Eşcinsellikle İlgili Yanlış Bilinenler

Eşcinsellikle ilgili yanlış bilinenler, eşcinsellik nedir ne değildir, nasıl davranılmalıdır?


Eşcinsellikle ilgili yanlış bilinenler, eşcinsellik nedir ne değildir, nasıl davranılmalıdır?


1) Her insanda iki cinsiyetin hormonları vardır. Erkeklerde östrojen, kadınlarda testostoron artarsa eşcinsellik ortaya çıkar. Yani eşcinsellik bir hormonal bozukluktur. Ve hormon terapisiyle düzelir.


Eşcinselliğin vücudun salgıladığı testostoron-östrojen dengesizliği sonucu oluştuğu görüşü bilim dünyasında 25-30 yıldır kabul görmemektedir. 1980'li yıllara kadar heteroseksüellerle eşcinsellerin hormonlarını ölçen bir sürü araştırma yapılmıştır. Bunlarda bazılarında heterosesüel erkeklerin testostoron seviyeleri daha yüksek çıkmış, bazılarında eşcinsel erkeklerinki daha yüksek çıkmış bazılarında ise hiçbir fark bulunmamıştır. Kısaca cinsel yönelimle vücudun salgıladığı hormonlar arasında bir korelasyon yoktur. Aynı şekilde heteroseksüel kadınlarla eşcinsel kadınlar arasında da yoktur.


Eşcinsel erkeklere daha fazla testostoron verildiğinde ise cinsel yönelimlerinde bir değişme olmamış, sadece erkeklere olan cinsel istekleri daha da artmıştır. Hormonlar sadece libidomuzda rol oynar. Cinsel yönelimimizde rol oynamaz. Zaten 1980'li yıllardan sonra heteroseksüellerle eşcinsellerin hormonlarını ölçen bir araştırma yok. Nedeni eşcinselliğin hormonlarla alakasının olmadığı anlaşılması.


Zaten öyle bir şey olsaydı, eşcinseller eşcinsel hayatlarındaki zorluklarla yaşamak varken gider hormon tedavisi olurdu. Yeryüzünde eşcinsel insan kalmazdı. Hiç bu onur yürüyüşlerine filan da gerek kalmazdı.


Aynı şekilde transeksüelllikte hormon bozukluğu sonucu oluşmaz. Transeksüeller karşı cinsiyetin hormonları alıp fiziki görünüşlerini kendi hissiyettikleri cinsiyete uygun yapabilirler. Ama transeksüellerin transeksüel olma sebebi hormonlarının bozuk olması değildir.


2) Eşcinsellik aile travması, ya da tacizle oluşur.


Eşcinselliğin aile travması ya da tacizle oluştuğunu kanıtlayan araştırma yoktur. Zaten hiç aile travması yaşamamış ve tacize uğramamış milyonlarca eşcinselin varlığı bu önermeyi baştan çürütür. Etkiliyorsa bile eşcinsellerin çok küçük bir bölümünü etkiler.


3) Eşcinsel erkekler feminen, eşcinsel kadınlar maskülendir.


Bu kısmen doğru kısmen yanlıştır. Transeksüel kişiler kendilerini farklı cinsiyete ait hissettiklerinden cinsiyetlerine uygun davranışları göstermemesi sık rastlanılır. Bir çok trans erkek(kadından erkeğe) çocukluğunda maskülen, trans kadın(erkekten kadına) çocukluğunda feminendir.


Transeksüellikte olduğu gibi eşcinsellikte de karşı cinsiyetin davranışlarını gösterme sık rastlanılır. Eşcinseller her ne kadar cinsiyet kimliklerinden memnun olsalarda karşı cinsiyete ait davranışlar göstermeleri, ona göre giyinmeleri heteroseksüellere göre daha yüksektir. Ama maskülen eşcinsel erkekler, feminen eşcinsel kadınlarda vardır. Hatta eşcinsel erkeklerin bir grubu bear(ayılar)'dır. Bunlar kıllı, yapılı, sakallı eşcinsel erkeklerdir. Ve büyük bir çoğunluğu yine kendisi gibi kıllı, yapılı, sakallı erkeklerden hoşlanır.


