Kadınların, Pozitif Ayrımcılık Talebini Biraz Abartması Hakkında...

Bir şeyler söylemek istiyorum..


Azınlıkların, ezilmişlik duygusu hisseden büyük-küçük grupların orijinal talepleri olduğunu hepimiz iyi biliyoruz.Ve bu zayıflıklarından dem vuran yığınların örgütte somutlaşmış, vücut bulmuş halleri..Şuursuz bir gerilla taktiği ve ellerinde kalaşnikoflarla hak savunan(!) şahıslardan bile tehlikeli, AK-47'den daha öldürücü silahlarıyla, yani dilleriyle erkeklere saldıran bir güruh türedi..


Adına da feminizm dediler..


Kadınların, Pozitif Ayrımcılık Talebini Biraz Abartması Hakkında...


Hunharca kadınlara saldıracağımı düşünüp gardını alan hanımefendilere selam..Sakin olun..


Feminizm kocayı buluncaya kadardır tarzı klişelerle de gelmek istemiyorum..


Evet, erkekler kadınlara göre fiziksel yönden güçlü olmanın verdiği avantajı çok iyi kullanıp, bu zamanlara kadar sosyal yönden de kadınlara bir ağırlık koydular.Koydukları ağırlığı hep suistimal ettiler.Açıkçası karşı cinse nesiller boyu bir süs eşyası derecesinde değer gösterdiler.Öyle ki, kadınlarda bir mini evrim oluştu, bundan garip bir şekilde zevk alan çoğunluk oluştu.Yine de erkek egemenliğini sindiremeyen, en azından erkek egemenliği altında da olsa insan gibi yaşamayı isteyenler kendilerini göstermek istediler..


Gayet güzel.


İlk başta iyi niyetli olan bu başkaldırının zamanla Kohlberg'in 7 yaşın altındaki çocuklarda görüldüğünü açıkladığı saf çıkarcı eğilim'e dönüşmesi de neyin nesi? Diğer deyişle, "rabbena hep bana"..


Bana göre kadının ve erkeğin eşit olması demek ikisine de aynı hakların verilmesi demek değildir.Bazı konularda dezavantajları olan tarafın ufak imtiyaza sahip olmasında sakınca yok.Yalnızca bir cins için söylemiyorum.Kadının da "yalnızca kadın olduğu için" erkeğe göre 10 adım önde başladığı o kadar çok alan var ki...


Ama kadının fendi erkeği yendi sloganıyla savaştaymışçasına erkeklere vuran feministler abartıyorlar.Çok fazla acıtasyon yapıyorlar.


Asıl önemli hususa gelelim..


Kadınların, Pozitif Ayrımcılık Talebini Biraz Abartması Hakkında...


İş bir noktadan sonra kadınlara antipati uyanmasına sebep oluyor.


Şu konularda bir anlaşalım..


Kadına şiddet yoktur, "şiddet" vardır.Sokak ortasında bir erkek, 5-6 kadının saldırısına uğrayıp dayak yese birçoğunuz "oh elinize sağlık" der.Ya erkek çok haklıysa? Ayrıca erkekler hayatları boyunca bir kadına göre daha çok şiddetle yüzleşirler.Güçlü bir erkeğin, kendisinden çok güçsüz erkeğe uyguladığı şiddetle; erkeğin kadına uyguladığı şiddet arasında en küçük fark yok.Bunu bir algılayalım.


Ve kavgada haklı olan-haksız olan vardır.Göz ardı etmeyelim.


Özgecan Aslan'ı biz öldürmedik mesela.Katili tek, sorumluları topu topu 3 erkek.Bütün erkekler aynısınız dendiği vakit bizde de "sevgilisinin cinsel organını kesen psikopat kadın"ı genelleştirip, penis avcısı olarak görülme güdüsü uyandırıyorsunuz..


Hiçbirimiz melek değiliz.Fakat sizi aldatan erkek ben değilim, emin olabilirsiniz.Sevgilinizin aklını da ben çelmedim.


Adet sancısı çekiyorsunuz diye bu sizi kavga çıkarma konusunda haklı yapmaz.Gün içinde tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kaşıntımız oluyor.Biz ne yapalım? Her pipimiz kaşındığında biz de ortamı gerseydik, ortalık savaş alalına dönerdi.


Bayan demeyecekmişim, hanımefendi diyecekmişim..Hatta kız-kadın ayrımı yapmamalıymışız.Kadına çiçek demişiz, bu yüzden kadın kadındır, çiçek babandırmış..


Hak savunmalarını yiyeyim =/


Kadın haklarını savunuyorum ayağına kıçına haç sokan Femen mi dersin, kadın cinayetini dans ederek ve minibüse para vermeden binerek protesto edenleri mi dersin, yoksa kafa ütüleyen aptalca sloganlarını genç kızların beynine enjekte ederek erkek düşmanlığı yayanlar mı...


Ne ararsanız var..


Bu tip sağlıksız kurum ve kuruluşların beyin yakan fikirlerine ortak olmayın..

Kadınların, Pozitif Ayrımcılık Talebini Biraz Abartması Hakkında...
Cevapla