Hurafelerin Gölgesinde, Bilimin Mum Işığı!

2016 yılının 5. ayının 29. gününün akşamında (haha! hep böyle yazmak istemişimdir), çok yakın bir arkadaşımın cemiyeti vardı. Dünya evine girecek kardeşi ve Dünya’nın kaç bucak olduğunu anlaması da uzun sürmeyecektir. Bizim düğünler 40 gün, 40 gece sürmediği için, hemen nikah memuru geldi bir celsede nikahı kıyacak ama gelinin sesi çıkmıyor! Gelin o meşhur anda “evet” diyecek ama, hani böyle heyecanlanınca yutkunma anında bir ses çıkar ya, işte tam o anda “evet” dedi. Doppler etkisiyle ilerleyen ses, mikrofona çarptı ama hoparlörde yankı bulamadı.

Neyse ki bu açığı damat telafi ederek , şiddetli bir “eveeetttth” dedi. İnşallah mutlu olurlar… Sonrasında klasik düğün eylemleri yaşandı; Pasta kesildi ve birbirlerine yedirdiler, takı merasimi, havai fişeklerdi derken, sonrasında benimde içinde bulunduğum, sapları ihtiva eden masada koyu muhabbet dönmeye başladı. Klasik erkek muhabbetleri döndü durdu.

Olmazsa olmaz cinsellikten tutun, Sapanca’nın gündem meseleleri(bu konuya girmeyeceğim çok uzun ve sıkıcı)konuşuldu. İşte benim ilgimi çekmeyen iki ve üçlü muhabbetler. vs. Şimdi anımsadım bakın ; futbol konuşmadık! Çok ilginç yani! Masada en az 10 kişi falan vardı ve futbol konuşulmadı. Sanırım konuşulan cinsel içerikli konular, futbol coşkusunu bastırdı.İşte kısa bir süre sonrada Sapanca gölünün absürt efsaneleri konuşulmaya başlandı.

Konumuza geldik işte! Bu yöreye özgü bir efsane var!

Bu efsanede Sapanca gölünün ortalarında bir yerde sözüm ona bir cami varmış ve yüzen bazı gençler bu caminin minaresinde ki hilale değip, yüzeye çıkarlarmış. Bu konu da haliyle bizim bu düğün masası muhabbetimizde geçti ve uzun süredir tanıdığım bir arkadaş da: “Evet, o efsane doğru” dedi! Sonra karşıdan başka bir arkadaş ise: Evet, hilale değen insanlar var dedi! Ben de dedim ki: “ya arkadaş Müslümanlık 1400 yıl önce indi. Bu göl en azından 1 milyon yıl önce oluşmuştur. Saçmalamayın dedim! ” Vallahi ne yalan söyleyeyim hiç oralı olmadılar.

Zaten düğünde ki horon , 3 ayak seslerinden doğru düzgün konuşulmuyordu...

O yüzden fazla uzatmadım konuyu. Bu soru kafama takıldı ama! Sapanca gölünün oluştuğu dönem hiç bilinmiyordu. Sapanca’yı tanıtan yazılı metinlerde hep klasik şeyler anlatılır. Uzunluğu, yüz ölçümü, derinliği ve tarihteki isimleri vs. Düğünden dönünce hemen geçtim bilgisayara ve Google arama motoruna şöyle yazdım: “sapanca gölü ne zaman oluşmuştur” Hiç bir yerde yazmadı! Başladım araştırmaya. Onu yazıyorum, bunu yazıyorum yok! Arada google bana:”bunu mu demek istedin” diyor, iplemiyorum. Şunu mu dedin, Yok! yok! yok! En son bu sorunun cevabının jeoloji biliminde yattığı açıkça belli olmuştu. Orada bir yerdeydi, lakin onu bulmak zordu benim için. Öyle ki, ağır jeoloji terimleri vardı bir sürü. Google aramaları arttı, arttı ve bir şeylere ulaşmaya başlamıştım sonunda ve buldum!

Hurafelerin Gölgesinde, Bilimin Mum Işığı!

Tabii ben bu şemada kayboldum gittim :) Sapanca gölü, hangi dönemde oluşmuştu? Araştırmam devam ederken bir makale çarptı gözüme. İstanbul Ünirversitesi Mühendislik Fakültesi Yer bilimleri Dergisinde, bu konuya açıklık getiren bir makaleydi. Allah’ım bu nasıl ağır dil! Şimdi yazıyorum bir cümle sıkı durun! “Kuvaterner tortulları, orta-pleistosen yaşlı, nehirsel-gölsel fasiyesli karaçam formasyonu” dedi! Gölümüz, Fanerozoik devirde , senozoik zaman diliminde, kuaterner dönemindeki , pleistosen bölümünde oluşmuş ve önce “Paleo Sapanca denizi” olarak ortaya çıkmış bir tektonik gölmüş. Göl en sonunda tektonik hareketlerle bugünkü halini almış. İşte arkadaşlar, bilim böyle güzel bir şey. Desteksiz atmak mı, yoksa bilimsel olarak kanıtlamak mı daha iyi. Gölün oluşum zamanını da yaklaşık 1 milyon 800 bin yıl önceye dayanıyor! İyi ki de oluşmuş! Bilimle kalın ki, efsanelerle yaşamayın…

Hurafelerin Gölgesinde, Bilimin Mum Işığı!
Cevapla