Bugün annem süs olarak salonumuza koyduğu çiçekler hakkında konuşunca sinirlendim. Bir akrabamıza verecekmiş. Çiçek hakkında sanki bir eşya, oyuncakmış gibi konuşuyordu. ''Bak ne kadar güzel. Al bunun şurasından kopar, evinde ekersin. Evet çok güzel kokuyor''. Ne yani? Ne olmuş? Dediğinizi duyar gibiyim. Okumaya devam edin...
Onlar da acıyı hissederler
Evet duyamıyoruz, çığlık atamıyorlar, bağırıp yardım isteyemiyorlar ama onlarda hisseder! Onlarda canlı. Sırf bir insanı mutlu etmek için canlarını yakamazsınız! Değer mi sırf kokusunu hissetmek için bir canlıyı öldürmeye?
Çiçeğin umurunda mı senin sevgilin?
''Bana ne ul@n senin sevgilinin seni sevip sevmediğinden? Neden canımı yakıyorsun?'' Onu öldürmeye ne hakkın var? O canlıyı öldürmek için mantıklı bir sebebin var mı? Gerçekten yapmak zorunda mısın? O senin için yaratılmadı! Sen gidip koparıp sevgiline/annene ver diye yaratılmadı!
Bu kadar değersizler mi?
Bir hayvan ya da insan öldürüldüğünde neden bu kadar tepki gösteriyorsun da çiçek alınca mutlu oluyorsun?
Düşünsene birinin seni sırf görüntün için öldürdüğünü, çiçek olduğunu düşün. Baksanıza dalında ne kadar güzel. Bırakın öyle kalsın...
Acıyı hissetmek için 2 faktörün varlığı gerekir: Birincisi sinir sistemi, ikincisi ise bilinç. Bunlar olmadan acıyı hissetmek vs. mümkün değildir. Verdiğin linki de kontrol ettim. Orada anlatılanlar bitkilerin acıyı hissettiği anlamına gelmez. Bitkiler hangi koşulda ne yapması gerektiği hakkında otomatik mekanizmaya sahiptir. Sen yaprağı koparırsan o bir gaz salınımında bulunabilir. Ya da su kanallarını kopardığın için solabilir. Bitkilerin acı çekip çekmediğini onu koparmadan yerinden söktüğünde anlayabilirsin. Çünkü gaz salınımında ya da başka herhangi bir tepkide bulunmaz. Sadece vakti geldiğinde solar. Yinede eline sağlık, yazı stilini beğendim.
Çiçekler acı hissetmezler. Bir bilince sahip olmak için ve acı hissetmek için ya da başka bir şey hissetmek için bir sinir sistemine yani beyne ihtiyacın vardır. Doğal ekosistemin devam etmesi için dalında kalmalı tabi.. Ama canları acıdığı için değil.. Tum canlılar gibi insanlar da başka canlılarla empati kurarken onların da kendileri gibi hissettiğini duşunur. Bu içgüdüsel bir duygu. Keşke herkeste olsa..
evet bende bir ara öyle düşünüyordum ama biraz araştırma yaptım. bak bu gönderdiğim linkteki yazıyı oku. o siteye güvenebilirsin: https://www.evrimagaci.org/fotograf/41/5358
Yazı çok güzel. Paylaştığı için teşekkür ederim öncelikle. Okudum.. Ama burada ifade edilen düşünceyi tam yansıtmamışsın. Bitkilerin ürettiği gazlar bitki tehdit altındayken titreşiyorlar. Bu titreşim insanlar üzerinde değil ama bakteriler mantarlar üzerinde etkili olabilirler. Bence bu da araştırma devam ettikçe ortaya çıkacak. O ayrı bir konu. Bilim insanları insanların ilgisi çeksin diye bu titreşimleri ağlama sesine benzetmişler ama tabi ki bitkinin sinir sistemi olmadığından acı hissedemez. Sadece her canlının olduğu gibi bitkinin de bir savunma sistemi olabilir. Geçen bir belgesel izledim. Yağmur ormanlarında bir bitki türü tırtıllardan korunmak için zehirli madde olan siyanür içeriyormuş. Böylece tırtıl da siyanürü vucudunda tutarak kendisi de zehirli olmuş ve böylece adapte olmuş duruma. Bitki de bir sonraki neslinde daha zehirli olmuş, tırtıl yine adapte olmuş. Yani evrimleşmek de bir savunma mekanizması. Burada bireysel olarak değil tür olarak savunma oluşturuluyor..
Bence hiç bir insan için çiçekleri üzmemek dalından koparmamak lazım hiç bir insan onlar kadar güzel değil hepsi değersiz et parçasıdır aşık olmayın... https://s13.postimg.org/i8rgazot3/gj_WEv_L.gif
Güzel bir bakış açısı olsa da bayanların hoşuna gittiği için içinden gelse de gelmese de erkekler almaya devam edecektir. Çoğunluğu sırf gönül almak için yahut iyi görünmek için alıyor zira.
Süslenip verilen çiçeğin ne hissettiğini hakikaten öğrenmek isterdim; belki de verildiği amacı şeklinde o da seviniyordur :))
saksıda alın sizde :) bence kendini değersiz hissediyordur. Bir canlı olmasına rağmen bir eşya gibi sırf görüntüsü için süs gibi oraya buraya konduğu ve koparıldığı için. Teşekkürler :)
Saksıda bitkilerim var, bana sorarsanız hediyede emek olmalı evvela; bugüne dek emeksiz neredeyse hiç hediye vermedim ben, fiyat değil de emeğe ve uğraşa bakarım :)
Belki de, ''keşke neslimin devamına katkıda bulunsalardı'' diyordur verilen çiçek.
Sonunda beni anlayan biri çıktı.. :( Çiçek yetiştirmeyi seven biri olarak, kızların çiçek istemesinden, ve almadığım zaman da bana cimri muamelesi yapmasından bıkmıştım.. :/ Sırf sevgililer biribirlerine şirinlik yapsın diye çiçeklerin katledilmesine karşıyım.. Ama beni anlayan kimse yoktu şimdiye kadar..
Sokakta satılanlar konusunda haklısın da kendin topladın isen kızmayı haklı bulmam ben. Karşılığını o bitkiye su ile ödediğin sürece sorun olmaz. Dalında solmak yerine bir kitap arasında aşkın simgesi olarak saklanmayı tercih ederler bence.
hayvanları öldürüp sonra postunu giymek gibi. onlara da artık ''benim vücudumda olmayı tercih ederler'' dersin. yemek verdiğin her insanı öldürürmüsün sen?
sen de şunu anlamıyorsun. bir şey değişmiyor yani. bitkiye su ver, dibindeki yabani otları kopar, toprağın havalanmasını sağla vs vs biraz ona bak yani ondan sonra istediğin kadar çiçeğini kopar. o bitki çiçeğin kopması ile bir şey kaybetmez bunları yaparsan aksine daha çok kazanır. doğanın belli bir dengesi var zaten sen o dengeye uyumlu davrandıktan sonra çiçeği koparmanın bir zararı olmaz.
çocukken bende senin gibi düşünüyordum. doğayı korumak için onu kendi haline bırakmak yalnızca bakmak gerekir diyordum. sonra ağaç yetiştiricam dedim ektik bir tane nar ağacı. ben çapalıyorum dibini haftada bir, hergün suluyorum falan ama ne kadar iyi bakarsam bakayım belli bir boyu geçmiyor bir iki tane ufak meyve veriyor. gittim anneanneme dedim ya tohumda sorun vardı ya da toprakta sorun var. bu büyümüyo dedim. geldi baktı aldı eline bahçe makasını üzerinde bir sürü ufak dal vardı. kesmeye başladı. dedim napıyorsun kesmeyelim sorunu çözelim :D nitekim büyümeme sorunu zaten buymuş
dallar yüzünden kök beslenemiyormuş yeterince. bu yüzden budamak kökü sağlamlaştırıyor hem de bitkinin büyümesini sağlıyor. çiçeklerin çoğu için de bu böyle. çiçeği koparmazsan çiçek çürür toprağı besler. ama zaten toprağa bakıyorsan buna gerek yok. çiçeği koparıp bir şekilde kullanmak daha mantıklı. kökün büyümesini istiyorsan çiçekten belli bir süre sonra vazgeçmen gerekiyor. her çiçek için geçerli olmasa da çoğu için böyle. ben çok çiçek ile ilgilenmem ağaç ya da sebze falan yetiştirmeyi severim. ama genel kural budur yani.
ama bitkiye bakmıyorsan direk çiçeği koparıp gidiyorsan o zaman yanlış. çiçeğe iyilik değil kötülük yapmış olursun. ama bakıyorsan o çiçeği alman onu öldürdüğün anlamına gelmiyor. böyle düşünüyorum ben.
papatyanın da kendi sorunları oluyor :D mesela sudan uzak bir yerde ise ona su getirmen suyun olduğu bir yerden orada bir sürü bitkinin oluşmasını sağlar. yine kopar ama hepsini toplayıp gitme yani :D ne kadara ihtiyacın var ise o kadarını al. ben papatya çayı yaparım mesela çay olacak kadarını toplarım. oradaki şartlara bak. bitkinin neye ihtiyacı varsa onu sağla. sonra ihtiyacın olan kadarını al git. zararın yok yararın var burada.
doğanın ilginç bir dengesi var. bazen öldürmüşsün gibi gözükse bile aslında daha fazlasını yaşatmışsındır. o yüzden ilk önce o dengeyi öğrenmek gerek.
Et yememek gibi bir secenek var veganlar gibi. Yaşayabiliriz aslinda et yemezsek. Deri kiyafetide isinmak ve ortunmek icin eski caglardada kullanilmistir ha Şu an deriye de bircok alternatif var illa onu giymek zorunda degiliz. Asagi yukari ayni gibi
. Bu kadar duygusal, acitasyon yaparak canları var aciyor canı filan yapip yemeye gelince yemek ayri denmesi komik olmus.
Ha hakli misin özünde evet hediye olarak cicek yolunmasa, soldurulmasa iyi olur ama anlatış tarzın abarti duygu somurusu iceriyor.
Bitkilerde sinir yoktur. Dolayısı ile acı çekmezler. At yemeyelim eşşek yemeyelim inek kuzu kedi köpek yemeyelim napalım domateste mi yemeyelim . Benim de duygularım yok. Gördüğün gibi.
katılıyorum sırf böyle düşündüğümü bilen insanlar direk saksıda çiçek falan getiriyorlar bana :D
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
O zaman defter kağıtta kullanma o zaman pırasada karbuzda yeme canı yanıyor hepsinin hey Allahım millet iyi olcam diye kafayı yedi iyice et yeme hayvanlar ölüyor ot yeme canları acıyor o zaman kendimizi kemirelim
defter kağıt kullanımını geri dönüşüm yaparak azaltabilirsin. Ya yemek yemek ya da beslenmek zorunluluk ve yapmamız gerekiyor hayatta kalmak için. Ama bir çiçeği sırf koklamak için öldürmek saçmalıktır. Şöyle düşün. İnsanlar sürekli et yiyor ama bir kadının deri şeyler giydiğini ya da bir filin dişinin koparılıp süs olarak kullanıldığını görünce sinirleniyorlar. neden?
anladım işin aslı zaten çirkin bir şey olsaydı o eve hiç giremezdi yani süs gibi bakılmıyor doğrudan öyle kabul ediliyor yine de bence fazla ciddiye alıyorsun ayrıca süs gözüyle bile baksan bir şeyi seversin halihazırda bir nebze insanlara dahi süs gibi bakıyoruz değil mi çirkin birisi manken olamaz
En İyi Cevaplar