La Ankara ! :) Bir öğrenci gözüyle Ankarayı sevmek..

Gri diye sövülen şehre beyaz diye sarılmaktır.Mutluluğu şehirlerde değil insanlarda bulan insanlar içindir Ankara ..


Ben bu şehre geldiğimde kimsem yoktu, olduğunu düşündüğüm de geldikten sonra yok oldu zaten. ben Ankara'yı kimsem yokken sevdim..İlk sene yabancıdır sesi ,rengi gridir gerçekten anlatıldığı gibi,yüzü tanıdık değildir alabildiğine değişir tam tanıdım derken beyaz bir örtüye sarar kendini ;tanınmak ,bilinmek istemiyormuşcasına.sen o beyaz örtü üzerinde hem kaymayı öğrenirsin hem de tek başına olmayı artık iyiden iyiye..Başta sevemezsin Ankara'yı çünkü Ankara gurbettir sana.tüm sevdiklerinden,bildiklerinden,anılarından koparmıştır seni.uzaktır Ankara ,ayrılıktır,tek başına olmaktır,korkudur,heyecandır karalara bürünmüş...
önceleri saatler geçmek bilmez,günler uzadıkça uzar,haftalar,aylar ve yıllar...işte ankara'yı sevmek orada başlar tam olarak.her gerçek sevgi gibi yavaş yavaş sarıp sarmalar,kapris yapmadan,kabullenerek vazgeçilmez kılar kendini,şarap gibidir ankara'yı sevmek,yıllarla pekişir.
ankara'nın sokakları biraz da kütüphane gibidir; isimleriyle, kitap evleriyle ve görmüşlük hissi ile. Bir gün bir sokağa geldiğinizde kaldırıma oturabilme rahatlığını hissedersiniz, saatlerce o sessizlikte oturup durmak; bir şehir size bunları verdiği vakittir, ait olduğunu hissetme zamanı. Ankara soğuktur, dakiktir, bürokratiktir, sağlam sinirlere ve metabolizmaya gereksinim duyar insan orada yaşarken ama Ankara anadolu gibidir: güçlendirir ziyaretçisini, her şehirden daha iyi yaptığı şeydir, öğretebilme gücü. Ankara her şeyden uzak olduğunuz, dünyanın farklı dönmeye başladığı yerdir.Eğer her düştüğünde seni ayağa kaldıran Ankara ise seversin Ankara'yı.En güzel anılarını ankara'da yaşamışsan seversin .Özgürlüğün tadını ankara'da tatmışsan, yol sormayı bile ankara'da öğrenmişsen seversin.Tek başına mutlu olabilmenin tadını ankara'da çıkarmışsan seversin ankara'yı. Ankara demek dost demektir.O dostlar nereye dağılırsa dağılsın yanlarına gittiğinde ankara'dasınızdır.


Ankara tek başına sevilecek bir şehir değil ancak ve ancak yaşanmışlıklarla sevilecek bir şehirdir.



Bir gün gideceğin gün gelir.en başlarda duvara attığın çarpıların üstü çoktan Ankara resimleri ile kaplanmıştır.belki o yüzden hesaplanamamıştır gidiş gününün yakınlığı.ama sonu gelmiştir gurbet günlerinin.oysa Ankara artık sevgidir,anıdır,arkadaştır,dosttur,aşktır evet kimi zaman da yalnızlıktır.ama ankara'dır artık sevdiğin,yerin,köklerin buradadır sanki.sabahları soğuk olduğunu bilirsin ankara'da , öğleden sonra sokakları elele cıvıl cıvıl gençlerin dolduracağını,trafik olmaz bilirsin ,en iyi sinemayı,mango'nun indirim günlerini,dost'u,akün'ü..bilirsin işte seversin.
Ankara'yı sevmek ince ince bir iğne ile içine kazımaktır bu şehri.acı verir...ama bir parçandır artık Ankara gidemezsin ; gitsen gurbet olur gittiğin kalamazsın kalsan hasret olur beklediğin.Ankara'yı sevmek bozkırı sevmektir, kışın kuru ayazını, yazın kuru sıcağını... Gri binaların arasından çorak dağlara batan kırmızı güneşi sevmektir Ankara'yı sevmek. Ankarayı'sevmek, biraz da durağanlığı sevmektir.Zoru sevmektir;çünkü Ankara , kendini kolay sevdirebilen bir yer değildir. Başka şehirler gibi insanı ilk bakışta kendine aşık edemez..Doğal güzellikleri, tarihi yerleri, kültürel etkinlikleri sınırlıdır. bu yüzden Ankarayı sevmek emek ister, çaba ister. ankarayı sevmek, sevmeyi bilmek ister...Ankarayı sevmek coğu yere giderken otobüste bulunan diğer yolcularla akraba olmak yerine metro ve ankarayın rahatlığını sevmek,her yer bembeyazken tunalıda yürümeyi sevmektir.ankarayı sevmek tanıdıklara sıklıkla rastlamayı sevmektir..Ankarayı sevmek sizinle aynı duyguyu paylasan insanların samimi olduğunu bilmektir.


