takıntılı bir sevginin peşinden koşanlardan, ne de kendiyle savaşan aşıklardan olmak istemiyorum. Sadece bu dünyada güzel sevmeyi beceren bir ruh bırakmak istiyorum. Zaman geçirdiğim müziklere bir dost olacağım ve bir kum torbasına tutku dolu anılar bırakacağım. Denizlere şarkı söyleyen kancalı bir kör ve belki ortaçağda yakılan tüm cadılardan özür dileyen bir kilise rahibi. Sonsuza kadar yaşamak istemiyorum, yaşadığım sürede ise genç kalmak istiyorum, hala hislerimin diri kalmasını.
Eskiden o boşluğu doldurma çabası gerekliliği varmış gibi hissediyordum. Şimdi ise gerek yok kafasindayim çok yorgunum bir insanı baştan sona kabullenmeye tanımaya..
Sevgi hem en benimsediğim, hem de en ürktüğüm duygu olabilir. Sevmek insanı iyileştiriyor ama bir yandan yeni yaraları da buyur ediyor. Güven kadar tehlikeli olmasa da birine kalbimi emanet etme fikri.. şimdilik gündemde değil.
Şu aralar birini hayatıma alma konusunda o kadar tedirgin ve kararsızım ki. Aşk, insana her zaman için güzel duygular vadetmiyor. Yaşayacak olduğum kırgınlıkları göze alamıyorum.