Yeniden Müslüman Oldum

İnsanoğlu, içinde insan olmaya dair pek çok şey barındırır.
Sevgi, kibir, nefret, hırs, inanç kısacası pek çok duygu. Ama en çok da inancı barındırır.


İnsanoğlunun bu inanma istediği yer yüzüne gelen ilk insandan bu yana devam etmektedir diyen din kültürü öğretmenimin söylediklerini umarsız dinleyişlerimi hatırladıkça üzülüyorum. Ne kadar on yargılıymışım.


Zaman zaman kendime ' iyi de neden var, madem yaratıcı var neden görmüyoruz 'gibisinden, kendimi oyalarcasına sorular sorardım . Derken üniversite hayatım başladı. Aradan bir kaç yıl sonra ağır bir akademik eğitimi olan Tıp fakültesini yarılamıştım . Öğrenci değişim programıyla yurtdışında eğitimime devam ediyordum. İki samimi arkadaş edindim kendime. Biri Afrikalı diğeri Lübnanlı arkadaşlarımla günden güne alıştık birbirimize. Her sabah Afrikalı arkadaşımın telefonundaki ezan programı kulağımı tırmalayan bir ses olarak algılıyordum. Özünde mensubu olduğum dine karşı garip bir soğukluk yaşıyordum.



Müslümanlık da neymiş! Benim ırkıma özgü bir din değil ki Araplara indirilımış bir din.



Benim inanmam için sebep yok evet bir yaratıcı var. Anne babam Müslüman belli din ritüellerine uyan
annem ve akranları, kadınlarla Kuran-ı Kerim toplantısı yapıp sonrasında şunun bunun dedikodusunu yaptıkları saçma sapan işler peşindeler...

Bir sabaha karşı yine uyandım her iki arkadaşımda bir şeylerle uğraşıyordu . Lübnanlı arkadaşım günde 3 vakit elinden düşmeyen kitabıyla, Afrikalı arkadaşım ise seccadenin üstünde tesbih çekiyordu.
Afrikalı arkadaşım en sonunda dayanamayıp neden hiç bir şey yapmadığımı sordu.O an onu inanılmaz derecede tersleyip işin içinden çıkmak istesem de sadece 'bilmiyorum ' demekle yetindim.


Lübnanlı arkadaşım söze girdi... İyi bir yahudi neden başarılı biliyor musun diye sordu. Cevaplayamadım ve anlatmaya başladı. Kendi ülkemizdekinden çok daha farklı sıkı eğitimi sistemleri olduğunu, inancın ne kadar gerekli olduğunu 5-6 yasında bir çocuğun tapınakta eğitime başlayıp nasıl dönanımlı olduğunu ama her dönemde inançlarına bağlı kaldıklarını anlattı. Benim güya o zaman dinim olan doğru düzgün Türkçesini dahi okumadığım din kitabımdan bana alıntılar yaptı...
(İşte o gün kaderimin dönüm noktasına geldiğimi söyleseler asla İNANMAZDIM !) Kendimden utandım.


O geceden sonraki her gece önce işin fenni boyutunu araştırdım


Kendimi oyalamak adına, biraz da din ve bilim birbirinden uzaktır yalanını sundum aklıma ama geçen 6 aylık süreçte gördüm ki ;bilim insanlarının araştırdığı bütün bilgiler kainat kitabında zaten yazılıydı satır satır.



Mesele onu cânı gönülden benimseyip okumaktaydı!



Geçen sürede her gün istikrarlı bir şekilde dinimi araştırdım Kurani Kerimi öğrendim. Anlamını bilmeden nasıl olur ki diye düşündüm bir de meal hatmine başladım. İşte o zaman taşlar yerine oturmaya başladı
ve bir gece İstanbul'da Eyüp camiye gecenin bir yarısı gidip abdestimi aldım. Sabah ezanı okunana dek bekledim. İzledim doku doku her bir zerresinde insanoğlunun ne kadar şanslı olduğunu kendime hatırlatmaya çalıştım.



Ezana bir kaç dakika kala kelime-i şehadetimi getirdim.



O namazı nasıl kıldığımı sonrasında o hafifliği nasıl kazandığımı hatırlayamıyorum.O kadar güzeldi ki!


Şimdilerde ise Tıp eğitimin son çeyreğine gelmiş bulunuyorum. Zerreden evrene keşfedilecek o kadar güzel o kadar muazzam bilgiler var ki.. Mesele sadece sabretmek ilim ve iyilik üzerine bir şeyler yapmaktaydı . Başka bir zaman olsaydı hepimiz on yargılarımızla hareket ettiğimiz için yine burda da kaybedecektim. Yabancı bir insan gördüğümüzde bak sen şu 'gavura ' demek yerine kendimize ne ders çıkarırıza bakmak gerek.

YENİDEN MÜSLÜMAN OLDUM..


Lübnanlı ve Afrikalı arkadaşımla hala görüşüyoruz ve kan bağı olan nice insandan daha bir dostuz birbirimize. Afrikalı arkadaşım kendi ülkesinde, Lübnanlı arkadaşım Amerikada bu yaz buluşma adresimiz Amerika olacak. Bizler ilim yolunda insanlık yolunda yardım etmek için kaderin buluşturduğu insanlarız.
Allah herkese imanı kuvvetli ,yardımsever dürüst insanlarla karşılaşmayı nasip etsin.

Yeniden Müslüman Oldum
Cevapla