Kuzey Irak'ta teröristlerin taciz ateşi açması sonucu uzman çavuş Reşat Ergin şehitler kervanına katılmış. Annesi "gitti yavrum" diye bağırıyordu. Ateş yine yakınlarının ciğerlerine düşmüş, düştüğü yeri de kavurmuştu. Kendimi yokladım, gözümün yaşarmasından başka "inna lillahi ve inna ileyhi raciun" demekten başka elimden ve dilimden bir şey gelmedi.
Eskiden şehit haberi alındığında halk sokağa dökülür, tepkisini gösterir şehidine sahip çıkarmış. Bu konuda daha hassasmış insanlar.
Onlar can emanetini bizce en güzel şekilde teslim etmiş, seçilmiş insanlardır. İsteyen değil, nasibi olan erişir o makama.
Siyasi söylemleri bir kenara bırakarak soruyorum.
Şehit haberlerini duyduğunuzda ne hissediyorsunuz?
Şehit haberlerini duyduğunuzda ne hissediyorsunuz?
Böylesi şerefli bir şeyin bana nasip olmamasından.. 15 Temmuz'da çok yaklaşmıştım ama nasip olmadı..
Açık söyleyeyim benim hüznüm yok onlar adına.. Sadece imreniyorum.. Mekânları Cennet olsun.. Öyle güzel bir âleme gidiyorlar ki, insanoğlu bilse, silahını kuşanan cepheye koşar.. Çanakkale'de bunu bildikleri için seve seve koştular cepheye..
Büyük fırsat müminler için.. Fırsat indirimleri için AVM'lere koşanları gördükçe canım daha çok yanıyor.. Şehitliği bilselerdi, kapıda yatarlardı Genel Kurmaylık önünde..
Her ölen şehit mi? Onu Allah bilir.. Fakat, böyle bir fırsatta da öldüğü halde şehit sayılmıyorsa imanı yüzünden, onlara da zerre üzülmem.. Allah katında bile haşereden farksızlar..
Ben askerde harika bir komutan ile tanıştım, eğitim birliğimin de en iyilerinden biriydi.
Hatta eğitim esnasında şakalaşarak benimle şınav yarışında girdi. Celil komutan öylesine harika bir insandı ki, Allah ondan razı olsun ki orada bir hukuğumuz vardır aramızda. Allah ondan, üzerimde emeğinden de razı olsun...
Bu bahar bir haber gördüm, telefon elimden düştü, aynen '' şu an '' olduğu gibi gözlerimden yaşlar döküldü. '' Ahh '' dediğimi hatırlıyorum. Celil komutanım '' bir can borcumuz var, doğuda şehit düşsem bari, daha nasıl bir hediye olacak, zaten evlenmedim, evlenmem de bu yüzden '' demişti bana. Ne olmuş biliyor musunuz? Celil komutan nişanlanmış, Doğu'da da şehit düşmüş evlenemeden. Artık evlenme fikrine nasıl ikna olduysa, o sırada da şehit düşmüş...
Göz yaşları yetmez şehitleri anmaya, bu vatan için bedenini siper etmişlere küfür ediyor meziyetten bihaber olan insanlar bugün biliyor musunuz ülkemizde?
Kalkıp edep ve ardan yoksun şekilde şehit haberini hızlıca geçip, tarihimizdeki bu vatana canını seve seve veren kişilere küfür ediyor bugünün insanlık kisvesindeki mahlukatları.
Ben, tarihte bu vatana canını vermiş, gövdesini siper etmiş ve şehit olmuş olmamış tüm vatan evlatlarına borçluyum. Allah da, o bugün küfür edip saygı göstermeyenlere cehennemi tattırsın ki herkes ederini bulsun.
Kimse şehit ailesi olmadıkça anlamaz onları, o gencecik fidanları ve onların ailelerini hiçbir kul oğlu anlayamaz. Gelmiş aşağıdaki bir inancı muallakta ne yazmış görüyor musunuz? Toprak olsa utanır, taş olsa çatlar, ama insanoğlu böyledir.
İnsanların hassasiyetli konulara veremediği yahut hatalı verdiği tepkilerden ötürü zaman zaman insanlardan utanır, soğur ve tiksinirim ben sessizce.
Omuz omuza vermiş olduğum kıymetli bir büyüğünü de şehit olarak uçmağa yolcu etmiş bir vatan evladı olarak gerçekten tüm şehit haberlerinde içim tanıyor. Mekanları Efendimiz (SAV)'in yanı olsun hepsinin inşaAllah. Saygı duymayanlar da, en azından sessiz kalabilme erdemine ulaşır bir gün inşaAllah.
Hassasiyetli ve nahif sorunuzdan ötürü de sizleri tebrik ederim...
Şehit haberinin olmadığı gün yok ki... Sadece ülkemiz değil. Filistin, Gazze, Ülkemiz ve diğer sair Müslüman kardeşlerimizin şehit olmaları çok üzücü bir durum... "inna lillahi ve inna ileyhi raciun" demekten başka bir şey elimden gelmiyor... Şehitlik makamı, sıradan bir makam olmaması ise işin güzel tarafı..