Ruhumu açsam içinden buram buram özlem yayılır etrafa. İç burkan, yürek yakan, zor hazmedilen, kalbi yoran, benimle özdeşleşmiş bir özlem.Öyle özlüyorum ki içime çeke çeke, kanım çekiliyor damarlarımdan, yüreğim acıyor delice bir ateş çemberi etrafında. Hayat ışığım, ruhuma karışanım, yaşamıma anlam verenim oydu bir zamanlar; şimdi yüreğimi yakanım, beni her gece düşünceye daldırıp hüzün bulutlarına yollayanım, ağlamadan geri dönüşe izin vermeyenim oldu.

Annem o benim canımın içi, ruhumun görünmeyen yüzü, hayatta beni gerçekten düşünen, üzerime titreyen ama bunu hiç göstermeyen, sanki hissettirince kayıp gidecekmişim gibi avuçlarından hep bana soğuk davranan, beni sevmediğini düşündüren an be an!
Fakat yine de içimde eksilmeyen sevgisiyle , ne yaparsa yapsın vaz geçemediğim, düşünmeden edemediğim, nefes alışını bile sevdiğim, dokunuşunu gülüşünü özlediğim, sesini duymak için bahaneler ürettiğim, kokusunu yokluğunda kıyafetinde hissettiğim, sevgisiz küçük bir kız var içimde.
Öyle özlüyorum ki onu, başucumdayken bile bakamıyorum yüzüne.


Gel yeter ki diyorum içten içe, Gel annem, gel sarıl bana bir kerecik öp yanaklarımdan küçükken olduğu gibi. Gel tut ellerimden hayatın tüm yükünü bana atfetme. Beni karanlıklardan çek çıkar. Sen olmayınca ben yapayalnızım koca dünyada. Gel annem tut ellerimden hayata karşı daha güçlü durayım. Benim sana ihtiyacım var." diyorum. Ama o hiç görmüyor ya da görmemek işine geliyor.
Benimle aynı yoldan yürümek şöyle dursun beni hep çıkmaz sokaklara sokuyor. Kendimi kaybediyorum bazen dipsiz bir kuyuda hissediyorum veya kuytu bir ormanda, bir dehlizde bilinmeyene doğru ilerliyorum bazen de. Yapayalnızım çünkü yanımda durmuyor hiç bir zaman, benimle hep köşe kapmaca oynamayı tercih ediyor hep.
Ben ne kadar ona yaklaşırsam yaklaşayım, o benden misliyle kaçıyor.

Annen yanında değilse koskoca dünyada yapayalnızsın ve ben iliklerime kadar kadar koktum yalnızlıktan.
Hatalı da olsam haklı da, hep annem dedim bağrıma bastım. Hep canım dedim, üzmek istemedim. Ama ben üzmek istemedikçe o kırdı beni, incitti büyük bir hevesle yüreğimi. Sinir anında dillendirdiği sözler sebebiyle korkar oldum konuşmaya onunla. Şimdi ürkek bir çocuk misali saklana saklana seviyorum onu. Uzaktan uzağa, yalnız fotoğraflarıyla.
er gece dualarımda o var, gözlerimi nemlendiren, içimi bu özleme bürüyen, ruhumu demirleyen o, ama bilemez işte. Bu öyle bir özlem ki yüzüne bakamasan da içinde taşırsın, duyamasan da hep gözünde canlandırırsın tatlı sesini. bakışlarında kızgınlık yoktur hayalinde.
Işıklar saçılır melek yüzüne, kötü kötü bakmaz sımsıcak bakışıyla içini titretir sureti.

Bazen bir insanın ruhunu görmek istersiniz değil mi? İçinden geçenleri bilmek, kalbinin aynasından onun ruhuna akmak belki de. Ama anneme yaklaşmak o kadar zor ki. Çok denedim yaklaşmayı, bu gereksiz kırgınlığa son vermeyi ama her seferinde beni elinin tersiyle itti. Yazdığım şiirleri, anne sevgisi kokan ve onun için yazılmış satırları içi sızlamadan yırtıp attı her seferinde.
Yüzüne ne zaman gülümseyerek bir şeyler anlatsam iğnelerini batırdı yüreğime. Oysa tek derdim onunla konuşmaktı. Her yaptığıma bir kulp buldu. "Sen zaten... " ile başlayan ve duyunca sinirlerimi zıplatan cümlelerin sonunda kendimi panik atağın kollarında buldum, bazen de suskunluk sahiline yol aldım sinirimden çatlasam da ağzımı açıp tek kelime etmedim.

Artık hayal gibi geliyor kızım diye sevip okşaması, öpmesi, tatlı tatlı konuşması. Ütopyada sınır tanımıyorum ama yine de bekliyorum her gece uyur numarası yapıp ama gelmiyor işte üzerimi açsam da örtmüyor işte, hasta olsam da çorba yapmıyor, bir kerecik gözlerime bakmıyor, tatlı nağmelerini yüzüme fısıldayıp yüzümü güldürmüyor.
Beni ne kadar yoksaysa da başımın üstünde yeri, kalbimin içinde derin sevgisiyle her zaman annem o benim. Hasta olunca çorbasını da yaparım, huysuzluğunu da çekerim, iyi geceler demeyi çok isterim ama ne yazık ki içimden söylerim. Çocuklaşıp güldürmek, gülmesini izlemek isterim. Ağlamasın onun nur yüzü hep gülücükle beslensin isterim.
Başıma taç ederim kırsa zincirlerini bana gülse verse ellerini. Kendi bilir diyemem çocuk masumiyetiyle "Gel anne gel gel "diye çağırır, uzatır ellerimi, "Tarçınlı Kurabiyem" diye severim yine küçükken olduğu gibi.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar