Bir gün Kıbrıs'ı özleyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Kıbrıs'ta askerliğimi yaparken her günden ayrı bir nefret ederdim. Ama şu an çok özlüyorum. Vaktim olsa uçağa atlayıp bir kaç günümü orada geçirmek isterim.
Saat 12 gibi uçaktan Ercan Havalimanına iniş yaptı. Uçaktan inerken Kıbrısın meşhur sıcağı yüzüme vurdu ve kabus başladı dedim kendi kendime sonra orada inzibatlara teslim olduk. Bizi üst kata çıkarıp sandvic verdiler kuru kuru onlari yemeye çalıştık. Daha dakika bir gol bir ailemi İstanbul'u özlemiştim...
Bizi apar topar direksiyonu sağda olan otobüslere bindirdiler. Nereye gittiğimizi bilmeden gidiyorduk. Usta askerlerin bizleri çocuk gibi görmeleri ve bizleri gideceğimiz yer ile korkutmaları da cabası beşparmak dağlarının orada bir birliğe gittik. Yemek verdiler, hiç abartmıyorum yemegi buzdolabindan çıkarsanız o kadar soğuk olamazdı. Yemeği yerken annemin yaptığı o buharı üstünde güzelim yemeği yemediğim günü hatırlayıp kendime lanet ettim. Yemeği zar zor da olsa yedim. Sonra bizi sınıflandırıp dışarda iştimaya aldılar iliklerime kadar dondum. Akşamın soğuğu bir başka soğuk oluyor Kıbrıs'ın.
Otobüsler geldi. İsimleri okunan biniyordu otobüslere ve benim şanssızlığım yine kendisini gösterdi. En son ben bindim otobüse çıktık yola ama kendimi daha ısıtamamıştım. Sağda solda bir sürü night clublar hemen dikkatimi çekti ve kumarhaneler...
Bizi gece saat 11 gibi bizim Alay'a bıraktılar. Kendimi o ranzaya nasıl attığımı hatırlamıyorum. O yatak kuş tüyü gibi geldi. Uyandım. Saat 6 gibi filandı. Daha herkes uyuyordu. Çaktırmadım 1 saat daha uyudum o günün cumartesi olduğunu unutmuştum. Ctesi olunca saat 9'da kalkılırdı. Saat 9'da uyanıp kahvaltıya gittik. Yine kahvaltıda buz gibi bir tencere içinde çay ve o çayı kepçelerle demir bardaklarımıza koyan üst devreler. İtiraz gibi bir durumun yok. Neyse biz yeni askerleri nöbetçi komutan çağırdı. Bizim kışlanın burası olmadığı, sadece haftasonunu burada geçireceğimizi söyledi. Yani yol macerası daha bitmemişti 😕. Ertesi günümüzü de pazar gününü de orada geçirdik. Pazar akşamı yine minibüslere binerek bizim asıl kışlamızın yolunu tuttuk. Artık Güzelyurttan, Yeşilyurt'a geçiyorduk.

İşte Güzelyurt'tan bir kare :) meydanında kocaman yarım portakalı olan bir Şehir düşünün bu kadar küçük. Yeşilyurt yani asıl kışlamızın olduğu yer. Gece gece bizi o karanlıkta Yeşilyurda kışlamıza bıraktılar. Kayıtlarımız yapıldı. Dedelerimizle tanıştık. Bizi korkulu bir Pazartesi bekliyordu...
Bu askerlik bencemin devamı olacak. Şimdilik bu kadar devamı gelecek. Ama sanki o yaşadığım tüm anıları şu an tekrar yaşamış gibi oldum. Güzel günlerdi aslında ama farkında değildik.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar