Zor geçen bir kışın ardından doğa uyanmaktadır. Toprağı beyaz bir gelinlik gibi kaplayan kar tabakası artık eriyerek incelmeye başlamış ve karın yüzeyinde açtığı deliklerden baharın müjdecisi ilk hayat emareleri başlarını göstermeye başlamıştır bile.
Kardelendir bu bahar müjdecisi muhteşem çiçeklerin adı.
Çoğunlukla beyaz renktedir ama arada mor gibi beyazla hoş bir kontrast oluşturan renkleri de mevcuttur.
Eriyen karlar dere ve nehirlerin suyuna karışıp çağıldamakta dinlemeye doyamayacağımız hoş bir bahar senfonisi yaratmaktadır.
Tabiat beyaz örtüsünü yavaşca silkinip atarken yepyeni bir kreasyonu daha üzerine almakta acele ediyor gibidir.
Hem doğayı hem de içimizi ısıtabilmek için güneş yüzünü daha sık göstermektedir.
Kış boyu bu ılık bahar günlerini bekleyen bitkiler karların tamamiyle erimesinden günler sonra renk cümbüşü içindeki bir defile gibi doğadaki yerlerini bir bir almaya başlarlar.
Önce sarı ve beyaz renkleriyle papatyalar çıkar podyuma.
Bunu gelincik, mimoza, ballıbaba, erguvan ve diğerleri takip eder.
Sıra çocukluğumuzun o meşhur 'Üfleme çiçekleri'ne gelmiştir. Kırılgan yapısı ile artık değil üflemeye dokunmaya bile kıyamazsınız.
Rüzgardaki narin sallanmasını bir süre seyrettikten sonra zarar vermemek adına sessizce uzaklaşırsınız yanından.
Ağaçlar da değişime ayak uydurmuş gardroplarındaki tüm renkleri üzerlerine alarak bu görsel şölene eşlik etmektedir.
Kimileri pembe tutkunudur.
Kimi ağaçlar ise beyaz. Herkes kendine yakışanı giyer.
Çiçeklerin ardından canlılar dünyası da uyanışa geçer.
Önce arılar kış tembelliklerini üzerinden atarak stoklarını doldurmak için kollarını sıvar. Sonra enfes renkleriyle kelebekler sahnede yerlerini alır.
Bu arada leyleklerin de yaz sonunda terkettikleri yuvalarına geri dönmesi ile gökyüzü de hareketlenmiştir. Gün geçmez ki yeni bir grup görmeyelim.
Bu hareketliliğe bulutlar da eşlik etmekte insana uzanıp dokunma hissi veren o muhteşem pamuk yığınları başımızın üzerinde durmaksızın dans etmektedir.
Hızla uyanan doğanın ardı arkası kesilmeyen susuzluğuna bir bereket gibi gelir o bahar yağmurları. Toprak ve çim kokusunu burnumuza kadar getirirken taze ve zaten temiz olan yaprakları daha da bir cilalar, parlatır.
Toprak henüz tam olarak ısınıp havaya uyum sağlayamadığından erken saatlerde oluşan sis arada narin bir tül gibi sarar tüm bu güzellikleri.
Doğa gibi hayvanlar alemi de kendini yenilemek adına küçük ama çok şirin kopyalarını oluşturmaya çoktan başlamıştır.
Bu tatlı kopyalar bir sonraki senenin yetişkinleri olacak aynı döngüye onlar da katılacaktır.
Baharın tüm güzelliği ile kapımızda olduğu bu günlerde bu sıcacık görüntülerle kışın soğuttuğu ruhumuzu ısıtmak istedim.
Ah, kuzum hiç birşeye ilk baharı değişmem. Kalkıyorum mis gibi güneş sabah 10 güneş doğmuş balkona çıkıyorum kuş sesleri yeşillik erikler çiçek açmış mis gibi kahvaltı balkon ferah ilk bahar kokusu hiç bişeye değişmem meyveleriyle birlikte hiç bitsin istemem mayıs ayı özellikle <3
Takip özelliği olsaydı bu benceni kesinlikle takibe alırdım. Of şu güzelim çiçekler içimi bir hoş etti. Gifler çok başarılı olmuş yine kusursuz bir yazı eee senden de bu beklenir. Maşallah diyim de nazar değmesin. 😊😊❤
En sevmediğim aylardan biri yaz sanırım mutsuzluk ayları benim için herkes eğlenirken ben mutsuz olacağım yine bence kış olsun hep o saçma insanlar dışarı çıkmasalar bilmiyorum ama bahane için yağmur daha iyi :)
Ben de yazı hiç sevmem ama benim nedenim farklı, sıcak sevmiyorum sıcak ülke için yaratılmamışım ben :) En mutlu ve enerjik olduğum mevsim önce kış sonra sırasıyla sonbahar ve ilkbahardır.
Ben de bunun yaz versiyonuyum gerçi ben ilkbaharı da çok seviyorum. Kış ve özellikle sonbahar benim mevsimim değil hiç sevmem. Zaten yaz ayında da doğmuşum :)
En İyi Cevaplar