Hayat! Bak Bana Bak!

Oysa ki biz şanslı çocuklardık.


Annesi babası yanında,aşı ekmeği önünde,sıcacık evinde tek derdi ders çalışmak olan şanslı çocuklardık. Nasıl oldu birden hayat böyle? Nası geldik taklaya?
İnanın hiç bilmiyorum. İlk defa yakınlarımızdan birini kaybettiğimiz de başladı sanırım,hayatın bize oyunu.

Hayat! Bak bana bak!


Tesbihin kopması gibi düşünün...


Bir yerden kopup ilk taş düşüyo ve peşi sıra devam ediyo diğerleri düşmeye. Peki ya en sevdiklerimiz?
En yanımız yakınımızdakiler? Bakın biliyorum,bhepimiz herhangi bir tesbihin taşları arasındayız. Ancak biraz yavaşlatamaz mıyız düşmeyi, kopmayı. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz... En sevdiklerimizle sınıyor sanırım bizi hayat.


Peki ama neden bu kadar çabuk almaya çalışıyo hayat onları bizden?


Neden bu acele? Hayat! Dur! Yavaşla biraz. Yazık değil mi bize? Kazandığın hiçbir şey yok sonuçta.
Hayat! Bak,bana bak!
Şanslı çocuklarız biz...

Hayat! Bak Bana Bak!
Cevapla