Yani şöyle diyebiliriz. Feminen eşcinsel erkeklerin tüm eşcinsel erkeklere oranı, feminen heteroseksüel erkeklerin tüm heteroseksüel erkeklere oranından çok daha yüksektir. Aynı şekilde kısa saçlı, erkeksi eşcinsel kadınların tüm eşcinsel kadınlara oranı da maskülen heteroseksüel kadınların tüm heteroseksüel kadınlara oranından daha yüksektir. Ama dediğim gibi bir sürü maskülen eşcinsel erkek ve feminen eşcinsel kadında vardır.


4) Eşcinsel erkeklerin babalarıyla olan ilişkileri kötüdür. O yüzden eşcinsel olmuşlardır.


3 de bahsettiğimiz gibi eşcinsel erkeklerin feminen özellikler göstermeleri heteroseksüel erkeklere göre daha yüksektir. Baba küçük yaşlardaki oğlunun feminen özellikler gösterdiğini görünce ona kızabilir, kötü davranabilir. Bu da çocuğun babadan nefret etmesine sebep olabilir. Bu feminenliği doğasından aldığı gibi eşcinselliğide almışsa ergenlikte babasına açıldığında aralarında gerilim yaşanabilir. Ya da baba küçük yaşındaki oğlunun başka bir erkeği öptüğünü ya da ilgi gösterdiğini görünce ona kızabilir ve bu davranışları yüzünden ergenlik boyunca çocuğu baskı altına alabilir. Ama burdaki asıl nokta çocuk babasıyla arası kötü olduğu için eşcinsel olmamaktadır. Eşcinsel olduğu için babasıyla arası kötü olmuştur. Yani neden-sonuç ilişkisi yanlış kurulmaktadır.


Eğer babanın oğluyla arasının kötü olması eşcinsel olmasına yol açabiliyorsa bile bu eşcinsel erkeklerin çok küçük bir bölümünü kapsamaktadır. Çünkü babasıyla arası gayet iyi olan milyonlarca eşcinsel erkek vardır.


5) Eşcinsellik psikolojik bir hastalıktır.


Dünya sağlık örgütü ve amerikan psikiyatri kurumu uzun yıllar önce eşcinselliği psikolojik hastalıklar kategorisinden çıkarmıştır. Eşcinsellerin psikolojisinin bozulması eşcinselliğinden doğrudan kendisinden değil, aile ve toplumun eşcinselliğe olumsuz tepkisi nedeniyle kaynaklanmaktadır. Bu yüzden eşcinsel gençlerin intihar oranı heteroseksüel gençlere göre 3-4 kat daha yüksektir.


6) Eşcinsellik bir tercihtir.


Bu çoğunlukla yalnış bir önermedir. Eşcinsellerin büyük bir bölümü ya çok küçük yaşlarda ya da ergenlikte kendi cinsine ilgi duymaya başlamıştır. Ve karşı cinse en ufak bir ilgi bile duymamakadır. Bu insanlar için eşcinsel olmak kesinlikle bir tercih değildir. Eşcinsel bir erkek masaya, kanepeye bakınca ne hissediyorsa bir kadına bakınca da onu hisseder.


Heteroseksüellerin içinden de eşcinsel ilişki yaşamaya açık insanlar olabilir. Her ne kadar kendi cinsine duygusal his beslemese, masürbasyon yaparken hemcinsini hayal edip uyarılmasa bile o an için sırf karşı cinse ulaşamadığı için ya da sadece bir fantezi için eşcinsel ilişkiyi deneyip o an bu ilişkiden bedensel haz duyabilir. Sonuçta her insan cinsel fantezilerini başkalarına zarar vermeden özgürce gerçekleştirme hakkı vardır. O yüzden bu insanlarda kınanmamalıdır.


7) Eşcinsellik neden oluşur?


