Benim kedim garfield gibiydi. İstediği zaman evde, istediği zaman da dışardaydı. Ona özgür bir hayat sunuyordum, 4 duvar arasında sıkıştırılmış bir hapis hayatı değil. 9 yaşına gelmişti ve böyle yaşlanıyor gibiydi. Dişleri dökülmeye başlamıştı ve aklı eskisi kadar iyi çalışmıyordu sanki. Dışarıda gördüğüm zaman gelen arabaları umursamıyor gibiydi bazen. Bir gün bir komşumuz kedimizin araba ezdiğini görmüş ve gelip bize söyledi. Dediği gibi kedimi bir daha hiç göremedim maalesef ki :")
Araba ezmiş sonuçta, o cüssede hayvancağız nasıl hayatta kalabilsin? Komşumuz değil aslında, babamın bir tanıdığı görmüş, gelmiş eve söylemiş babama. Babam da bana söyledi. O yüzden tanımadığım etmediğim bir insan. Soramadım tanımadığım için, kimdir, nerede yaşar vs. bilmediğim için. Geçtiğimiz ay böyle bir şeye şahit oldum... Bir arkadaşımla sahilde geziyorduk, sonra eve döneceğimiz zaman ana cadde bomboştu, biraz gecikiyordu saat. Ana caddeden bir kedi geçiyordu, o sıra bir araba geldi ve kediyi gördüğü halde geç kaldı ve kediyi ezdi maalesef... Kadın ve yanındaki kişiler arabadan indi ve kediye baktılar ama maalesef ölmüştü. Kediyi alıp çöpe attılar. Yer kan içindeydi. Nasıl içim yandı, üzüldüm, moralim bozuldu anlatamam.
Bilmiyorum. Ben çok üzülüyorum ama yine kedi ya da köpek sahiplenmek istiyorum tekrardan. Ama annem pek olumlu bakmıyor buna. Tüyü, bakması falan. Anca ileride ayrı eve çıkarsam, evlenirsem falan şöyle bi' 10-15 tane kedi sahiplenirim. :D
benim de bir hocam vardı üniversitede veterinerlik çıkışı bakire 50 küsürde yaş olarak kedilere tapardı. O gelince araba kapısı açılınca koca kampüsün her yanından kedi gelirdi onun yanına
En İyi Cevaplar