Büyü yapılacak amaç ve Türüne göre değişir. Atıyorum Birisinin fenalığı çin yapılacak büyü ile karı koca arasını düzeltmek için yapılan büyü bir değildir , En basit örneğiyle Bir davet yapılır Gelen Cinle Konuşma başlatılır Uzman kişiler bu konuşmaesnasında cini yakalayarak Zorla büyüde (Tılsımlarla yakalarlar ) kullanır Ama eğer acemiyseniz Cinin şartlarına uyup dediklerini bir bir yapmanız gerekir. daha ayrıntılı anlatmıyorum çünkü Meraklı bir çok Ks üyesi denemek isteyecektir.
AK Büyü , Kara Büyü ve Kırmızı Büyü
Bu 2 büyü türünün dışında Kırmızı büyü denilen Bir tür büyücülük vardırki Fenanın fenasıdır , İnsanları kendi kanlarıyla boğulacak türde güçlü büyüleri yapabilirler Kırmızı Büyücüler. Kara Büyü ise orta halli Kötülüklerin gerçekleşmesi( Karı koca kavgası , hastalık vs ) için uzmanlaşmış büyücülerin alanıdır bu 2 tür büyücününde Cinlerden dostları vardır. Gelelim Ak büyüye Benimde bildiğim ilimdir , Dini yönden sakıncalı oldugunu öğrendiğimden beri bıraktım.
Ak Büyücülük Nedir , Günahmıdır ?
Öncelikle Malesefki Günahtır , Çünkü Ak büyücüler Kötü büyüler yapmasada insanların gelecekleriyle oynayıp geleceğe azda olsa şekil verdiklerinden Ak büyüde yasaklanmıştır. Örneğin Ak büyü ile bir çocuğu kendinize aşık edebilirsiniz ama bu onun Hür iradesi olmaz ve Büyüyü nekadarda yenilerseniz yenileyin Büyünün etkisi bir zaman sonra yok olucaktır ve çocukda sizi bırakacaktır. Örneğin Ak büyü ile Boşanmak üzere olan 2 eş Barıştırılabilir ama bu sadece uzatmalara oynamak olur ve buradada geleceğe şekil vermek olduğundan yasaktır.
Dinde Büyücülük ( Peygambere Büyü Yapılması )
“Benî Züreyk Yahudîlerinden Lebid b. el-A’sam tarafından Hz. Peygamber (s.a.v)’e sihir yapıldı. Öyle ki, Rasulullah (s.a.v) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah'a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki:
“Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum husustâ Allah bânâ fetvâ verdi?”
“Hangi hususta Ey Allah'ın Resülü?” dedim.
“İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine:
“Bu zâtın rahâtsızlığı nedir?” dedi. Öbürü: “Büyüdür!” dedi. Önceki tekrar sordu: “Kim büyüledi?” Diğeri: “Lebîd İbnu'l-Asâm adındaki Benî Züreykli bir Yahudî.” diye cevap verdi. Öbürü:
“Büyüyü neye yaptı?” dedi. Arkadâşı: “Bir târâkla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurmâ tomurcuğunun içine!”cevabını verdi. Diğeri:
“Pekalâ, şimdi nerede?” diye sordu. Arkâdaşı: “Zervân kuyusunda!” cevâbını verdi.”
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) Ashâbından bir grupla birlikte (r.a) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp:
“Ey Aişe! Allah'a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu iIe sulanan) hurmâ ağaçlarının başları da sanki şeytanların başları gibiydi!”dedi. Ben:
“Ey Allah'ın Resülü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?” diye sordum.“Hayır” dedi ve ilave etti:
“Bana gelince, Allah bana âfiyet lutfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!”Resulullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü.” (Buhârî, Tıbb, 47, 49, 50; Cizye, 14, Edeb, 56; Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Selâm, 43)
En İyi Cevaplar