Hırsız Zengin ile Cennetlik Fakir

Evet, başlık biraz ilginç. Hemen açıklıyorum. Daha önce bahsettiği gibi, ben çocukluğumdan beri hikaye yazıyorum. Elbette, çocukken oldukça saçma ve komik şeyler de yazardım. Hırsız Zengin ile Cennetlik Fakir adlı öyküm de bunlardan biriydi. Aniden aklıma geldi ve sizinle paylaşmak istedim. Ben her okuduğumda gülerim. Bunu hangi kafayla yazdım gerçekten bilmiyorum ama beşinci sınıfta Türkçe ödevi için hazırlamıştım.

Hırsız Zengin ile Cennetlik Fakir

Bir zamanlar Ayşe isminde kısa sarı saçlı, mavi gözlü, kısa boylu, şirince bir kadın yaşarmış. Bu kadın çok fakirmiş. Fakirlikten perişan olmuş ancak çok dürüst, iyi kalpli ve sevecenmiş.

Ayşe'nin Zeynep isminde bir komşusu varmış. Zeynep uzun sarı saçlı, yeşil gözlü, uzun boylu, şirince bir kadınmış. Bu kadın çok zenginmiş, paraya para demezmiş fakat hırsızmış. Bankaları, marketleri, pastaneleri vb. yerleri soyarmış.

Bir gün Zeynep Ayşe'ye "Haydi bankayı soyalım" demiş. Ayşe "Hayır" demiş ve polisi aramış. Zeynep tutuklanmış, hapislerde sürünmüş. Hapisten çıkınca aklı başına gelmiş ve bir daha asla hırsızlık yapmamış. O da Ayşe gibi iyi birisi olmuş.

Hırsız Zengin ile Cennetlik Fakir

Bunu okuduktan sonra insanın aklında bazı soru işaretleri kalıyor. Örneğin:

Hangi aklı başında insan komşusuna "Haydi, bankayı soyalım" der? Komşu polisi aradı ama kadını nasıl tutuklattı? Sonuçta ortada hiçbir delil yok. Banka soygunu henüz gerçekleşmemiş sadece hayali kurulmuş. Yani Zeynep, sadece hırsızlık yapmayı planladığı için mi yıllarca hapiste sürünmüş? Düşünce suçu dedikleri bu olsa...

Hırsız Zengin ile Cennetlik Fakir
Cevapla