Haksızlığa maruz kalan ve kendi memleketinde önemli bir ailenin de evladı olan bu insan, bir hiç uğruna köle statüsüne tabi tutuluyor, Ömer'e derdini anlatıyor ve Ömer de, "Çalış, çalış. Senin elinden birçok iş gelir" karşılığını veriyor. Şunu belirteyim ki, Ömer'in cinayetiyle ilgili Müslümanlar tarafından ezberlenmiş o bilgi gerçeği yansıtmıyor. Ömer'i katleden Firuz, yine Ömer'in halifeliği döneminde Müslümanlarca ele geçirilen İran'a bağlı Nihavend şehrindendir. İslam tarihindeki bilgiye göre Müslümanlar 100 binden fazla insanı katlediyor bu savaşta. Otuz bini savaş alanında, seksen bini de baskınlarda öldürülüyor. Bu savaşta her Müslüman süvari askere altı bin dirhem ganimet dağıtılıyor. Piyadeye de iki bin. Önemli kişiler katlediliyor. Kadınlar cariye ve birçoğu köle statüsüne tabi tutularak Medine'ye götürülüyor. Böyle bir manzaraya ne denilebilir ki. Ömer'i katleden Firuz, çoğu kez o çocukların yanına gidip başlarını okşardı ve "Ne yapayım, yapılacak bir şey yok. Ömer, ciğerlerimi yedi/parçaladı" diyordu ve hep düşünüp taşınıyordu.
İşte bundan sonrası önemli.
İbni Teymiyye Minhac'ü Sünne adlı yapıtında bu konuyu işlerken şunu söylüyor: Bu adamın Ömer'i katletmesi bir siyasi olaydır. Bunu basit bir vergi meselesine bağlamak doğru değildir. Adam, alınan şehrini düşünüyor, katledilen insanlarını düşünüyor, Medine sokaklarında her gün o esir çocukları görünce eriyor, katledilen o Nihavend kadınlarını gözünün önüne getiriyor. Ve bu yüzden bir an önce Ömer'i nasıl yok ederim planları yapıyor, tabii ki kendisine biçilen vergi de ağır, o da etki yapmış olabilir; ama asıl neden, siyasidir.
Afrika'ya, İspanya'ya, Orta Asya'ya kadar uzanarak fütuhat adı altında o zamanki yerüstü kaynaklarını talan ettiler. İyi ki teknoloji devri başladı; yoksa bu fütuhatlar hâlâ devam edecekti ve nice Firuzlar ya esir olup bir patrona uşak yapılacak, ya da katledilecekti; kadınlar-kızlar da cariye olacaktı ve mal-mülk ne varsa hepsi ganimet olarak dağıtılacaktı...
İşte bundan sonrası önemli.
İbni Teymiyye Minhac'ü Sünne adlı yapıtında bu konuyu işlerken şunu söylüyor: Bu adamın Ömer'i katletmesi bir siyasi olaydır. Bunu basit bir vergi meselesine bağlamak doğru değildir. Adam, alınan şehrini düşünüyor, katledilen insanlarını düşünüyor, Medine sokaklarında her gün o esir çocukları görünce eriyor, katledilen o Nihavend kadınlarını gözünün önüne getiriyor. Ve bu yüzden bir an önce Ömer'i nasıl yok ederim planları yapıyor, tabii ki kendisine biçilen vergi de ağır, o da etki yapmış olabilir; ama asıl neden, siyasidir.
Afrika'ya, İspanya'ya, Orta Asya'ya kadar uzanarak fütuhat adı altında o zamanki yerüstü kaynaklarını talan ettiler. İyi ki teknoloji devri başladı; yoksa bu fütuhatlar hâlâ devam edecekti ve nice Firuzlar ya esir olup bir patrona uşak yapılacak, ya da katledilecekti; kadınlar-kızlar da cariye olacaktı ve mal-mülk ne varsa hepsi ganimet olarak dağıtılacaktı...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Boş yapmışsın aptal mısın üsul belli sanki ömer r. a gidince fetihler durdu mu lanetle anılacak kıyamete kadar
Ebu lüke muğirenin suikastçısı emri muaviye vermiş olmalı
O kim
Firuz en-Nihavendî bilinen adıyla Ebu Lülü veya Ebû Lü'lüe el-Mecusî (Arapça: أبو لؤلؤة المجوسي, Farsça: فیروز نهاوندی; d. yaklaşık 600 - ö. 31 Ekim 644), Halife Ömer'i öldüren İranlı köle. Sasani ordusu'nda görev yapan bir generaldi ancak 636 yılında yapılan Kadisiye Muharebesi'nde Sasaniler'in yenilgisi neticesinde esir düşmüştür.
Ebu Lü'lüe'nin türbesi.
Firuz yakalandıktan sonra Mugire bin Şu'be'ye köle olarak verildi.[1] Askeri yeteneklerine ek olarak, Firuz görünüşe göre yetenekli bir marangoz ve zanaatkârdı.
Ömer'i öldürmesi
değiştir
Ebû Lü'lüe, Ömer'in yanına gelerek sahibi Mugire bin Şube'nin kendisinden fazla ücret aldığını söylerek bunun azaltılmasını istedi. Ömer de ne iş yaptığını sorunca, Firuz, nakkaşlık, marangozluk ve demircilik yaptığını söyledi. Mesleklerini duyan Ömer, ücretinin fazla olmadığını söyledi. Marangoz olduğunu öğrenen Ömer, Firuz'e bir değirmen yapmasını söyledi. Firuz ise Sana öyle bir değirmen yapacağım ki, dillere destan olacak diyerek Ömer'i tehdit etti.
Bir süre sonra Ömer'i öldürmek için sabah namazına Mescid-i Nebevî'ye gitti ve tam Ömer'in namaz kıldıracağı mihrabın arkasında saf tuttu. Ömer namaz kıldırtmaya başlayınca hançeri ile Ömer'i çeşitli rivayetlere göre üç veya beş kez bıçakladı. Kaçmaya çalışırken 6, 9 veya 13 kişiyi daha bıçakladı ve sonunda kaçamadan yakalandı ve kendisini de hançerleyerek intihar etti.[2]
Türbesi
değiştir
Ebû Lü'lüe'nin türbesi[3] Kaşan'dan Fins'e giden yol üzerinde, 11. yüzyıldan kalma bir Harezmşah Devleti mimari tarzında inşa edilmiş olup, bir avlu, sundurma ve turkuaz renkli çinilerle dekore edilmiş konik kubbe ve boyalı tavanlardan oluşmaktadır. Yapının orijinal tarihi bilinmemektedir, ancak 14. yüzyılın ikinci yarısında tamamen restore edilmiş ve mezarına yeni bir mezar konulmuştur.[4]
Kaynak:Wikipedia