Biliyorum, ağlamamak için sustunuz. Ağlamak gurur kırıcı, lanet bir şeymiş gibi... Red edilmekten korktuğunuz için kalbinize gömdünüz ve sonra düşündünüz, söylesem ne olacaktı ? Oysa bu korkaklıkla olacakları yaşamayı hiç de hak etmediniz. Ne derler diye yapamadınız. Kimsenin s*kinde olmayan bir ucubeyim belki de diye bir kere düşünmediniz.
Aşık olup sadece acı çektiniz. Sevmek güzel şeydi, siz anlayamadınız
O akşam kaldırımdaki aç kediyi görmediniz. Ya da görüp "Önce insanlar doysun" dediniz. Çünkü, "İnsan tokken, hayvan açken kudururmuş." lafına ayak uydurmayı alışkanlık haline getirmiş bir bencil olmayı tercih ettiniz. Bugün de her yerde mutluluğu arayıp bulamadınız. Bir sokak çocuğu gülümserken mutluluk size fazla ütopikti (!) Ben bu sınavlara nasıl çalışacağım deyip isyan ettiniz.
O bana bakmaz dediniz... Üşendiniz, yoruldunuz
Bugün de kilo veremediniz, kilo alamadınız. Evet, bugün de yıllardır beklenen evrime kafa atamadınız... Biliyorum dün gibi kahkaha atmadınız. Çok gülen kadına basit dediniz. İnsana insan gözüyle bakamadınız. Gidenin değerini gittiği için anladınız. Başkasının hayatına ne ayıp dediniz, onun o hayatta mutlu olmasını zerre önemsemediniz.
Bugün de sevmediniz...
Ne kendinizi ne başka bir insanı, hayvanı sevmediniz. Dışı insan içi ot gibi bir gün daha geçirdiniz. Tebrikler bugün de mutluluk nerede filan diye söylenip rutininizi aksatmadınız. Dünyaya nasıl nefes alarak ölündüğünü gösterdiniz... Bugün de duygularınız, düşünceleriniz prangalıydı. Evet, bugün de hep içinize attınız... Zincirlerinizi kıramadınız, özgür olamadınız. Ömrünüz kısaldı ve siz dünyada sadece kalabalık yaptınız.
Ve hala mutluluğu arıyorsunuz
Hiç hak etmeden... Bence insan önce hak etmeli sonra yaşamalı. Ve şairin de dediği gibi "Hayat kısa kuşlar uçuyor." Bugün saatlerce ağladığımız şeye yarın gülebiliyoruz. Hayat gerçekten bizimle dalga geçiyor gibi değil mi ? Biz onu fazla ciddiye almıyor muyuz ? Bir sincap gibi yaşa, büyük bir ciddiyetle demiş Nazım Hikmet. Ya da biz bu ciddiyeti, ota boka üzülmek ve sadece kendi menfaatimizi, kendi gövdemizi, kendi midemizi düşünmek diye mi algıladık acaba...
En İyi Cevaplar