Eşcinselliğin nasıl oluştuğu bilinmemektedir. Ama eşcinselliğin nasıl oluşmadığı kesin olarak bilinmektedir. Eşcinsellik hormonal bir bozukluk değildir. Aynı şekilde aile travması, taciz gibi etkenlerle de oluştuğuna dair sağlam bir kanıt yoktur.


Eşcinselliğin nasıl oluştuğu bilinmese de muhtemlen hangi etkenler sonucu oluştuğu tahmin edilmektedir. Genlerin, anne karnında yaşanılan sürecin eşcinselliğe etki ettiğini destekleyen bir sürü bilimsel araştırma vardır. Eşcinsel erkeklerin beyin yapılarında heteroseksüel kadınlarla benzer özellikler bulunmuştur. Eşcinsel erkeklerin beyinleri erkeklik feromonuna aynen heteroseksüel kadınlar gibi tepki vermektedir. Normalde bir erkek çocuğun eşcinsel olma ihtimali %2-3 ken, tek yumurta ikizi eşcinsel olduğunda bu oran %30-40 lara çıkmaktadır.


Aynı şekilde transeksüellikte de genlerin, anne karnında yaşanılan sürecin etkili olduğu bir çok araştırmada desteklenmiştir. Örneğin bir araştırmada kadınlardan hoşlanan trans erkeklerin (kendini erkek gibi hissedip kadınlara ilgi duyan kadın) beyinlerdeki beyaz maddenin erkeksel yönde olduğu bulunmuştur. Başka bir araştırmada yine kadınlardan hoşlanan trans erkeklerin sol ön singulat kortekslerindeki kan akımının, heteroseksüel kadınlara göre daha az, sağ insulalarında ise daha çok olduğu bulunmuştur. Bu iki bölge bilinç ve cinsel davranışlarla bağlantılı olmasıyla bilinmektedir. Bu araştırmaların daha hormon terapisi almayan translar arasında yapıldığını belirtmek isterim.


Daha onlarca araştırma olup sadece yukarıya birkaçını koydum.


8) Eşcinselliği benim ahlakım ya da dinim kabul etmiyor. O yüzden eşcinsellik yanlıştır.


Ahlak kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen bir şeydir. Kimse kendi ahlak anlayışını başkasına dayatamaz. Eşcinsellik başkasına doğrudan zarar vermediği için ister doğuştan ister tercih olsun kısıtlanmamalıdır.


Aynı şekilde kimse dini inancını da başkasına dayatamaz. Eğer karşındaki müslümansa söylersin eşcinsel ilişkiye girersen günaha girersin diye, uyarını yaparsın. Ama aşağılamaya hakaret etme hakkına sahip değilsin. Karşındaki dinlere inanmıyorsa zaten hiç karışamassın.


Ayrıca islamda flört etmek, el ele tutuşmak, karşı cinsin eli ve yüzü haricindeki bir bölgeye bakmakta günahtır.(illa şehvetle bakmanız da gerekmiyor) Kendiniz bunları yaparken hiç bir şey olmuyorken, konu eşcinsellik olduğunda hemen ayetleri sıralamanız ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.


Bu sitede grup seksle ilgili bir soruda bile dini yorumlar çok azken nedense konu eşcinsellik olduğunda birden dini yorumlar dolup taşmaktadır.


9) Eşcinsellere nasıl davranmalıyım?


Heteroseksüellere nasıl davranıyorsanız eşcinsellere de o şekilde davranmanız gerekir. Aşağılamak yanlış olduğu gibi birçok kızın yaptığı gibi eşcinsel erkekleri bir insan olarak değil, alışveriş yaparken yanında dolaştırdığı bir süs eşyası olarak görmekte yanlıştır. "Ayy ben eşcinsel erkek arkadaşım olmasını çok isterim, birlikte alışverişe çıkarız" derken onları ötekileştirdiğinizi unutmamalısınız.


Bir erkek kız arkadaşından bahsettiğinde nasıl "ayy sen demek heteroseksüelsin, tabi cinsel tercihine saygı duyuyorum" demiyorsanız eşcinsele de dememelisiniz.

Eşcinsellikle İlgili Yanlış Bilinenler
Cevapla