İçimdeki Erkeğe Aşığım!

*Önyargılarınızı üzerinizden sıyırıp, portmantoya asıp öyle okuyunuz lütfen.


İçimdeki Erkeğe Aşığım!


İçimde pipisi, sakalları ve bıyıkları olmayan köse bir oğlan var. İşte ben, içimdeki bu gencoya bir kaç satır karalamak istiyorum müsaadenizle.


Hayatımın hiçbir döneminde, tam olarak kız gibi hissetmedim. Yani sanmayın ki, biseksüel, ne bileyim lezbiyen, transseksüel falanım. Kızlara karşı hiç ilgi duyduğum falan olmadı. Şunu bir en başta belirteyim de...


Ya da yok ya siz şimdi böyle tabirlere açık değilsiniz, "delikanlı" bir kızım diyelim ve başlayalım o zaman!


Küçüklükten beri, kızsal şeylere hiç merakım olmamıştır. Saçımı-kıyafetlerimi önemsemeyen, ne bileyim o çıtı pıtı hanım hanımcık ağızlarını hiç yapmamış ve bu konuda kendini kasmamış biriyim. Beceremezdim de zaten böyle şeyleri.


İçimdeki Erkeğe Aşığım!


Her zaman kızlar arasında, ciddi ciddi "delikanlı" bir duruşa sahip biriydim. Esprilerim, hal ve hareketlerim bile kızlara özgü değildi hiç. Erkeklerle muhabbet etmeyi çok severdim, onlarla kavga etmeyi ve futbol oynamayı da. Erkek gibi sigara içmeyi, onlar gibi sövmeyi de. Ses tonum da hafiften kalındır. Genetik sanırım, annemde de öyle. Hani beni bıraksanız ve biraz süre tanısanız, gayet de erkek olabilecek potansiyelde biriyim öyle diyeyim size.


Düşünün ben kaş almaya 19 yaşında falan başladım. Ya da atıyorum, makyaj yapmaya da aynı dönemlerde. O da sırf, diğer kızlar gibi olabilmek için atılmış bir adımdı. Makyaj hala işkenceeee!


Yoksa ben ayağıma spor ayakkabı geçirip, saçlarımı da kısacık kestirip, erkeklerin giydiği gömlekler, tişörtler, pantalonlardan giysem daha rahat ve daha kendim gibi hissedecek biriydim hep. Ama arkadaş çevreme baktıkça, kendimi sorgular oldum ve adımlar atıp, değişime gittim.


Daha kız gibi yaşamaya başladım. Cicili bicili kıyafetler, saçlara yapılan bakımlar, makyaj teknikleri falan filan derken, dışarıdan normal bir genç kız oluverdim! Yaklaşık 3 yıldır da bu haldeyim.


Ama içimdeki genco hiç peşimi bırakmadı. Onu halı sahaya götürmek, onunla erkek muhabbetinin dibini bulmak istedim. Tabii ki yapamadım, yapamazdım!


Sonra bunu bastırmak için de kendimce yöntemler geliştirdim.


İçimdeki Erkeğe Aşığım!


Hayallerimde çok fazla senaryo ve film döner, buradaki başrol hep erkektir ve ben o erkeğin hal ve hareketlerine yoğunlaşıp hayal kurardım. Yani bildiğiniz o erkek olurdum hep. Ama baktım bu hastalıklı bir şey gibi görünüyor, sonra dedim ben hikayeler yazayım. O erkeği dışarıya vurayım çatır çatır... Yaptım da! Ve hala yapıyorum... Çok faydasını gördüm, o artık yavaş yavaş beni terk ediyor!!!


Şimdi benim asıl sorunum, içimdeki kusursuz-delikanlı-esprili-romantik gencoyu çok seviyorum! O öyle bir karakter ki, şu an karşıma öyle biri çıksa kesinlikle evlenirim! Asla kaçırmam onu! Dediğim gibi, cinsel açıdan-duygusal açıdan heteroseksüelim o konuda problemim yok. Kafanızda şüpheler uyanmasın :)


İçimdeki Erkeğe Aşığım!


Ama bu gencoyu: İçimden çıkmasını ve kanlı canlı bir hale bürünmesini isterdim! Karşıma çıksın ve beni sevsin isterdim. Onunla evlenebilmek isterdim!


Size narsizm gibi görünebilir, öyle değil bu. Çok farklı. Anlatamayacağım tarzda değişik duygular yumağı... Özetler halinde aktarsam da, yaşaması farklı.


Ve ben işte bu erkeğe aşığım! Karakterine, duruşuna, düşüncelerine... O benim bir parçam ama aynı zamanda benden çok uzakta, yani şimdilerde böyle...


*Peki bunları neden yazdım? Hiiiç! Uzun zaman önce onu tamamen içimden attım ve sanırım onu biraz özledim. Böyle de bir itiraftır, kendime ve sizlere sunduğum...

İçimdeki Erkeğe Aşığım!
Cevapla