Geceye Saygı

Aynı noktaya dalarken gözleriniz, farklı güzellikleri görebiliyorsanız; orada bir gündüz vardır, bir de gece...


Geceye Saygı...


Kırmızıya boyanmış maviyle başlayan güne ve turuncuyu sevip laciverte aldanan geceye inat, siyaha tutsak olanların gündüzüdür gece... Siyah sevenler, hüznü de gece yaşar, neşeyi de... Gece görür görmek istediklerini, gece yapar vicdan muhasebesini, siyah seven gece yaşar tüm yaşanmamışlıklarını...


Gökteki yıldızlarla dost olur, dolunayla mest olur. Yalnızdır en nihayetinde. Yalnız sever ve yalnızlığı sever... Korkmaz sevmekten, söylemekten korktuğu kadar. İyi de, kork kork nereye kadar? Bir kalem alır eline, tutuşturur yüreğine. Yaz der, yüz der anlam kıyılarında. 'Fazla açılma, boğulursun...'


Şiir gecenin isyanıdır yalnızın gözünde. O geceye, gece gündüze ve güneş şiire isyan eder idare edemediklerini. Soyunur tüm teninden şiir, saatler yarım kalırken... Ve şair konuşmaya başlar, şiir dilinden...


Geceye Saygı


Sev... Gel... Öldür, gitme...


Yarım kalmış o saatlerden sonra, güneş dünyanın diğer yüzünü göstermeye başlar. Dünyanın en kısa gününün güneşli olması kadar anlamsızdır hayat gündüz. Mevsim kış, hava soğuk, güneş yalancı...


Gece soğuktur. Ama gece soğukluğunu gizlemez. Dobradır, yalan söylemez. Yalnız da en çok geceye güvenir. İyi de yalnızlar hep birliktedir. Gecenin sahibidirler. Ya gündüz? Ya güneş? Seveni yok, adı dokuza çıkmış, yüzüne gülenler de sahte kalmış. Ya gerçek yalnız mavinin en açık tonuysa? Ya o da siyaha hasret kaldıysa?


Geceye Saygı


Ben en çok şafağı severim. Geceye veda eder, güneşi kucaklarım. Ondandır ki benim gecem de, gündüzüm de aydınlıktır...

Geceye Saygı
Cevapla