Kocaman Bir Sahnenin Koskocaman Oyuncularıyız Biz (2)

Yazımın 1. Bölümü Veee 2. Perde!


Sonra Utanmamayı öğrendik. Öğrendiğimiz nice şeylerin yanına ekledik onu da. Biliyorduk artık neydik ne olduk. Neredeyiz nerede değiliz. Uzakları yakınlaştırdık, yakınlar uzak oldu ellerimizin tersiyle.


Önce içimizde başlattık çelişkilerimizi, Yaşama dair beklentilerimizi amaçsızca ve bir o kadar fütursuzca çoğalttık. Her birine tek tek cevap aradık. Her birinden tek tek hesap sorduk hakkımız varmış gibi. Çocukluğumuzda bıraktık o saflığı O tertemiz havayı solumuyoruz artık.


Kocaman bir sahnenin koskocaman oyuncularıyız biz (2)


Biliyorum siz istemediniz. Biliyorum size bırakmadılar. Anladık Siz hiç ister miydiniz böyle olmayı. Aldırmayın kimse aldırmıyor çünkü artık boş vermişliğinize. Nerede kaldığı artık umurumuzda değil çünkü Yalanlarımız içine hapsettik kendimizi riyakarca, kahpece, umarsızca. Esareti başkaldırılarımızla vals eder bulduk pervasızca.


Rol yapıyoruz önce kendimize, sonra bizimkilere. Bizimkiler de rol yapıyor inanmayın! Kocaman bir sahnede, koskocaman roller ezberlemiş, koca koca adamlar kadınlarken biz, rol yapıyoruz uğruna ölecek kadar sevdiğimize. İncinmesin diye, incitmesin diye, aman beni görmesin diye. Sırlarımız açığa çıkmasın, “ne gerek var şimdi” lere sıkıştırılsın diye. Ağlamasın ağlatmasın diye. Acımasın acıtmasın diye. En komiği de ne biliyor musunuz? KANDIRMASIN diye.


Rol yapıyoruz rol, beklentilerine cevap olabilmek için, egolarımızı tatmin için, gitmesin için, kalmasın için, gitmemek için kalmamak için, korkmamak için, korkutmak için, korkulardan kurtulmak için, özgür olsun için, özgürüm için, gülsün için, gülebilmek için, utanmamak için, utansın için, Kızmamak için, kızdırmamak için, ağlamasın için ağlamamak için.


Rol yapıyoruz rol, sarılsın diye, sarılabileyim diye, öpsün diye öpebileyim diye, dokunsun diye, dokunabileyim diye, Sevişelim diye.


Bu kadar mı zordu sadece ama sadece içten bir dokunuş. Nasılına takılmayın o dokunuşun. Dokunmak “temas etmek” anlamını yitirir çoğu kez.. Bazen sadece bir sözünüzle dokunursunuz, bazen bir hareketinizle. Bir buse ile dokunursunuz bazen, bir kırmızı gülle. Kiminde bir su damlasıyla dokunursunuz, içten bir gülümeyişle kiminde. Bazen sadece dokunursunuz hiçbir şeysiz. Siz bilmezsiniz nasıl "hiçbir şeysiz" dokunduğunuzu, yalnız O bilir. O'nda saklı kalır hep. Yüreğe dokunmaktır asıl mesele.Korkmayın bizim konumuz değil "Yüreğe dokunmak" En azından şimdi değil. Rollerin içine sokamazsınız onu. O sizden hep bir adım öndedir. Onlar mı? Hani Bizden olmayanlar.


Acaba diyorum, hazır değil miydik olduğumuz kadar olmaya. Bütün bizlerimizi ellerine bırakmaya, yoksa bizden biri olmayan benlerimiz mi vardı. Yoksa bizi biz yapanlarımızı değiştirmeye mi çalıştılar. Avuçlarınızdan öylece kayıp gitti mi?


İyi ya nereye kaldırdınız gerçeklerinizi. İyi de nerde şimdi hoşgörüleriniz. Hangi tozlu rafa kalktı gücenmişliğiniz. Masum bir hata ile kıpkırmızı olduğumuz utanmışlığımız nerede, ansızın yediğiniz bir tokatla kırılmış kalplerimiz? bir yudum sevgiyle ıslanan dudaklarımız? içimizi sadece kendimize açmak için sığındığımız o liman? göz kamaştıran güzelliğiyle önümüzde öylece duran mehtabımız? çıplak ayaklarımızla sahile vurduğumuz sahipsizliğimiz? kürek çektikçe ip atlayan yakamozlarımız da mı yok? en az yeni doğmuş bir bebek kadar körpe saflığımız, altında sırılsıklam olmak uğruna şemsiye açmadığımız yağmurlarımız, o yağmur sonrası mis gibi kokan toprak, çoğu zaman telafi edemediğimiz gözden kaçırmışlığımız, hiç kurumayan alın terimiz, bitmemesi için harcadığımız emeğimiz, sadece insan olması adına duyduğumuz saygımız, üşümüşlüğümüz ürpertilerimiz, sevinmişliğimiz, özlemişliğimiz, çığırtkanlığımız, haykırmalarımız, heyecanlarımız, titremelerimiz nerede? Nereye gizledik doğrularımızı.

Kocaman Bir Sahnenin Koskocaman Oyuncularıyız Biz (2)
Cevapla