Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

Ayrımları son haddine dek yaşadığımız zamanlarda, her uyaran uçurumu daha da derinleştirirken, aslında hiç oluşmamış mesafeler adına yazıyorum. İnsan nedir, kadın ve erkek niçindir, tüm bu zahmet ne demektir... Birlikte düşünelim, hissedelim, deneyimleyelim.

Birden İkiye
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

Enerji bir bütün olarak akmaya başladığında, ne zaman çeliyordu ne mekan tutsak ediyordu. O zamanlar salınım gibi evren kendi kendine yetiyordu.

Ve tüm evren yeniden deneyimlenmek için bir adamın şeklini aldı. Ona ondan yansıtılan her şeyin ismi öğretildi. O her şeyi ilk ağızdan dinledi. Ve her şeyin arasında yapayalnızlığını keşfetti. Sıkıldı.

Sonra evren her zaman bir dönüşümdedir, bunu anladı. Kendi içindeki evren, dışına bir kez daha yansımıştı. Cisim bularak.

Bir şeyi kutusundan çıkarınca bütün büyü bozulur. Ve kutu içindekiyle el ele kendisinden yapılma diyarları arşınladı. Farkında olmayarak. Razı olarak.

Ve teklikten iki oluş, ayrılık demektir, araya mesafeler girer. Yan yana ama yapayalnız. Araya zaman girer, zihin girer. İkisi ile doldurulmamış fiiller girer.

Bu boşluk kendine bir cisim bulur. Her boşluk kendine bir cisim bulur.

Yaşam ve ölümün bilgisi, sonsuz yaşamın bilgisi, ikililiklerin, zamanların bilgisi. Bilgi.

Ve ikiler her zaman birbirini iter. Ve ikiler birbirini bazen çeker de.

Havadan Toprağa
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

Dünyanın uzak uçlarına dağıldı Kadın ve Erkek. Daima birbirlerini aradılar. Her şeyde. Gökyüzündeki yıldızlardan rehber olmalarını beklediler. Ötüşen kuşlardan şarkıyı duymak istediler. Evler inşa ettiler, dopdolu ama ruhsuz evler. Ama ne yaptılarsa olmadı bir türlü. Aradıkları şey kendi bütünlükleriydi yeniden, Cennet dedikleri şey belki de, ama her kimde her ne yolla ulaşmaya çalıştılarsa da bir tatminsizlik baş gösterdi.

Sivriden Yumuşağa
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

Kadın Erkeğin bir parçasıdır. Erkek kadının kutusu. Erkek köşeli bir cisimdir. Gustav Klimt'in "The Kiss" çalışmasını bilenler anlamıştır. Kadın yuvarlaklar dünyasıdır. Kıvrımlarıyla, duygularıyla, akışkanlığıyla. Erkek kalıplarından çıkamaz. Erkek katı değildi aslında, eksilince, içinden koskoca bir yuvarlağı yitirince, elinde olmayan sebeplerdi bunlar.

Benimsemek ve Ait Olmak
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

Şimdi anlamamız gereken bu. Kadın tamdır, Erkek eksik. Kadın tamamlar, Erkek tamamlanır. Erkek arar, Kadın bulunur.

Erkek benimser, Kadın ait olur. Kadın bir arayışta değildir, Kadın yalnızca bulunmak ister.

Ve dikkat ederseniz, Erkek için Kadın bir yandan bilinen bir yandan asla bilinemeyendir. Çünkü kopan parçasını çözümleyemez Erkek. Kadın ise Erkeğe karşı daima tepkiseldir. Kadın yanıt verir. Analiz etmez, yargılamaz, düşünmez. Erkeğe karşı bir oluştur.

Birkaç Şarkı Sözü
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

A & J Stone kardeşler şarkılarında feminen ve maskülen kuvvetlerin, aşkın ve ruhun bazı sırlarını yazmışlar. Onlarla tanışmam tesadüfi olmuştu. Bana hissettirdikleriyse sanki varlığım kendini sabunlayıp durulanıyormuş gibi. Bazı şarkı sözlerinden Kadın ve Erkek rollerini yazacağım.

Bir şarkıda kız kardeş şöyle bir nakarata giriyor:

All of me is all for you. (Her şeyim tamamen senin için.)

Kadın bir bütün olarak eksilen parçadır. Ve tamamıyla erkeğin boşluğuna yerleşmek, yerleştirilmek ister. Gene aynı parçada:

All this life is all for love. (Bu hayat tamamen aşk için.)

Hayat, ister bireyin hayatı olsun, ister kadının gözünden hayatın kendisi olsun, tamamen aşk için var edilmiş. Aşk burada eksilmeden doğan çekim dersek, daha açık oluyor.

Erkek kardeş ise şarkısında şöyle bir kurguya giriyor. Şeytan adama yaklaşıyor ve ona evreni ve sonsuz yaşamı teklif ediyor. Fakat adamın aklında bir kızın resmi var.

Some call love a curse, some call love a thief. (Bazıları lanet der aşka, bazıları hırsız)

Some call love a word, some call love a thief. (Bazıları kelime der aşka, bazıları hırsız)

Erkeğin bir nevi cezalandırılması, kendisinden bir şeyle sınanması, kendi seçiminde boğulması, kendi iradesinde kendi kelimesinde yenilmesi...

Ve şeytanın yolundan gitsem de senden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim diyor şarkıda.

Vazgeçemez, insan parçasından vazgeçemez.

Sonuç
Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği

İnsan yan yana tutuşan iki dal parçası gibi hissediyor bazen. Rüzgar esse hangimiz sönecek diye düşünmeden edemiyor. Sen sönersen ben de söner miyim diye sorgulamadan edemiyor.

İki bir olmadıkça, şey kutusuna konmadıkça, pandora'nın kutusu tekrardan mühürlenmedikçe, ruh aranmaya devam eder.

Ruh bir bütün olarak geldi, bir bütün olarak gidecek.

Dağınık oldu farkındayım. Çoğu için saçmalıktan ibaret olacak bu yazıda, arayan aradığını bulacak. Kimse bir şey aramıyorsa, arayan aradığını buldu demektir.

Olmak dileğiyle.

Kadın, Erkek ve Ruhun Bölünemezliği
Cevapla