Sonbaharı sevmektir;yapraklarla bezeli sokaklarda düşüncelere dalıp gitmektir. melankolik duyguları, depresyon oyununu sevmektir.Kalabalıktan sıyrılıp şehirle tek başına kalmak. soğuk bir banka çöküp, henüz yaşanan ayrılığa coşkuyla üzülmektir. üşümektir, sakarya'da balık-ekmek kuyruğunda beklerken. gülümsemektir.İnanılmaz bir huzur, mutluluktur bazen; sükunet, dinginlik, güzel, metropolün fazla kirletemediği, samimi, temiz, nezih insanlar...yenişehir, aşağı ayrancı, ulus, Ankara kalesi, zenger paşa konağı, eski Ankara evleri, Ankara kedisi, gaziosmanpaşa, ankarının yemekleri sonra, efendime söyleyeyim; kuğulu park, gençlik parkı, kızılay, sakarya caddesi.....Kimisi için sevgilinin yaşadığı şehir olduğu için sevmektir.Yaşanılası şehirdir o, tek gecelik ilişkilere kapalıdır, sizi sevdi mi bir ömür yanında ister..Kimine de bir çeşit hastalıktır. tedevisi hava değişimidir.Kısaca Ankarayı sevmek aşk işidir.."Aşk sevdiğim şehirler gibidir" diyor ya yaşar divanesinde öyle bir şeydir işte.Bir sabah uyandığında gecenin getirdiklerini bi' kenara atabiliyorsanız seversiniz ankara'yı.



"dardır sokakları, serseridir bu şehrin çocukları,
reisdir çoğu kişinin lakabı, yoktur belki paraları ama hepsi delikanlı
gecesi sessiz titrek adımlar, kardeş sevdası uğruna yakarlar ortalığı
namusuna laf ettirmez bu şehrin çocukları,
namusuna laf ettirmez...
senin ki kadar olmasa da deniz manzarası
denizi olmadan boğulur bu şehrin insanları.
dedim ya sen övün zenginliğinle, fakir deyip aşşağıla onları
senin fakir dediğin çocuklar var ya
gururu ile satın alırlar, senin semtinin züppe delikanlılarını..


Karşısındaki rakip çok güçlüdür bir de.Güzeller güzeli bir kadın gibi, bakmaya doyum olmaz o kadına, gülünce çiçekler açar o cinsten, her bir köşesi ayrı güzel. çok yorar, çok üzer ama insan sever yine de o güzelliği.Ankara'ya bakınca çok güzel bulmazsınız ama ruhunu seversiniz ankara' nın. dingindir, bir limandır sığınacağınız, sarar sarmalar sizi, kasvetiyle, hüznüyle içine alır. alışırsınız o hüzne. tüm ayazına rağmen sıcaktır Ankara . bir de yaşanmışlıklarınız varsa, anılarınız varsa çok kolay seversiniz bu şehri. her şeyiyle, her şeyine rağmen seversiniz. ayrılmak bu şehirden arkada bırakmak öylece, gitmek kolay olmaz. çünkü ''gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır.



İstanbulu sevmek denizi sevmektir, balık ekmek yemeyi, hayatın karşına çıkardığı fırsatları sevmek, umudu sevmektir.


Ankarayı sevmek ise,yalnızca ankarayı sevmektir. baska hicbir seye umut baglamadan sevmek... karsılıksız sevmektir.





''çoğu şarkı istanbulu anlatır çünkü; Ankara anlatılmaz yaşanır"


İstanbul yar gibiymiş, Ankara ise anne."öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı bu denli çok sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak"


La  Ankara  ! :)Bir öğrenci gözüyle Ankarayı sevmek..




La Ankara ! :) Bir öğrenci gözüyle Ankarayı sevmek..
Cevapla