Dünyanın En İyi İnsanı ile Tanışın

Yazacaklarım hiçbir yerden alıntı değildir ve tamamen benim hayal gücümün eseridir. Son zamanlarda hepimiz iyi niyetli, saf ve dürüst insanlara hasretiz. Bu yüzden ben de "bir iyi insan ütopyası" yaratmak istedim. İşte başlıyorum...


Dünyanın En İyi İnsanı ile Tanışın.


Karakterimin ismi Marshall olsun. Marshall, İngiltere'de yaşayan on dokuz yaşında bir genç. Küçük yaşta annesini kaybetmiş ve babasıyla yaşıyor. Babası, o altı yaşındayken maddi sıkıntılar sebebiyle tefeciden borç almış ama borcu ödeyemeyince intikam olarak karısını öldürmüşler. Adam, karısının ölümünden sonra kimseyle ilişki yaşamamış ve hayatını oğluna adamış. Oğlu ise küçük yaşta başına gelen olaylara rağmen çok iyi kalpli ve saf biri olmuş. Her ne kadar annesini her şeyden çok sevse de onu öldüren tefeciye karşı bile kin ve intikam duygusu beslememiş ve kendince bir hayat felsefesi yaratmış. Ona göre bu dünyada kötü insan diye bir şey yok, karşındaki insana nasıl bakarsan onu öyle görürsün. Yani eğer bir insanın iyi olduğunu düşünürsen o insan iyi biri olabilir. Başta çok saçma ve anlamsız gelse de çevresindeki birçok insanın hayranlığını kazanmış. Tabii ki Marshall bunları kimseye yaranmak veya popüler olmak için yapmıyor, tek derdi kendi gibi sıkıntılar çekmiş insanları iyiliğe ve pozitif düşüncelere yönlendirmek.


Yine de babası onun bu saflığı ve aşırı iyiliğinden dolayı endişe duyuyor. Onun kötü niyetli insanlar tarafından kandırılabileceğini düşünüyor bu yüzden her zaman yanında olmak istiyor.


Marshall, annesini öldüren tefeciyi zor bir durumda görse kurtaracak kadar merhametli ve affedici biri. Hayat felsefesinin temelinde karşısındaki insan kim olursa olsun hoşgörü, iyilik ve merhamet ile yaklaşmak var. Kin, nefret, intikam ve yalan kavramlarının hayatında kesinlikle yeri yok.


Dünyanın En İyi İnsanı ile Tanışın
Mutlu olmanın tek yolunun başka insanları mutlu etmek olduğunu düşünüyor ve herkesi mutlu etmeye çalışıyor. Daha çok kişiye ulaşabilmek adına "sevdiği canlıları kaybeden insanlar" isminde bir dernek açmış. "Canlılar" diyor çünkü bir insan hayvanını hatta çiçeğini bile kaybettiğinde desteğe ihtiyaç duyabilir, kimsenin acısı hafife alınmamalıdır. Dernekte zor durumdaki insanlara maddi ve manevi olarak destek veriyor. Ayda bir ya da iki kez hapishaneleri ziyaret ediyor çünkü oradaki insanların psikolojik yardıma ihtiyacı olduğunu, eğer birileri onlara el uzatırsa özgür olduktan sonraki hayatlarında tekrar suç işlemeyeceklerini düşünüyor. Haftada bir ya da iki kere ise hastaneleri özellikle de çocuk hastaları ziyaret ediyor, onlara moral veriyor. Evsiz insanlar için para topluyor ve kalacakları yerler ayarlamaya çalışıyor.


Az önce de dediğim gibi ona göre "dünyanın en kötü insanı" olarak adlandırılan kişi bile özünde iyilik ve sevgi barındırır. Her canlının özünde iyilik ve sevgi vardır. Kötülük, insanların yaşadıkları acılar ve üzüntüler sonucu yaptıkları hatalardır ancak herkes bir gün özüne dönebilir. Yani iyiliğe... Suçlu insanlara ceza verilmemeli o insanların da özlerine dönmesi için yardımcı olunmalıdır.


Marshall sadece insanlara değil hayvanlara ve doğaya da çok değer veriyor ve onlar için çaba harcıyor. Evinde beş kedi, altı köpek, sekiz balık, iki kuş, iki tavşan besliyor. Ayrıca hayvanlar için ufak çaplı bir dernek kurmuş.


Babası da onun hayır işlerine elinden geldiğince destek olmaya çalışıyor. Onun yaptığı her şeyle gurur duyuyor ve mutlu oluyor.


Dünyanın En İyi İnsanı ile Tanışın


Bilim, sanat, felsefe ve spor gibi pek çok alana ilgisi var. Boş zamanlarında bunlar üzerine araştırmalar ve tartışmalar yapıyor. Kendi bildiklerini başka insanlara aktarmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyor.


Şimdilik benden bu kadar. Umarım Marshall'ı sevmişsinizdir. :)



Dünyanın En İyi İnsanı ile Tanışın
Cevapla