Çok Bilen Çok Yanılır.

Dünyada öğrenilebilecek o kadar çok konu, olay ve olgu var ki insan hangisini araştıracağını bilemiyor bazen... Herkesin farklı bir ilgi alanı vardır ve o konuyu araştırmak, öğrenmek ister. Bir konuyu uzun süre araştıran kişi oldukça fazla bilgi toplar. Yani tamamen 'bilgisiz' olduğu bir şey hakkında artık 'bilgi sahibidir.' Ancak bu kimi zaman olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Çok Bilen Çok Yanılır.

İnsan bir konu hakkında hiçbir şey bilmiyorsa; yorum yapmaktan kaçınır, fikri varsa bile fazla diretmez, yanlışlarını çabucak kabullenir. Fakat o konuyu biraz olsun araştırmış ise, bir şeyler öğrenmişse, bilgisi yanlış dahi olsa inat edebilir, yani doğru bilgiyi reddedebilir. Bu çok şaşılacak bir durum değil. İnsan, kibre kapılmaya müsaittir, hep en bilgili ve deneyimli kişi kendisi olsun ister. Bu yüzden en ufak bir başarısını bile büyütür ve maalesef bazen yanlışlarını, kusurlarını inkar eder.

Bir de şöyle bir durum var ki o daha da kötü. İnsan bir konuyu öğrenince diğer tüm konulara da hakim olduğunu sanabilir veya diğer alanları küçük görebilir. Halbuki her alan birbirinden bağımsızdır ve birini öğrenince diğerlerini öğrenmiş sayılmazsınız. Örneğin matematiğin her şeyini bilmeniz, bu alanda uzman seviyesine ulaşmanız, piyano çalamadığınız gerçeğini değiştirir mi? Siz matematiği iyi biliyorsunuz diye piyano çok bayağı ve gereksiz bir uğraş olur mu?

Çok Bilen Çok Yanılır.

"Çok bilen çok yanılır." demişler. Gerçekten haklılar. Zaten normalde bir insan yeni bilgiler öğrendikçe kendi cehaletinin farkına varır ve "Kim bilir daha bilmediğim neler var" diye düşünür. Ancak kibir insanı gaflete düşürebilir ve ona 'artık her şeyi bildiğini, öğrenecek hiçbir şeyi kalmadığını' düşündürtebilir. Alim olma yolundaki en büyük engel, budur.

İnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin, bilmediği daha çoktur. Çok bildiğinden kendine çok güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır. Bir insan çok bilgi sahibi olabilir. Ama bu demek değildir ki her şeyin mahiyetini biliyor. Onun da bilmediği, inceliğini kavramadığı pek çok şey vardır. Bu bakımdan bilgisi sebebiyle bir insan kendisine güvenip öyle olur olmaz şeylere karışmamalıdır. Yoksa yaptığı bir hareket, söylediği bir söz, fark etmediği bir durum onu yanılgıya düşürüp zor durumda bırakabilir. (Vikisözlük)

Çok Bilen Çok Yanılır.

Öğrenmek belli bir yaşa gelince biten bir şey değildir tersine öğrenmenin sonu yoktur. İnsan ömrü kısadır ve kimse bu kısacık zamanda her şeye vakıf olamaz. Bilgi, alçak gönüllülük ile taçlanır. Atalarımız "Bir bilsen de bir bilene danış." demiştir. Çünkü sen ne kadar çok şey bilsen de kaçırdığın, öğrenmediğin bir nokta olabilir. Senin bilmediğin bir şeyi senden daha az bilgili birisi bilebilir.

İnsan her duyduğuna inanmamalı ama başkalarının sözlerine de kulağını kapamamalıdır. Duyduğu her şeyi -onu söyleyen kişiye bakmadan- irdelemeli ve değerlendirmelidir.

Konuyu pekiştirmek adına size yaşanmış bir hikaye anlatacağım.

Bir kahin, filozof Sokrates'e onun içinde bulundukları bölgenin en bilgili insanı olduğunu söyler. Sokrates bunu kabul etmez. "Nasıl olur? Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim." der. Kahini yanlışlamak için tüm şehri dolaşır ve çeşitli insanlarla sohbet eder. Onlara hangi alanda uzman olduklarını sorar ve o alan hakkında sorular yöneltir. Ancak aldığı yanıtlara çok şaşırır çünkü hiç kimse 'uzmanı olduğunu söylediği' konu hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip değildir. Sonunda pes eden Sokrates kahinin yanına gider ve "Sen haklıymışsın. Ben en azından bilmediğimi biliyorum, diğer insanlar onu da bilmiyor." der.

İşte, Sokrates'i Sokrates yapan budur. İnsan yalnızca bilgisizliğini kabullendiği zaman bir şeyler öğrenebilir. Bilgi edinmenin tek yolu bilmediğini bilmek ve öğrenmenin sonu olmadığının farkına varmaktır...

Umarım bencemi beğenmişsinizdir. Peki, siz bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Sorularınızı ve görüşlerinizi bekliyorum. Herkese iyi geceler/günler.💖🌃🌄

Çok Bilen Çok Yanılır.
Cevapla